Özgün Metin

Vezin: Mefâʿîlün mefâʿîlün mefâʿîlün mefâʿîlün (vezin tespiti bizimdir)

ʿAceb mi dünyede bî-nûr olursa çeşm-i giryânum
Ki bensüz Kaʿbeye gitdi benüm ol şâh-ı ḫûbanum
Sefer ḳılduḳça ol mâhum ceresvâr iñledüm ġamdan
Çekildi ḳâfile gibi benüm ol mâh-ı tâbânum

Günümüz Türkçesiyle

1. Güzellerin padişahı olan sevgilim bensiz Kâbe'ye gittiyse, ağlayan gözüm dünyada ışıksız (kör) kalırsa şaşılır mı?

2. O ayım yolculuğa çıktıkça gamdan kervan çanı gibi inledim; o parlak ayım kervan gibi çekilip gitti.

Edebî ve Tarihî Yorum

Hacca Giden Sevgili

Sehî, Rûhî'nin vefalı bir dostu olduğunu, bu dostun Kâbe'ye gitmeye niyet edip Hicaz yoluna çıktığını ve şairin bu iki beyti o vesileyle söylediğini yazar. Divan şiirinde hac çoğu zaman mecaz olarak geçer; burada ise beyitler gerçek bir yolculuğa bağlanır ve ayrılık duygusu bu yolculuğun ayrıntılarıyla anlatılır. Kaynakta adı verilmeyen bu dostun kim olduğu bilinmiyor.

İkinci beyit kervan dünyasından alınmış imgelerle örülüdür. "Ceres", develerin boynuna asılan kervan çanıdır; yol boyunca durmadan çalar. Âşık, sevgili yola çıktıkça onun gibi inlemiştir. "Kâfile gibi çekilmek", kervanın yavaş yavaş uzaklaşıp gözden kaybolmasını anlatır. Ay ile kervan arasında da bir bağ vardır: kervanlar çoğu zaman gece, ay ışığında yol alır, ay da gök boyunca yavaşça çekilir. Matlada "bî-nûr", ışıksız göz ise hem ağlamaktan kör olmayı, hem de ışığın, yani "şâh-ı ḫûban"ın uzaklaşmasını anlatır. Her iki beytin de "-ânum" ile bitmesi, bunların bir gazelin matlaı ve bir beyti olduğunu gösterir; gazelin geri kalanı Sehî'de yoktur. Sehî'nin Rûhî maddesi Rûhî Fâzıl Çelebi (Zenbillizâde) yazısında ayrıntılı olarak verilmiştir.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar