Tayyibzâde Lutfî Efendi, Hüseyin Hüsameddin'in Amasya Tarihi'nde Şehzade Mustafa'nın Amasya'daki musahipleri, yani sohbet arkadaşları arasında saydığı ve bu musahiplerin "meşhur şairlerden" olduğunu söylediği bir isimdir. Hakkında bilinen her şey bu tek kayda dayanır: Hüsameddin onun için ayrı bir madde yazmamış, XVI. yüzyıl tezkirelerinde de bu adla bir şair bulunmamaktadır. Öte yandan Hüsameddin, Amasya'nın köklü ulema ailelerinden Tayyibzâdeleri ayrıntılı biçimde anlatır ve bu aileden Tayyib Efendi'nin şehzadenin yakınlarından ve şair olduğunu, oğullarından birinin de Lütfullah Efendi adını taşıdığını yazar. Böylece "Tayyibzâde Lutfî Efendi" adı ya Tayyib Efendi'nin bu oğluna ya da Tayyib Efendi'nin kendisine işaret ediyor olabilir. Sayfa, bu iki ihtimali kaynaklarıyla birlikte ortaya koyar. Şiirlerine ulaşılamamıştır.
Hüsameddin'in Kaydı
Hüsameddin, Şehzade Mustafa'nın 1541'de Amasya'ya gelişini ve çevresini anlatırken önce nişancısı Hamdî'yi, defterdarı Lütfullah Lutfî Bey'i ve divan kâtibi Fazlî Çelebi'yi şair olarak anar, ardından şöyle devam eder:
Kudâtdan Zenbîlî Alî Efendi birâderi Kadı Mehmed Efendi mahdûmu Kâmî Mehmed Çelebi, Tayyibzâde Lutfî Efendi, Seyrekzâde Ânî Ahmed Çelebi, A'yânzâdeler'den Hacı Beyzâde Edâyî Bey, zümre-i küttâbdan Zamânî Mahmûd Çelebi ve Emânî Mehmed Çelebi musâhibleriydi. Bunlar meşâhîr-i şu'arâdan idiler.
Günümüz Türkçesiyle: Kadılardan Zenbilli Ali Efendi'nin kardeşi Kadı Mehmed Efendi'nin oğlu Kâmî Mehmed Çelebi, Tayyibzâde Lutfî Efendi, Seyrekzâde Ânî Ahmed Çelebi, ileri gelen ailelerin çocuklarından Hacı Beyzâde Edâyî Bey, kâtipler zümresinden Zamânî Mahmud Çelebi ve Emânî Mehmed Çelebi onun musahipleriydi. Bunlar tanınmış şairlerdendi.
Listede Lutfî Efendi, ulema ailelerinden gelen Kâmî ve Ânî ile yan yana yer alır; Kâmî'nin babası kadı, Ânî'nin babası Seyrek Muhyiddin Efendi ise şehzadenin muallimi ve Amasya müftüsüdür. "Kudâtdan", yani kadılardan sözünün yalnız Kâmî'nin babasını mı, yoksa ilk üç adı birden mi nitelediği cümleden kesin olarak çıkarılamaz. Defterdar Lutfî Bey'den ayrı olarak anıldığı için Hüsameddin'in onu başka bir kişi saydığı açıktır.
Tayyibzâde Ailesi
Hüsameddin'in verdiği bilgilere göre Tayyibzâdeler, XIV. yüzyılda Amasya'da yaşamış Hacı Kâtib İsrâil Çelebi'nin soyundan gelen ve "Benî İsrâil" diye anılan geniş bir ailenin bir koludur. İsrâil Çelebi'nin torunu Dursun Çelebi'nin oğulları Tayyib ve Tâhir Çelebiler ulema ve kadılardan olmuş, Tayyib Çelebi'nin soyuna Tayyibzâdeler, Tâhir Çelebi'ninkine Tâhirzâdeler denmiştir. Kadı Tayyib Çelebi, Merzifon ve Amasya'da Şemseddin Ahmed Kırımî'den okumuş, Atabey ve Torumtay medreselerinde müderrislik yapmış, Amasya valisi Şehzade Bayezid'in gulamlarına hocalık etmiş, 883 olayında kadı olmuş ve 891 (1486) dolaylarında ölmüştür. Ailenin adı onun oğlu Ahmed Efendi ile torunu Abdullah Efendi üzerinden yayılmıştır.
Aileden Şehzade Mustafa dönemine düşen kişi Tayyib Efendi'dir. Hüsameddin'e göre Amasya'da camisi bulunan Ubeydullah Efendi'nin oğludur. Amasya müftüsü ve hâfız-ı kütüb Musliheddin Musa Efendi'den okumuş, müderris ve kadı olmuş, Amasya valisi Şehzade Sultan Mustafa'nın "mukarreb"lerinden, yani yakınlarından biri olmuştur. 960 (1553) şevvalinde şehzadenin öldürülmesi üzerine bir süre gözden düşmüş, 961'de (1554) Kanuni Sultan Süleyman Amasya'ya geldiğinde affedilip iltifat görmüş ve Sivas kadısı olmuştur. Daha sonra Kayseri ve Trabzon kadılıklarıyla taltif edilmiş, 975 (1567-68) yılına doğru ölmüştür. Hüsameddin onu âlim, hoş sohbet, şair, tarih ve muhazarata vâkıf biri olarak niteler. Oğulları Ehlî Mehmed ve Abdürrahîm Efendiler de ulema ve şairlerdendir; "diğer mahdûmu" ise Lütfullah Efendi'dir.
Kaynakların Durumu ve Tartışma
Hüsameddin'in iki ayrı yerde verdiği bilgiler birbirini tam karşılamaz. Şehzadenin çevresini saydığı üçüncü ciltte "Tayyibzâde Lutfî Efendi" bir musahip ve tanınmış bir şair olarak geçer; on birinci ciltteki aile maddelerinde ise şehzadenin yakını ve şair olan kişi Tayyib Efendi'nin kendisidir, Lütfullah Efendi ise onun hakkında hiçbir nitelik verilmeden adı anılan oğludur. Bu durum iki biçimde açıklanabilir. Birinci ihtimale göre üçüncü ciltteki ad doğrudur ve Tayyib Efendi'nin oğlu Lütfullah, babasıyla birlikte şehzadenin meclisine katılmıştır. Babası 1567-68 dolaylarında öldüğüne ve kardeşi Ehlî Mehmed Efendi, Ebussuûd Efendi'nin şeyhülislamlığı (1545-1574) sırasında henüz müderrisliğe hazırlanan bir mülazım olduğuna göre, Lütfullah'ın 1540'larda bir musahip olacak yaşta bulunması mümkündür ama kesin değildir.
İkinci ihtimale göre Hüsameddin üçüncü ciltte bir ad karışıklığı yapmış, şehzadenin yakını olan Tayyibzâde Tayyib Efendi'yi "Lutfî Efendi" diye kaydetmiş olabilir. "Tayyibzâde" lakabı Tayyib Efendi'nin kendisi için de kullanılır, çünkü o da Kadı Tayyib Çelebi'nin soyundandır ve Hüsameddin onun maddesini "Tayyib Efendi-Tayyibzâde" başlığıyla verir. Şehzadenin yakınlığı, ölümünün ardından gözden düşme ve şairlik gibi ayrıntıların hepsinin Tayyib Efendi'nin maddesinde bulunması bu ihtimali güçlendirir. Her iki açıklama da bizim çıkarımımızdır; Hüsameddin iki kaydı birbirine bağlamaz ve bilgiyi hangi kaynaktan aldığını söylemez. Tezkirelerde "Tayyibzâde" diye tanıtılan şairler, Tayyib Efendi'nin oğulları olan Ehlî Mehmed Efendi ile küçük kardeşi Şeyhî'dir; Beyânî ve Kınalızâde ikisine de madde ayırır, ancak Lutfî adlı bir Tayyibzâde anmaz. Tayyib Efendi'ye ayrılmış bir madde de taranan tezkirelerde bulunamamıştır.
Aynı ad kalabalığı başka karışıklıklara da yol açabilir. Hüsameddin'in listesinde hemen önce geçen defterdar Lütfullah Lutfî Bey ayrı bir kişidir ve bu kategoride kendi sayfasında ele alınmıştır. Tayyibzâdelerin sonraki kuşaklarında da aynı adları taşıyan kadılar vardır; Hüsameddin'in andığı ikinci bir Tayyib Efendi, Abdürrahîm Efendi'nin oğlu olup 1033'te (1624) Çorum kadısıdır ve Şehzade Mustafa döneminden sonraya aittir.
Şiiri
Tayyibzâde Lutfî Efendi'nin şiirlerine ulaşılamamıştır. Hüsameddin bir örnek vermez, Sehî, Latîfî, Âşık Çelebi, Kınalızâde, Beyânî ve Gelibolulu Âlî'nin tezkirelerinde de bu adla kaydedilmiş bir beyit yoktur. Hüsameddin'in şair olduğunu söylediği Tayyib Efendi için de bir şiir örneği verilmemiştir. Şehzade Mustafa'nın Amasya'daki meclisi ve oradaki öteki şairler için sitemizdeki Şehzade Mustafa (Muhlisî): Şiirleri ve Amasya Çevresindeki Şairler yazısına bakılabilir.
Kronoloji
891 (1486) dolayları: Ailenin atası Kadı Tayyib Çelebi öldü.
948 (1541): Şehzade Mustafa Amasya'ya geldi; Hüsameddin'e göre Tayyibzâde Lutfî Efendi musahipleri arasındaydı.
960 (1553): Şehzade Mustafa öldürüldü; şehzadenin yakını Tayyib Efendi bir süre gözden düştü.
961 (1554): Kanuni Sultan Süleyman'ın Amasya'ya gelişinde Tayyib Efendi affedilip Sivas kadısı oldu.
975 (1567-68) dolayları: Tayyib Efendi öldü.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 3, s. 305-306 (e-kitap s. 506-507). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page506.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 7, s. 77-78 ("İsrâil Çelebi-Hacı Kâtib" maddesi, e-kitap s. 287) ve s. 372-373 ("Ehlî Mehmed Efendi-Tayyibzâde" maddesi, e-kitap s. 378). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page378.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 11, s. 344-345 ("Tayyib Çelebi-Kadı" ve "Tayyib Efendi-Tayyibzâde" maddeleri, e-kitap s. 465). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page465.html
- Beyânî Mustafa, Tezkiretü'ş-şu'arâ, haz. Aysun Sungurhan, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2017 (e-kitap), s. 36 ("Ehlî"), 105 ("Şeyhî"). https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/55835,beyani-tezkiresipdf.pdf
- Kınalızâde Hasan Çelebi, Tezkiretü'ş-şu'arâ, haz. Aysun Sungurhan, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2017 (e-kitap), s. 220 ("Ehlî"), 485 ("Şeyhî"). https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/55834,kinalizade-hasan-celebipdf.pdf
Çevrimiçi kaynaklar
