Ağıdı söyleyen, ölen gelinin kendisidir. On beş yaşına basmamış bir gelin, üç gün önce karalı bir düş gördüğünü, üç gün önce ellerine kına yaktığını anlatır; mezar taşına yedi kurşun yazıldığını söyler ve her kıtanın sonunda katiline seslenir: "Kıyma kanlı zalim gel bana kıyma." Altı kıtalık metnin sözleri çevrimiçi bir derlemede Amasya'ya kayıtlı ve anonim olarak okunabilir. Haluk Yücel de 2018'deki Amasya türküleri incelemesinde aynı adı uzun havalar arasında sayar.
Künye
- Repertuvar no: yok; TRT repertuvarının Amasya bölümünde bu adla bir eser bulunamadı
- Yöre: Amasya
- Tür: ağıt; Yücel'in tablosunda uzun hava (Tablo 5, s. 380)
- Usul: serbest (Yücel 2018, Tablo 6, s. 384)
- Makam: belirtilmemiş
- Kaynak kişi, derleyen, derleme tarihi: iki kaynakta da yok
- Söz ve müzik: anonim
- Bağlantılar: TRT bağlantısı yok; sözler Türkü Yurdu'nda; Yücel 2018
Sözleri
Üç gün önce gördüm karalı düşün
Felek kara yele bağladı başım
Daha onbeş yaşa değmedi başım
Kıyma kanlı zalim gel bana kıyma
Yalandır sözleri sözüne uyma
Üç gün evvel kınaladım elimi
Bohçaladım yeşilimi alımı
Ben de bilmem gideceğim yolumu
Kıyma kanlı zalim gel bana kıyma
Yalandır sözleri sözüne uyma
Yedi kurşun yazdılar kabir taşıma
Varın bakın şu zalimin işine
Bir gelin vurmuşlar boşu boşuna
Kıyma kanlı zalim gel bana kıyma
Yalandır sözleri sözüne uyma
Odada serili ipekli minder
İpekli çarşamın çevresin dönder
Kusurum var ise babama gönder
Kıyma kanlı zalim gel bana kıyma
Yalandır sözleri sözüne uyma
Nettin kanlı zalim ben sana nettim
Malını alıp ele mi sattım
Yoksa namusuna hilemi kattım
Kıyma kanlı zalim gel bana kıyma
Yalandır sözleri sözüne uyma
Sen de benim gibi garip ölesin
Mapushane köşesinde kalasın
Kara toprağılan murat alasın
Kıyma kanlı zalim gel bana kıyma
Yalandır sözleri sözüne uyma
Günümüz Türkçesiyle, ilk kıta: Üç gün önce karalı bir düş gördüm; felek başımı kara yele bağladı; daha on beş yaşıma girmemiştim. Nakarat her kıtada aynıdır: Kıyma, kanlı zalim, bana kıyma; onun sözleri yalandır, sözüne uyma. İkinci kıtada gelin üç gün önce elini kınaladığını, yeşil ve al giysilerini bohçaladığını, gideceği yolu bilmediğini söyler. Üçüncü kıtada ses bir an dışarıya döner: "Varın bakın şu zalimin işine, bir gelin vurmuşlar boşu boşuna." Dördüncü kıtada gelin bir kusuru varsa babasına gönderilmesini ister; "çarşam" sözünün burada çarşaf mı başka bir örtü mü olduğu metinden çıkmaz. Beşinci kıtada katile sorar: Ne ettim ben sana, malını alıp ele mi sattım, namusuna hile mi kattım. Son kıta bir bedduadır: Sen de benim gibi garip öl, hapishane köşesinde kal, kara toprakla murat al. "Nettin" ne ettin, "mapushane" hapishane demektir.
Hikâyesi
Ağıdın sözleri bir olay anlatır: genç bir gelin vurulmuştur ve kendi ağzından katiline seslenir. Bu olayın ne zaman, nerede ve kimin başına geldiğini gösteren yayımlanmış bir kayıt ise bulunamadı. Gelinin adı, katilin kim olduğu ve ağıdı ilk kimin yaktığı bilinmiyor; bu yüzden sözlerin dışına çıkan bir hikâye verilemiyor.
Müzikal Özellikleri
Yücel'in tür tablosunda "Üç Gün Önce Gördüm", uzun hava sayılan yedi eserin dördüncüsüdür; usul tablosundaki yeri de serbest sütunudur. Makalenin uzun havayı tanımlayan bölümü, bu ezgilerin bölgelere göre bozlak, hoyrat, divan, yanık gibi değişik adlarla bilindiğini anlatır ve sayımı ağıtlarla bitirir. Makam ve ses alanı makalede eser bazında verilmemiştir; notası da yayımlanmamıştır. Sözlerde kıtalar üç değişen dize ve iki dizelik sabit nakarattan oluşur, dizelerin çoğu on bir hecelidir.
Okuyanlar ve Kayıtlar
Ağıdın bir okuyucusu, plağı ya da arşivde bir kaydı olduğuna dair belge bulunamadı. Yücel ağıdı hangi kayıttan ya da kimden aldığını yazmaz; TRT'nin Amasya repertuvarında da bu adla bir eser bulunamamıştır. Çevrimiçi metin ise bir okuyucu adı taşımaz. Bu ağıdın da sayıldığı uzun havaların yöredeki yeri, Yeşilırmak'ın Ezgisi yazısında daha geniş bir çerçevede anlatılır.
Kaynakça
- Türkü Yurdu, "Üç Gün Önce Gördüm (Ağıt)", Amasya yöresi, anonim. https://www.turkuyurdu.com/uc-gun-once-gordum-agit-6287.html
- Haluk Yücel, "Amasya Türkülerinin Söz ve Müzik Unsurları Bakımından İncelenmesi", Sosyal Bilimler Dergisi / The Journal of Social Science, 5(22), 2018, s. 372-386 (kullanılan: s. 372, 375, 380, 384). https://sobider.com/files/sobider_makaleler/1988831788_4168 Haluk YÜCEL.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






