Özgün Metin
Vezin: Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilün (vezin tespiti bizimdir)
Sevdigim aşkınla câna yâdigâr etdim seni
Hangi vâdîden bilir misin şikâr etdim seni
Bâg-ı dilde nâ-resîde gonca-i sevda idin
Gözyaşımla su virürdim gül-‘izâr etdim seni
Sünbüle te’sîr ider miydi hazân-ı iştiyâk
Neşve-i sevdâ ile ben müşk-bâr etdim seni
Servinin boynun eger miydi hayâl-i kâmetin
Yalvarub bezm-i ezelden şîve-kâr etdim seni
Da’va-i hüsn eylemezdin mihr-i âlem-tâb ile
Feyz-i aşkımla cemâli tâb-dâr etdim seni
Tâzelik bagında açıldın gül-i hoş-bû gibi
Gönlüme mecmû’a-i zevk-i bahâr etdim seni
Gözlerim Nelmî temâşâsında hûnîn olmada
Bilmedim ben mübtelâ-yı âh ü zâr etdim seni
Günümüz Türkçesiyle
1. Sevgilim, aşkınla seni canıma bir hatıra, bir yadigâr yaptım. Seni hangi vadiden avladığımı biliyor musun?
2. Gönül bahçesinde henüz olgunlaşmamış, açmamış bir sevda goncasıydın. Seni gözyaşımla sulardım ve gül yanaklı bir güzel yaptım.
3. Özlemin sonbaharı sümbüle (saçına) etki edebilir miydi? Sevdanın neşesiyle seni misk kokuları saçan bir güzel yapan benim.
4. Senin boyunun hayali selvinin boynunu eğebilir miydi? Ezel meclisinden yalvararak seni nazlı, cilveli bir güzel yaptım.
5. Dünyayı aydınlatan güneşle güzellik yarışına girişemezdin. Aşkımın feyziyle yüzünü parlak ve ışıklı kıldım.
6. Tazelik bağında güzel kokulu bir gül gibi açıldın. Seni gönlüme bahar zevkinin bir mecmuası, yani derlemesi yaptım.
7. Ey Nelmî, gözlerim onu seyretmekten kan ağlıyor. Bilmeden seni ah ve inlemeye tutkun ettim. (Son mısraın hitabı iki türlü anlaşılabilir; yoruma bakınız.)
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Yedi beyitlik bir gazeldir. Redif "etdim seni", kafiye "yâdigâr, şikâr, ‘izâr, müşk-bâr, şîve-kâr, tâb-dâr, bahâr, zâr" kelimelerindeki "-âr" sesidir. Matla beytinin iki mısraı da aynı kafiye ve redifle biter; mahlas, son beyitte "Nelmî" olarak geçer. Vezin aruzun remel bahrinden "fâ‘ilâtün fâ‘ilâtün fâ‘ilâtün fâ‘ilün" kalıbıdır; Hüsameddin vezni göstermez, tespit bizimdir. Metin, Hüsameddin'in Amasya Tarihi'nde verdiği biçimiyle alınmıştır.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazelin bütün beyitleri tek bir düşünce etrafında döner: sevgilinin güzelliği âşığın eseridir. Divan şiirinde sevgili çoğu zaman kendinden güzel, âşık ise onun karşısında çaresizdir; Nelmî bu alışılmış düzeni tersine çevirir. Gonca hâlindeki sevgiliyi gözyaşıyla sulayıp gül yanaklı yapan, saçını misk kokulu, boyunu cilveli, yüzünü güneşle yarışacak kadar parlak kılan âşığın aşkıdır. Redifteki "etdim seni" sözü her beyitte bu iddiayı yeniden söyler.
Şiir bir bahçe tablosu üzerine kurulmuştur. "Bâg-ı dil" (gönül bahçesi), gonca, gül, sümbül, servi ve bahar kelimeleri arasında tenasüp vardır. Sümbül saçın, servi boyun, gül yanağın bilinen karşılıklarıdır. Üçüncü ve dördüncü beyitlerin ilk mısraları soru biçimindedir; şair cevabı belli soruyla, sevgilinin bu güzelliği kendiliğinden kazanamayacağını vurgular. "Hazân" (sonbahar) ile altıncı beyitteki "bahâr" arasında tezat kurulur. Altıncı beyitteki "mecmû‘a" kelimesi hem bir araya toplanmış şey hem de şiir derlemesi, defter anlamına gelir; şairin sevgiliyi gönlüne bir şiir mecmuası gibi yazdığı da düşünülebilir.
Son beyit gazelin havasını değiştirir. Gözler "hûnîn", yani kanlıdır; âşık kan ağlamaktadır. İkinci mısraın kime yöneldiği açık değildir. Redif bütün gazel boyunca sevgiliye seslendiği için bu mısra "bilmeden seni (sevgiliyi) ah ve inlemeye düşkün ettim" diye anlaşılabilir; ama aynı beyitte mahlas da anıldığı için şairin kendi gönlüne ya da kendisine "seni ah ü zâra tutkun ettim" dediği de düşünülebilir. İki okuyuş da bizimdir.
Tarihî Bağlam
Hüsameddin, Nelmî'nin hocazâdesi Mehmed Ârif Efendi'ye tutulduğu günlerin başında bu gazeli irticalen yazıp kendisine verdiğini anlatır. Tarih 1314 (1896-97) dolaylarına düşer; Nelmî o sırada İstanbul'da Devriyye müderrisi olmuştu. Hüsameddin gazeli vaktiyle tahmis ettiğini de yazar, ancak tahmisin metnini vermez. Şairin hayatı için Nelmî (Tahsîn Hasan Efendi) yazısına bakılabilir.
Kaynakça
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 8, Amasya: Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, s. 36-37 (e-kitap s. 488; "Tahsîn Hasan Efendi-Nelmî" maddesi). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page488.html
Çevrimiçi kaynaklar






