Özgün Metin
Ölçü: 11'li hece ölçüsü
Gel beri serseri gezme cihanda
Fark eyle mürşidi var kapısına
Terk eyle benliği kalma gümanda
Özünü teslim et pir kapısına
Teslim et özünü illallah eyle
Hakkı tesbih edip zikrullah eyle
Tecella temanna eyvallah eyle
Asıl Mansur gibi dar kapısına
Dar-ı Mansur olup kıl Hakka kıyam
Erenler ceminde bulasın makam
Dört kapı üzere mürşide selam
Biatını yetir pir kapısına
Kim ki fehmeyledi şahlar şahını
Bunca müminlerin kıblegahını
Cahiller göremez Hak dergahını
Kamiller dizildi er kapısına
İblis ar eyledi sücuttan kaçtı
Lanetin halkası boynuna geçti
Şeytana uyanlar dergahtan düştü
Onları sürdüler nar kapısına
SIDKI bu sözlerim alana öğüt
Gönül kervanını dergaha yürüt
Evladı Hünkardan var bir deman tut
Sakın hizmet etme kör kapısına
Günümüz Türkçesiyle
1. Gel beri, dünyada başıboş gezme; mürşidi ayırt et, onun kapısına var. Benliği terk et, şüphede kalma; özünü pirin kapısına teslim et.
2. Özünü teslim et, "illallah" de; Hakk'ı tespih edip zikrullah eyle. Tecelliye razı ol, "eyvallah" de; asıl Mansur gibi dar kapısına dur.
3. Mansur'un darına durarak Hakk'a kıyam et; erenler ceminde makam bulasın. Dört kapı üzere mürşide selam ver; biatını pirin kapısına ulaştır.
4. Kim şahlar şahını, bunca müminin kıblesini anladıysa... Cahiller Hakk'ın dergâhını göremez; kâmiller erin kapısına dizildi.
5. İblis ar edip secdeden kaçtı; lanet halkası boynuna geçti. Şeytana uyanlar dergâhtan düştü; onları ateşin kapısına sürdüler.
6. Sıdkı der ki: Bu sözlerim alana öğüttür; gönül kervanını dergâha yürüt. Hünkâr evladından birinin eteğini tut; sakın kör kapısına hizmet etme.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Altı dörtlüklü bir koşmadır; ölçü on birli hecedir (hece sayımı bizimdir). Dörtlüklerin son dizeleri "kapısına" redifiyle biter, önündeki "var, pir, dar, pir, er, nar, kör" kelimeleri kafiyeyi kurar; ilk dörtlükte ikinci dize de bu redife bağlanır. Dörtlüklerin ilk üç dizesi kendi aralarında kafiyelenir ("eyle" redifli "illallah, zikrullah, eyvallah"; "kıyam, makam, selam"; "şahını, kıblegahını, dergahını"; "kaçtı, geçti, düştü"; "öğüt, yürüt, tut"). Mahlas son dörtlükte geçer. Dördüncü dörtlüğün ilk dizesi kaynakta böyledir ve cümle tamamlanmadan ikinci dizeye geçer.
Anlam ve Söz Sanatları
Deyiş, yola girmek isteyene adım adım ne yapması gerektiğini anlatan bir öğüt ve davet şiiridir: mürşidi tanımak, benliği bırakmak, zikretmek, Mansur gibi dara durmak, dört kapı üzere selam vermek ve biatı pire ulaştırmak. Dar, Alevî-Bektaşî ceminde talibin ikrar verirken ya da hesap verirken durduğu yerdir ve adını "Enel-Hak" dediği için asılan Hallac-ı Mansur'un darağacından alır. "Dört kapı" şeriat, tarikat, marifet ve hakikat kapılarıdır.
Beşinci dörtlükte Âdem'e secde etmeyi reddeden İblis anılır; kibir yüzünden dergâhtan kovulanların sonu ateştir. Son dörtlükte deyiş Hacıbektaş çelebilerine bağlanır: "Evladı Hünkardan var bir deman tut" dizesi, Hacı Bektaş soyundan birinin eteğini tutmayı, yani ona bağlanmayı öğütler. "Kör kapısı" ise gerçeği göremeyenlerin kapısıdır.
Kaynakça
- Muhsin Gül, Sıdkı Baba Hayatı ve Divanından Örnekler, 1984; metin: "Sıdkı Baba (Pervane)", Alevi Deyişleri Nefesler Hakk Âşıkları, 21 Ağustos 2019, şiir no. 13. https://www.deyisler-nefesler.com/sidki-baba-pervane/
- Necdet Kurt, "Zakirlik Geleneğinin Kökenleri ve Amasya Yöresinin İz Bırakan Zakirleri", Geçmişten Günümüze Uluslararası Dinî Mûsikî Sempozyumu Bildiriler Kitabı, Amasya: Amasya Üniversitesi, 2017, s. 116-117. https://isamveri.org/pdfdrg/G00310/2017/2017_KURTN.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






