Özgün Metin

Vezin: Mefâîlün Mefâîlün Mefâîlün Mefâîlün

Meded ḳıl ḥâlime herhalde giryân olmuşum yâ Rab
Esîr oldum bu kâfir nefse tuġyân olmuşum yâ Rab
Saña rûy-ı siyâhımdan yüzüm yoḳdur diyem ‘afv et
‘İnâyet maġfiret senden peşîman olmuşum yâ Rab
Seniñ emr-i şerîfiñ üzre bir kâr etmedim aṣla
Bu naḳṣ-ı cehille ser-keşte-i civân olmuşum yâ Rab
Rıżây-ı bâbıña bend et beni bir ġayre sevḳ etme
Hevây-ı nefsle zîra girîzân olmuşum yâ Rab
İlâhi mürşidim ser-çeşme-i ġavs̱-i cihân ḥaḳḳı
Beni bir dem baña ḳoyma perîşân olmuşum yâ Rab
Ṭurup dergâhıña Mir’at-nümâ feryâd eder eyvâh
Kapıñda ṭurmayıp aġlar ki nâdân olmuşum yâ Rab

Günümüz Türkçesiyle

1. Yâ Rab, hâlime yardım et, her hâlde ağlar olmuşum; bu kâfir nefse esir oldum, azgınlaşmışım, yâ Rab.

2. Kara yüzümden ötürü sana (bakacak) yüzüm yok diyeyim, affet; inayet ve mağfiret sendendir, pişman olmuşum, yâ Rab.

3. Senin şerefli emrin üzere asla bir iş yapmadım; bu cehalet kusuruyla şaşkın bir genç olmuşum, yâ Rab.

4. Beni kapının rızasına bağla, başkasına sevk etme; çünkü nefsin hevesiyle kaçar olmuşum, yâ Rab.

5. İlâhî, cihanın gavsının pınar başı olan mürşidimin hakkı için, beni bir an bile kendime bırakma; perişan olmuşum, yâ Rab.

6. Mir'ât-nümâ dergâhında durup “eyvah” diye feryat eder; kapında duramayıp ağlar ki cahil olmuşum, yâ Rab.

Edebî ve Tarihî Yorum

Kitabın İlk Münacatı

Na'tlar Peygamber'e seslenir; kitabın ilk münacatı ise doğrudan Allah'a yönelir. Münkirden sakınma bâbını izleyen altı beyit hezecin dört “Mefâîlün”lük kalıbındadır, redifi “olmuşum yâ Rab”dır. Redifin her beyitte tekrarlanması, şiiri gece duasının tekrarlanan yakarışına yaklaştırır; kafiye kelimeleri “giryân, tuġyân, peşîmân, civân, girîzân, perîşân, nâdân” bir pişmanlığın basamaklarını sayar.

Eserdeki “kâfir” ve “nefis” kavramları için Şensöz'ün alıntıladığı örnek, bu münacatın matlaıdır: şair kendini “bu kâfir nefse esir” olmuş biri olarak görür. Üçüncü beyitteki “ser-keşte-i civân”, şaşkın genç ifadesi, cehaletini gençliğine bağlayan bir itiraftır. Dördüncü beyitte istenen, kişinin kendi nefsine bırakılmaması ve kapının rızasına bağlanmasıdır; bu dilek beşinci beyitte daha da açılır: “Beni bir dem baña ḳoyma.”

Beşinci beyitte şair, mürşidini “ser-çeşme-i ġavs̱-i cihân”, cihanın gavsının pınar başı diye anarak onun hakkı için dua eder. Münacatlarda Allah'a mürşid hürmetine yakarmak, rabıta anlayışının duaya taşınmış hâlidir. Kapıda duramayıp ağlayan şair, son beyitte kendini “nâdân”, bilgisiz diye anar.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar