Özgün Metin

Bâğ-ı devletde kad-i mevzûnu serv-i serbülend
Bositân-ı ma’rifetde kilk-i nahl-i miyvedâr.
Külçe-i mihri felek saymazdı hergîz zerreye
Olsa iksîr-i gubâr-ı dergehinden hissedâr
Zihn-i sâfî âleme âyîne-i gîtî-nümâ
Câm-ı adli bâis-i ref-i humâr-ı inkisâr

Günümüz Türkçesiyle

1. Devlet bahçesinde düzgün boyu, başı yükseklere ermiş bir selvi; irfan bostanında kalemi meyve veren bir fidandır.

2. Felek, onun kapısının tozundaki iksirden pay almış olsaydı, güneşin altın külçesini bir zerre bile saymazdı.

3. Saf zihni dünyaya cihanı gösteren bir aynadır; adaletinin kadehi, kırgınlığın mahmurluğunu gidermenin sebebidir.

Edebî ve Tarihî Yorum

Üç beyit bir kasidenin övgü bölümünden alınmıştır ve hepsi aynı kişinin niteliklerini sayar. Hüsameddin bunları Mehmed Şeyhî'nin Vekâyiu'l-fuzalâ'sından aktardığı "Ez-Kasâid" başlığı altında verir ve bir dipnotta, Sıdkı'nın Kaptan Yusuf Paşa'ya sunduğu kasidelerden olduğunu söyler. Hüsameddin'in anlatısına göre Sıdkı, Kara Mustafa Paşa'nın idamından sonra 1053'te (1644) İstanbul'a dönmüş, "musâhib-i şehriyârî", yani padişahın yakın sohbet arkadaşı Yusuf Paşa'ya bir kaside sunarak onun tezkirecisi olmuş ve kısa süre sonra ikinci kez reisülküttap olmuştur. Bu beyitlerin o kasideden olup olmadığı kesin değildir, ama dipnot ile anlatı aynı kişiyi gösterir; şiir bu durumda bir kâtibin kariyerini yeniden kurduğu bir sunuştur.

İlk beyit övgünün iki alanını ayırır: memduh devlet bahçesinde selvi, irfan bostanında meyve veren bir fidandır. "Kilk" (kalem) kelimesinin "nahl" (fidan) ile birlikte anılması, kamış kalemin bir bitki gibi düşünülmesine dayanır ve memduhun yazısının ürün verdiğini söyler. İkinci beyit simya diline başvurur. İksir, bakırı altına çevirdiğine inanılan maddedir; kapı tozu ise bir büyüğün eşiğine yüz sürmenin eski sembolüdür. Şaire göre o eşiğin tozu öylesine değerlidir ki gök ondan pay alsa güneşin altın külçesini hiçe sayardı. Üçüncü beyitte iki efsanevi nesne yan yana gelir: "âyîne-i gîtî-nümâ", dünyayı gösteren ayna, ve "câm", kadeh. Memduhun zihni her şeyi gösteren bir aynaya, adaleti ise kırgınlığın mahmurluğunu gideren bir kadehe benzetilir. Kasidenin başka beyti aktarılmamıştır. Sıdkı'nın kalemdeki yükselişi ve Yusuf Paşa'ya yakınlaşması Sıdkı Mustafa Paşa biyografisinde anlatılır.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar