Özgün Metin
Vezin: Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün Fâilün
Ey melek sîmâ olup her rûz u şeb âbım saña
Bâreka’llâh ol Ḫudâ vermiş güzel aḥkâm saña
İns ü cinn’e ma‘nevî ḥükm-i ṣahîhiñ var bugün
İttibâ‘ etmiş ḳamu erbâb-ı istiḥkâm saña
Var seniñ ẕâtıñda ḥakkân-i kemâl-i Iṭtılâ‘
Ümmetiñ ḥâli olupdur ṭıfl iken ilhâm saña
Şol ḳadar lüṭf eylemişdir ẕâtıña ol “lem yezel”
Ni‘met-i dünyâya ‘uḳbâyı edip ikrâm saña
Hiç ne noḳṣañdır saña bilmezse ḳadriñ ol ‘adüv
Ehline ma‘lûm Ḫudâ’nıñ vîrdigi in‘am saña
Ey nebî ‘âlî neseb ṣâhib-şeref ḫûrşîd-cemâl
Etmeyen îmân olur kâfir bütün ‘âlem saña
Öyle bir ẕât iltifât etmiş saña Mir’ât-nümâ
Hiç ne ġam vardır senin-çün günde biñ bayram saña
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey melek yüzlü, gece gündüz yüzsuyum (yüzümün akı, saygım) sanadır; Allah sana ne güzel hükümler vermiş, ne mübarek.
2. Bugün insanlar ve cinler üzerinde manevî, doğru bir hükmün vardır; hak sahibi olanların hepsi sana uymuştur.
3. Senin zâtında Hak'tan gelen tam bir vukuf (her şeye vâkıf olma) vardır; çocukken bile ümmetinin hâli sana ilham olunmuştur.
4. O ezelî olan (Allah) zâtına o kadar lütfetmiştir ki dünya nimetine karşılık sana ahireti ikram etmiştir.
5. O düşman senin değerini bilmezse sana ne eksiklik gelir; Allah'ın sana verdiği nimet ehline malumdur.
6. Ey soyu yüce, şeref sahibi, güneş güzelliğindeki nebî; sana iman etmeyen bütün âlem kâfir olur.
7. Ey Mir'ât-nümâ, öyle bir zat sana iltifat etmiş ki artık ne gamın kalır; senin için günde bin bayram vardır.
Edebî ve Tarihî Yorum
“Saña” Redifli Bir Na't
Kafiyede bir pürüz hemen göze çarpar: “âbım, aḥkâm, istiḥkâm, ilhâm, ikrâm, in‘âm, ‘âlem, bayram” sırasında “âbım” ile “‘âlem” tam kafiye değildir ve Şensöz'ün de belirttiği gibi şair bu eserde kafiye ve vezin titizliğini öğüdün gerisinde tutar. Kitabın üçüncü na'tı olan bu yedi beyit remel bahrindendir, mısralar dört tef'ilelidir; her biri “saña”, yani sana redifiyle biter.
İlk beyitteki “âb”, hem su hem de yüz suyu, yani itibar ve onur anlamına gelir; şair gece gündüz bütün onurunun Peygamber'e ait olduğunu söyler. Üçüncü beyit, Peygamber'in daha çocukken ümmetinin hâlinden haberdar edildiği inancını işler. Beşinci ve altıncı beyitlerde ton sertleşir: Peygamber'in değerini bilmeyen “‘adüv”, düşman, hiçbir şey eksiltemez, ona iman etmeyen bütün âlem küfre düşer. Bu sertlik, kitabın Amasya'daki tartışmalara değinen bölümlerinde daha da belirginleşecektir.
Na't sevinçle kapanır. Şair kendine seslenir ve Peygamber'in iltifatına mazhar olan birinin gamı kalmayacağını, onun için her günün bin bayram olacağını söyler. Na'tın övgüden müjdeye dönen bu sonu, kitabın genelindeki yakarış tonundan ayrılır.
Kaynakça
- Abdurrahman Şensöz, 19.yy. Nakşî Halidî Şeyhi Süleyman Amasî ve Manzûm Ahlâk Kitâbı, Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul 2017, s. 97-98 (Âdâbü'l-müeddeb çeviriyazısı; yazma: Amasya Beyazıt Yazma Eser Kütüphanesi 05 Ba 1286, vr. 4b). https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5C/408DCD06-CF9A-5D4D-832B-41B0A7DCB7D3.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






