Özgün Metin

Vezin: Mefâîlün Mefâîlün Mefâîlün Mefâîlün

Cihânda yâd-kâr u ber-güzârım olsun iḫvâna
‘İnâyetler edip ẕât-ı Ḫudâ pek ḫoş tamâm oldu
Bi-‘avn-i ḥaḳḳ-ilen itmâm edip mir’ât dedim târîḫ
Bu Âdâbü’l-müeddeb eñ güzel zîbâ ḫitâm oldu

Günümüz Türkçesiyle

1. Cihanda kardeşlere bir yadigâr ve hatıram olsun; Allah inayetler edip pek hoş tamam oldu.

2. Hakk'ın yardımıyla tamamlayıp “Mir'ât” (olarak) tarih dedim: Bu Âdâbü'l-müeddeb en güzel, süslü bir sonla bitti.

Edebî ve Tarihî Yorum

Bitiş Tarihi

Kitap “tamâm oldu / ḫitâm oldu”, tamamlandı, sona erdi: neşirde “Târîḫ” başlığıyla verilen iki beyit eserin bitişine düşürülmüş tarihtir ve bu kafiyeyle hezecin “Mefâîlün” dörtlü kalıbında söylenmiştir. İkinci beytin sonundaki “Sene 1296” kaydı, miladî Aralık 1878'den Aralık 1879'a uzanan bir yılı gösterir. Şensöz tarihi “1296 (1877)” diye verir; hicrî 1296'nın miladî karşılığı ise 1878-79'dur.

İlk beyit kitabın kime yazıldığını bir kez daha söyler: kardeşlere, yani tarikat ihvanına bir “yâd-kâr”, hatıra olsun diye. İkinci beytin ilk mısraındaki “mir'ât dedim târîḫ” ifadesi iki türlü okunabilir: “Mir'ât (mahlaslı ben) tarih söyledim” ya da tarihin “mir'ât” kelimesine bağlı bir hesapla düşürüldüğü. Tarih mısraının ikinci mısra olduğu anlaşılır: “Bu Âdâbü'l-müeddeb eñ güzel zîbâ ḫitâm oldu.” Ebced hesabı neşirde yer almadığından mısraın 1296'yı nasıl verdiğini burada denetleyemiyoruz.

Bu küçük manzume, kitabın bir tarih ve bir yazar etrafında sabitlendiği yerdir; kütüphane kaydında eserin Mustafa İsmet Efendi'ye mal edilmesi, onun 1289'da ölmüş olması ve kitabın 1296'da tamamlanması karşısında da tutunamaz.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar