
Hayâtî Çelebi: Merzifonlu Bir XVI. Yüzyıl Şairi ve Kimlik Meselesi
Latîfî'nin Merzifonlu saydığı Hayâtî, Âşık Çelebi ile Kınalızâde'de Memâtî'nin kardeşi olarak anılır; Postî latifesi, Hicaz'da biten hayatı ve tezkirelerdeki kimlik karışıklığı.
Latîfî'nin Merzifonlu saydığı, kardeşi Memâtî ile anılan XVI. yüzyıl şairi Hayâtî: tezkirelerdeki kimlik karışıklığı ve şiir parçaları.

Latîfî'nin Merzifonlu saydığı Hayâtî, Âşık Çelebi ile Kınalızâde'de Memâtî'nin kardeşi olarak anılır; Postî latifesi, Hicaz'da biten hayatı ve tezkirelerdeki kimlik karışıklığı.

Merzifonlu Hayâtî'nin Latîfî'de kalan matlaı: sevgili gül bahçesine gelirse yakasını yırtan gonca ve feryada başlayan gül, gülzâr ile gül zâr cinası.

Âşık Çelebi'nin Hayâtî'ye verdiği gazelden iki beyit: aşkı ezel üstadından öğrenip Şirin için canını veren Ferhad ve her gün bin kan döken cellat bakış.

Âşık Çelebi'nin Hayâtî'ye verdiği Farsça iki beyitte âşık, sevgilinin yolunda toz olup eteğine düşer, kapısındaki köpeğin ayağı altında toprak olur.

Kınalızâde'nin Hayâtî'nin ağzından verdiği mısra: aşk yüzünden servetini tüketen şairin İstanbul'dan Hicaz'a göçünü anlatan "sabrım tükendi" sözü.

Âşık Çelebi'ye göre Hayâtî bu beyti Mısır'a giden gemiye binerken söyler: gönlünü açık denize salan yolcu işini önce şaha, sonra Allah'a bırakır.
Karekod · QR code
Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.
This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.