Özgün Metin
Ölçü: 11'li hece ölçüsü
Lamekan elinden kan’a getirdin
Ya Rabbena şükür elhamdülillah.
Hayat verdin bu cihana getirdin
Ya Rabbana şükür elhamdülillah
On iki yaşımda aşka düşürdün
Biryan ettin bu sinemi pişirdin
Kanat verdin nice dağlar aşırdın
Ya Rabbena şükür elhamdülillah
Sürdüm yüzlerimi ulu dergaha
Dergahta oturan gül yüzlü şaha
Dönmüşem yönümü ol kıblegaha
Ya Rabbena şükür elhamdülillah
Sene bin iki yüz doksan üçünde
İçirdiler aşk badesin düşümde
Bir güzelin sevdası var başımda
Ya Rabbena şükür elhamdülillah
Ayal verdip, evlat verdin, zat verdin
Kılıç verdin, kalkan verdin, at verdin
Her bir dileğimi iki kat verdin
Ya Rabbena şükür elhamdülillah
Biri üç yüz kırk oldu tarihi hicret
Kırk yedi yıl kıldım mürşide hizmet
Şeyh Sultan Feyzullah eyledi himmet
Ya Rabbena şükür elhamdülillah
Cemaleddin hünkar dil-i şadıma.
İrşad ile SIDKİ dedi adıma
Hasılı yetirdin her muradıma
Ya Rabbena şükür elhamdülillah
Günümüz Türkçesiyle
1. Mekânsızlık âleminden beni varlığa getirdin; ya Rabbena, şükür, elhamdülillah. Hayat verip bu dünyaya getirdin; ya Rabbena, şükür, elhamdülillah.
2. On iki yaşımda beni aşka düşürdün; bu sinemi yakıp kavurdun, pişirdin. Kanat verdin, nice dağlar aşırdın; ya Rabbena, şükür, elhamdülillah.
3. Yüzümü ulu dergâha sürdüm, dergâhta oturan gül yüzlü şaha. Yönümü o kıbleye döndüm; ya Rabbena, şükür, elhamdülillah.
4. Bin iki yüz doksan üç yılında rüyamda bana aşk badesini içirdiler; başımda bir güzelin sevdası var. Ya Rabbena, şükür, elhamdülillah.
5. Bana eş verdin, evlat verdin, soy verdin; kılıç verdin, kalkan verdin, at verdin. Her dileğimi iki katıyla verdin; ya Rabbena, şükür, elhamdülillah.
6. Hicret tarihi bin üç yüz kırk oldu; kırk yedi yıl mürşide hizmet ettim. Şeyh Sultan Feyzullah himmet etti; ya Rabbena, şükür, elhamdülillah.
7. Hünkâr Cemaleddin, gönlümü şad ederek irşad ile adıma Sıdkı dedi. Sonunda her muradıma erdirdin; ya Rabbena, şükür, elhamdülillah.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Yedi dörtlüklü bir koşmadır; ölçü on birli hecedir (hece sayımı bizimdir). Her dörtlük "Ya Rabbena şükür elhamdülillah" dizesiyle biter; ilk dörtlükte bu dize ikinci dizede de tekrarlanır. Dörtlüklerin ilk üç dizesi kendi aralarında kafiyelenir ("düşürdün, pişirdin, aşırdın"; "dergaha, şaha, kıblegaha"; "üçünde, düşümde, başımda"; "verdin" redifli "zat, at, kat"; "hicret, hizmet, himmet"; "şadıma, adıma, muradıma"). Mahlas son dörtlükte "Sıdkî" olarak, Cemaleddin Çelebi'nin ağzından geçer. Beşinci dörtlükteki "verdip" kelimesi kaynakta böyledir ve "verdin" olarak okunmuştur. İlk dizedeki "kan'a" sözü "kân", yani varlık anlamında okunmuştur.
Anlam ve Söz Sanatları
Deyiş bir şükür manzumesidir ve Sıdkî'nin hayatını yaratılıştan olgunluğa kadar kısaca anlatır. Mekânsızlıktan varlığa geliş, on iki yaşında aşka düşüş, dergâha yüz sürüş, rüyada bade içiş, eş, evlat, at ve silah verilişi, kırk yedi yıllık hizmet ve mahlasın verilişi birbiri ardınca sıralanır. Dördüncü dörtlükteki rüyada aşk badesi içmek, halk şiirinde "badeli âşık" diye bilinen ve âşığın ilhamını rüyada bir pirin elinden içtiği badeye bağlayan inancın bilinen bir örneğidir.
Üçüncü dörtlükteki "gül yüzlü şah" dergâhtaki postnişini, "kıblegah" ise yönelinen asıl yeri anlatır. Beşinci dörtlükte kılıç, kalkan ve atın sayılması, Alevî-Bektaşî şiirinde Ali'ye ve gaziliğe bağlanan bir mecaz da olabilir, bir dervişin dünyada eksiksiz kılındığını anlatan halk deyimi olarak da okunabilir. Şükür redifinin her dörtlükte tekrar edilmesi, deyişe bir dua havası verir.
Tarihî Bağlam
Deyiş iki tarih verir. Birincisi, aşk badesinin içildiği hicrî 1293 yılıdır (miladî 1876-1877). Derleme sitesindeki hayat hikâyesine göre Pervane, 1293'te on iki yaşındayken dergâha gittiğini deyişlerinde tekrar eder ve doğum yılı bu yüzden 1281 (1865) kabul edilir; ikinci dörtlükteki "On iki yaşımda" sözü bu hesapla uyuşur. İkinci tarih, "Biri üç yüz kırk oldu tarihi hicret" dizesiyle verilen hicrî 1340 yılıdır (miladî 1921-1922); kırk yedi yıllık hizmet 1293'ten sayılırsa yine bu yıla varılır. Buna göre deyiş Sıdkî'nin hayatının son yıllarında, Necdet Kurt'un verdiği 1928 ölüm tarihinden birkaç yıl önce söylenmiş olmalıdır. Hizmet edilen mürşitler deyişte açıkça anılır: Hacıbektaş postnişinleri Feyzullah Çelebi ve oğlu Cemaleddin Çelebi.
Kaynakça
- Muhsin Gül, Sıdkı Baba Hayatı ve Divanından Örnekler, 1984; metin: "Sıdkı Baba (Pervane)", Alevi Deyişleri Nefesler Hakk Âşıkları, 21 Ağustos 2019, şiir no. 7. https://www.deyisler-nefesler.com/sidki-baba-pervane/
- Necdet Kurt, "Zakirlik Geleneğinin Kökenleri ve Amasya Yöresinin İz Bırakan Zakirleri", Geçmişten Günümüze Uluslararası Dinî Mûsikî Sempozyumu Bildiriler Kitabı, Amasya: Amasya Üniversitesi, 2017, s. 116-117. https://isamveri.org/pdfdrg/G00310/2017/2017_KURTN.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






