Özgün Metin

Vezin: Fâʿilâtün mefâʿilün feʿilün (vezin tespiti bizimdir)

Ol kişidür cihânda eyle ki
Bir yehûdî ḥekîmden umma nefʿ
Başına çâresi olaydı eger
Başdan ṣafrâsın iderdi defʿ

Günümüz Türkçesiyle

1. Dünyada (akıllı) kişi odur ki bir Yahudi hekimden fayda ummaz. (Mısra 'dünyada öyle bir kişi ol ki ... umma' diye de okunabilir.)

2. Eğer onun başına (kendi derdine) bir çaresi olsaydı, önce kendi başından safrayı giderirdi.

Edebî ve Tarihî Yorum

Hekimle Alay

Latîfî bu kıtayı "mutâyebe", yani latife başlığı altında verir ve yazıldığı durumu da anlatır. Rûhî hastalandığında ona "sarı başlı", hekim kılığında bir Yahudi getirilmiş, tedavi diye daha beter acı vermiştir; şair kıtayı bunun üzerine söylemiştir. Kıtanın nüktesi "safra" kelimesindedir. Eski tıpta safra, insan bedenindeki dört salgıdan biri, sarı öttür; hastalıkların bir kısmı onun fazlalığına bağlanır ve hekim onu "def'", yani gidermeye çalışır. Yahudilerin Osmanlı'da sarı başlık giymesi ise onlara "sarı başlı" denmesine yol açmıştır. Şair bu iki sarılığı birleştirir: hekimin bir çaresi olsaydı önce kendi başındaki sarılığı, safrayı giderirdi.

İlk beytin ilk mısraı biraz kapalıdır; "Ol kişidür cihânda eyle ki" sözü hem "dünyada akıllı kişi odur ki" hem de "dünyada öyle bir kişi ol ki" diye okunabilir. İki okumada da öğüt aynıdır. Kıta, dönemin Yahudi hekimlere karşı taşıdığı önyargıyı açıkça yansıtır; Latîfî'nin anlatımındaki küçümseyici dil de aynı zihniyetin ürünüdür. Bir hasta yatağında söylenmiş acı bir şaka olarak, Latîfî'nin Rûhî'ye dair verdiği en kişisel bilgi de budur. Tezkirecinin genç şair için yazdıkları Rûhî Fâzıl Çelebi (Zenbillizâde) sayfasında bir aradadır.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar