Özgün Metin
Ölçü: 11'li hece ölçüsü
İlâhi Mustafa Mürteza hakkı
İnsan-ı Kâmilden ayırma bizi
Yüz-i yirmi dört bin Enbiya hakkı
İnsan-ı Kâmilden ayırma bizi
Desti girimizdir İmam-ı Hasan
Hüseyn-i kerbelâ şah-ı şehid’an
İmam Zeynel, İmam Bakır elaman
İnsan-ı kâmilden ayırma bizi
Caferi Sadık cümlemizin serveri
Musa Kâzım, Rıza yolun rehberi
Medet mürvet Taki, Naki, Askeri
İnsan-ı kâmilden ayırma bizi
Muhammed Mehdi’dir şah-ı velâyet
İşitir cihanı nuru hidayet
Niyazımız budur her dem her saat
İnsan-ı kâmilden ayırma bizi
SIDKI’yam dünyaya eyleme heves
Ruh pervaz edep de kalır bu kafes
Ya ilâhi evvel ahir son nefes
İnsan-ı kâmilden ayırma bizi
Günümüz Türkçesiyle
1. Allah'ım, Mustafa ile Mürteza Ali hakkı için bizi insan-ı kâmilden ayırma. Yüz yirmi dört bin peygamber hakkı için bizi insan-ı kâmilden ayırma.
2. Elimizi tutan İmam Hasan'dır; şehitlerin şahı Kerbela'daki Hüseyin'dir. İmam Zeynel, İmam Bakır, aman; bizi insan-ı kâmilden ayırma.
3. Cafer-i Sadık hepimizin önderidir; Musa Kâzım ve Rıza yolun rehberidir. Taki, Naki ve Askerî, medet, mürüvvet; bizi insan-ı kâmilden ayırma.
4. Muhammed Mehdi velayetin şahıdır; hidayet nuru bütün cihanı duyar. Her an, her saat niyazımız budur: bizi insan-ı kâmilden ayırma.
5. Ben Sıdkı'yım, dünyaya heves etme; ruh uçup gider de bu kafes kalır. Ey Allah'ım, önde, sonda, son nefeste bizi insan-ı kâmilden ayırma.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Beş dörtlüklü bir düvaz-ı imamdır, koşma biçiminde ve on birli hece ölçüsüyle söylenmiştir (hece sayımı bizimdir). Derleme sitesi deyişi "Duaz-ı İmam" başlığıyla verir. Her dörtlük "İnsan-ı Kâmilden ayırma bizi" dizesiyle biter; ilk dörtlükte bu dize ikinci dizede de geçer. Dörtlüklerin ilk üç dizesi kendi aralarında kafiyelenir ("Hasan, şehid'an, elaman"; "serveri, rehberi, Askeri"; "velâyet, hidayet, saat"; "heves, kafes, nefes"). Mahlas son dörtlükte geçer.
Anlam ve Söz Sanatları
Düvaz-ı imam ya da düvazdeh imam, Alevî-Bektaşî şiirinde On İki İmam'ın adlarını sayan ve onlara bağlılığı dile getiren şiir türüdür; cemlerde zakirler tarafından okunur. Sıdkî'nin düvazı da Hz. Muhammed ve Hz. Ali'den sonra imamları sırasıyla anar: Hasan, Hüseyin, Zeynelâbidin, Bakır, Cafer-i Sadık, Musa Kâzım, Rıza, Taki, Naki, Askerî ve Muhammed Mehdi. On iki imamın hepsi dört dörtlüğe sığdırılmış, beşinci dörtlük mahlasa ve dünyanın geçiciliğine ayrılmıştır.
Nakarattaki "insan-ı kâmil", tasavvufta olgunluğun en yüksek mertebesine ermiş insandır; Alevî-Bektaşî inancında bu mertebe imamlarda ve onların yolunu sürdüren mürşitlerde görülür. Dua, bu kâmil insandan ayrı düşmemeyi ister. Son dörtlükteki kafes ve uçup giden ruh, bedeni ruhun geçici evi sayan bilinen bir imgedir.
Kaynakça
- Muhsin Gül, Sıdkı Baba Hayatı ve Divanından Örnekler, 1984; metin: "Sıdkı Baba (Pervane)", Alevi Deyişleri Nefesler Hakk Âşıkları, 21 Ağustos 2019, şiir no. 19. https://www.deyisler-nefesler.com/sidki-baba-pervane/
- Necdet Kurt, "Zakirlik Geleneğinin Kökenleri ve Amasya Yöresinin İz Bırakan Zakirleri", Geçmişten Günümüze Uluslararası Dinî Mûsikî Sempozyumu Bildiriler Kitabı, Amasya: Amasya Üniversitesi, 2017, s. 116-117. https://isamveri.org/pdfdrg/G00310/2017/2017_KURTN.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






