Özgün Metin

Ölçü: 11'li hece ölçüsü

Gine azmeyledin gurbet elleri
Efendim sultanım eğlenme tez gel
Bunca muhibbanlar bekler yolları
Kaşları kemanım eğlenme tez gel
Dolaşma gurbeti ey şah-i huban
Yanıktır bağrımız çeşmimiz al kan
Düştü gönlümüze ah ile figan
Nevreste fidanım eğlenme tez gel
Bize cevreyledin nesl-i mevali
Saldın gönlümüze derd ü melali
Ağlatma SIDKI’nı Yakup misali
Yusuf-u Kenanım eylenme tez gel

Günümüz Türkçesiyle

1. Yine gurbet ellere gitmeye niyet ettin; efendim, sultanım, oyalanma, tez gel. Bunca muhip yollarını bekliyor; kaşları keman olan sevgilim, oyalanma, tez gel.

2. Ey güzellerin şahı, gurbeti dolaşıp durma; bağrımız yanık, gözümüz kan ağlıyor. Gönlümüze ah ile figan düştü; taze fidanım, oyalanma, tez gel.

3. Ey efendiler soyundan gelen, bize eziyet ettin; gönlümüze dert ve keder saldın. Sıdkı'yı Yakup gibi ağlatma; Kenanlı Yusuf'um, oyalanma, tez gel.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Üç dörtlükten oluşan kısa bir koşmadır; ölçü on birli hecedir (hece sayımı bizimdir). Her dörtlük "eğlenme tez gel" (son dörtlükte "eylenme tez gel") sözüyle biter, önündeki "sultanım, kemanım, fidanım, Kenanım" kelimeleri kafiyeyi kurar. İlk dörtlük çapraz kafiyelidir ("elleri, yolları"); sonrakilerde ilk üç dize kendi aralarında kafiyelenir ("huban, kan, figan"; "mevali, melali, misali"). Mahlas son dörtlükte geçer.

Anlam ve Söz Sanatları

Deyiş, yolculuğa çıkan bir "efendi"ye ve "sultan"a çabuk dönmesi için yapılan bir yakarıştır. Seslenilen kişiyi bekleyen "bunca muhibban", yani onu seven müritler vardır; bu ayrıntı ve "nesl-i mevali" (efendiler soyu) sözü, seslenilenin bir mürşit, büyük olasılıkla Hacı Bektaş soyundan gelen bir çelebi olduğunu düşündürür. Kim olduğu deyişte söylenmez; bu yorum bizimdir.

Son dörtlükte Kur'an'da ve halk hikâyelerinde anlatılan Yusuf ile Yakup kıssasına başvurulur: Yakup, oğlu Yusuf'u yitirdikten sonra gözleri görmez olana kadar ağlamıştır. Sıdkî kendini Yakup'a, beklenen kişiyi ise güzelliğiyle bilinen Kenanlı Yusuf'a benzetir. Böylece mürşide duyulan özlem, babanın evladına duyduğu özlem kadar derin bir duygu olarak anlatılır.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar