Özgün Metin

Nâr-ı ruḫa yanan dile pervâne disünler
Pervâne gibi yanar oda yâ ne disünler

Günümüz Türkçesiyle

1. (Sevgilinin) yanağının ateşine yanan gönle pervane desinler; pervane gibi ateşe yanıyorsa, ona başka ne desinler.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Beytin asıl inceliği kafiyesindedir: birinci mısradaki "pervâne" kelimesine ikinci mısrada "yâ ne" sözleri karşılık verir. Bir isim, iki ayrı kelimeden oluşan bir sözle kafiyelenmiştir ve kulakta neredeyse aynı sesi verir; redif ise "disünler"dir. Latîfî bu matlaı Siyâbî'nin maddesinde ilk sıraya koyar ve "Necâtîye naẓîre vâḳiʿ olmışdur", yani Necâtî'ye nazire olarak söylenmiştir der. Hangi Necâtî gazeline cevap verildiği belirtilmez; aynı redifle yazılmış Necâtî gazeli bu çalışmada görülemedi. Gazelden elde kalan yalnız bu matladır.

Anlam ve Söz Sanatları

Mum ile pervane, divan şiirinin en çok işlenen mazmunlarından biridir: pervane, yani gece kelebeği, mumun ışığına aşık olur, etrafında döner ve sonunda alevde yanar. Siyâbî bu bilinen imgeyi bir adlandırma meselesine çevirir. Sevgilinin yanağı ateştir; o ateşe yanan gönle pervane denmesi gerekir. İkinci mısra bunu gerekçelendirir ve beyte hafif bir alay katar: pervane gibi ateşe yanan bir şeye başka ne ad verilebilir. Beyit, mazmunu yeniden kurmaktan çok onu konuşma diliyle tartışır. "Disünler" redifinin tekrarı, başkalarının ağzından bir hüküm verilmesi havası yaratır.

Okuma yazma bilmeyen bir şairin Osmanlı şiirinin büyük ustalarından Necâtî'ye nazire yazması, Latîfî'nin onu "şiir yaratılışı kötü değil" diye anmasının bir gerekçesi gibi durur; nazire, bir şairin üstadıyla aynı zeminde yarışmayı göze aldığını gösterirdi.

Tarihî Bağlam

Matlaın tarihi kayıtlı değildir. Necâtî'nin 1509'da öldüğü düşünülürse Siyâbî'nin şiirleri onun ününün sürdüğü yıllarda dolaşıyordu; bu, şairin XVI. yüzyılın ilk yarısında yaşadığı bilgisiyle uyuşur. Siyâbî'nin hayatı ve ölüm tarihi üzerine çelişkiler Siyâbî: Merzifonlu Terzi Şair yazısında ele alınmıştır.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar