Özgün Metin

Vakti var devr-i gülün eldeki câm-ı meyi gör
Âdemi bülbül eden sâgar-ı peyderpeyi gör
Vasf-ı gül savt-ı hezârı kim okur kim dinler
Kadeh-i bâde-i gülgûn u sadâ-yı neyi gör

Günümüz Türkçesiyle

1. Gül devrinin tam vaktidir; eldeki şarap kadehine bak, insanı bülbüle çeviren ardı ardına gelen kadehlere bak.

2. Gülün övgüsünü, bülbülün sesini kim okur, kim dinler; sen gül renkli şarabın kadehine ve neyin sesine bak.

Edebî ve Tarihî Yorum

Bahar meclisine bir çağrı olan bu iki beyit, "-yi gör" redifiyle okuru her mısrada başka bir şeye bakmaya davet eder. Matlaın ilk sözü "devr" iki anlama çekilebilir: gülün mevsimi, devri, ama aynı zamanda meclisteki kadehin elden ele dolaşması. "Peyderpey" (ardı ardına) sözü bu ikinci anlamı güçlendirir. Kadehler ardı ardına döndükçe insan bülbüle döner, yani coşar, söylenir, şakır.

İkinci beyit gül ile bülbül mazmununu ters yönden kullanır. Divan şiirinin en çok işlenen konusu olan gülün övgüsü ve bülbülün feryadı, şaire göre artık kimsenin okumadığı, dinlemediği şeylerdir; asıl görülecek olan kadehteki gül renkli şarap ve neyin sesidir. Gül şarabın rengine, bülbülün sesi neyin sesine aktarılır. Bu küçük yer değiştirme, eski bir mazmunu meclisin somut nesneleriyle tazeler. Bir devlet adamının kaleminden çıkmış bu beyitler, Hüsameddin'in "Ve lehû" notuyla verdiği parçalardandır ve bir gazelin ilk iki beyti olmalıdır; ötesi kayıtlara geçmemiştir. Sıdkı'nın divanı ve meslek hayatı hakkında bilinenler Sıdkı Mustafa Paşa yazısında toplanmıştır.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar