Özgün Metin
Ne cevlân ider idim arsa-i nazm içre ey Sıdkî
Semend-i hâtıra vasl-ı dilârâsına bend olsa
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey Sıdkî, hatırımın atı gönül süsleyen sevgilinin vuslatına bağlansaydı, şiir meydanında ne at koştururdum. (Mısra başka türlü de anlaşılabilir; yorumda açıklanmıştır.)
Edebî ve Tarihî Yorum
Bu beyit şairin mahlasını taşıyan tek parçasıdır ve bir gazelin son beyti, maktaıdır. Bütün beyit bir binicilik imgesi üzerine kurulur. "Arsa" meydan, "cevlân" at koşturup dolaşmak, "semend" attır. Şiir bir meydana, şairin zihni ve hatırı da o meydanda koşacak bir ata benzetilir. "Bend olmak" bağlanmak demektir ve beytin anlamı bu bağlanmanın nasıl anlaşıldığına göre değişir. Bir okumada hatırın atı sevgilinin vuslatına ulaşıp ona bağlansaydı şair huzura kavuşur ve şiir meydanında dilediği gibi at koştururdu. Öbür okumada ise at vuslata bağlanıp orada kalsaydı, yani şair sevgiliye kavuşsaydı, artık şiir meydanında koşacak bir sebebi kalmazdı ve "ne cevlân" sözü "ne koşusu" diye bir alayı anlatırdı. Hangisinin kastedildiğini gösteren bir bağlam yoktur, çünkü gazelden başka beyit kalmamıştır.
Mahlasın "Sıdkî" olarak geçmesi, Hüsameddin'in başlıkta kullandığı "Sıdkı" yazımından ayrılır; tercî-i bendin son bendinde de şair kendine "Sıdkıyâ" diye seslenir. Beyit Hüsameddin'in "Ve lehû" notuyla verdiği son kısa parçadır. Sıdkı'nın biyografisi Sıdkı Mustafa Paşa sayfasındadır.
Kaynakça
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 11, s. 280 (e-kitap s. 444), "Sıdkı Mustafa Paşa-Kadızâde" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page444.html
Çevrimiçi kaynaklar






