Özgün Metin

Vezin: Fâʿilâtün fâʿilâtün fâʿilâtün fâʿilün (vezin tespiti bizimdir)

Göz göñül sîne tehî cân ṭolı taṣvîrüñ senüñ
Gün gibi dördünci ḳat gökdür meger yirüñ senüñ

Günümüz Türkçesiyle

1. Göz, gönül ve göğüs (senden) boş; can ise senin suretinle dolu. Meğer senin yerin güneş gibi dördüncü kat gökmüş.

Edebî ve Tarihî Yorum

Latîfî bu matlaı "Pervin yıldızları gibi dizilmiş" bir söz diye över ve genç yaşta ölen şairden verdiği ilk örnek olarak yazar; Kınalızâde de Rûhî'den yalnız bu beyti aktarır. Beytin dayandığı bilgi eski gök tasavvurudur. Yer merkezli düzende gök kat kat kürelerden oluşur ve güneş dördüncü kattadır; Hz. İsa'nın da dördüncü kat gökte olduğuna inanılırdı. Şair, sevgilinin yerini bu katta gösterir: o güneş gibi yüksekte, erişilmez bir yerdedir.

Birinci mısra bir sayımla kurulur. Göz, gönül ve göğüs "tehî", yani boştur, çünkü sevgili görünmez ve uzaktır; buna karşılık can onun suretiyle doludur. Boş ile dolu arasındaki bu tezat, ikinci mısradaki yükseklik imgesine bağlanır: sevgili ne gözde, ne gönülde, ne göğüstedir, ama güneş gibi her yeri aydınlatan bir yerde durur ve suretiyle canı doldurur. Kınalızâde'nin metninde ikinci mısra "dördinci kat gökde durur yirün senün" biçimindedir; Latîfî'deki "meger", yani "meğer", âşığın bunu yeni fark etmesini anlatır. Genç yaşta gelen ölümünü de kapsayan hayat hikâyesi için Rûhî Fâzıl Çelebi (Zenbillizâde) sayfasına bakılabilir.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar