Özgün Metin
Vezin: Fe‘ilâtün Fe‘ilâtün Fe‘ilâtün Fe‘ilün
Bu ḳadar ḥasrete ṣabr idemezem sulṭânım
Dîdeler yaş yerine aḳıdıyorlar ḳanım
‘Acebâ ḫâṭır-ı ‘âṭırda gezer mi nâmım
Yoḫsa peyġûle-i nisyâna mı atdıñ ḫânım
Ḫâṭır-ı fâtirimi ṣormamaḳ olmuş saña ḫuy
Göziñe ḳılca görinmez bu ḳadar giryânım
Dimediñ nâr-ı firâḳıñla naṣıldır ḥâliñ
Neye müncer olacaḳ gözleyelim nâlânım
Leb-i la‘liñ gibi çeşmim ḳızarır firḳat ile
Ġavṭa-zendir yemm-i ḫûn içre dilâ müjgânım
Niçe ârâm ideyim sensiz eyâ şâh-ı ḥüsn
Sitem-i ḫüzn ile âvîze gibi lerzânım
Dilimi câ-yı sürûr eyle dilâ vuṣlat ile
Ḳuluñam ḫâk-ı peyim ḫâk-i dere yeksânım
Gelivir ḳandasın ey âfet-i devrân ḳanda
Güleyim vaṣlıñ ile bir daḫı ‘âli-şânım
Ay kim dûr olalı sen şeh-i ḫûbânımdan
Ṣûretiñ ḫâne-i dilde şeb ü rûz mihmânım
İderem âh ile evḳâtımı her dem imrâr
Yine senden olacak derdime cân dermânım
Bu güzellikde saña yoḳsa dil-ârâ ems̱âl
Bulunur mı ya benim ‘aşḳda hîç aḳrânım
Niçe bir hecriñ ile bu dil-i pür-ġam yanacaḳ
Ay kim ṭaş degilim ben daḥı bir insânım
Çile-i ‘aşḳı temâm eyleyüp oldum Kâmil
Ba‘demâ mürşid-i ‘aşḳ okunacaḳ ‘unvânım
Günümüz Türkçesiyle
1. Sultanım, bu kadar hasrete sabredemem; gözlerim yaş yerine kanımı akıtıyor.
2. Acaba güzel kokulu hatırında adım dolaşır mı, yoksa beni unutulma köşesine mi attın, hükümdarım.
3. Ayrılıktan bitkin düşmüş gönlümü sormamak sana huy olmuş; bu kadar ağlayışım gözüne kıl kadar bile görünmüyor.
4. "Ayrılığımın ateşiyle hâlin nasıl" demedin; inleyişim neye varacak, görelim.
5. Ayrılıkla gözüm la'l dudağın gibi kızarır; ey gönül, kirpiklerim kan denizinde dalgıçtır.
6. Ey güzellik şahı, sensiz nasıl rahat edeyim; hüznün sitemiyle avize gibi titriyorum.
7. Vuslatınla gönlümü sevinç yeri eyle; kulunum, ayağının toprağıyım, kapının toprağıyla bir olmuşum.
8. Neredesin ey devrin afeti, nerede; gelsene, yüce şanlım, vuslatınla bir kez daha güleyim.
9. Ah, sen güzellerin şahı benden uzak düşeli, suretin gönül evinde gece gündüz misafirimdir.
10. Vakitlerimi her an ah ederek geçiririm; derdime can dermanı yine senden gelecek.
11. Ey gönül süsleyen, bu güzellikte senin bir eşin yoksa, aşkta benim hiç akranım bulunur mu.
12. Bu gamlı gönül hasretinle daha ne kadar yanacak; ah, ben de taş değilim, bir insanım.
13. Aşk çilesini tamamlayıp kâmil oldum; bundan sonra unvanım aşk mürşidi diye okunacak.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Gazel on üç beyitlidir ve "fe‘ilâtün fe‘ilâtün fe‘ilâtün fe‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "-ım" iyelik ekidir, kafiye "-ân" sesidir: "sulṭânım, ḳanım, nâmım, ḫânım, giryânım, nâlânım, müjgânım" ve devamı. Mahlas son beyitte geçer. Avni Erdemir'in metninde son beytin ikinci mısraının önünde "(s.58)" kaydı vardır; şiir yazmanın 66-68. sayfalarında bulunduğuna göre bu kaydın "s. 68" olması gerekir ve bir dizgi hatası olabilir. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazel, sevgiliye "sulṭânım", "ḫânım", "şâh-ı ḥüsn", "‘âli-şânım" diye seslenen bir âşığın hasret ve sitemidir. İlk beyitlerde âşık unutulmaktan korkar: adı sevgilinin hatırında dolaşır mı, yoksa unutulma köşesine mi atılmıştır. Üçüncü ve dördüncü beyitlerde sevgilinin ilgisizliğine sitem edilir; bu kadar ağlayış onun gözüne kıl kadar bile görünmez. Beşinci beyitte kızaran göz la'l dudağa, kanlı gözyaşı denizinde yüzen kirpikler dalgıca benzetilir. Altıncı beyitte titreyen âşık bir avizeye benzer. Bu benzetmeler divan şiirinin bilinen mazmunlarıdır; avize benzetmesi ise ev içinden alınmış daha somut bir imgedir. Bu son gözlem bizimdir.
Dokuzuncu beyitte sevgilinin sureti gönül evinde gece gündüz misafirdir; uzaklık, hayalin yakınlığıyla karşılanır. On ikinci beyitteki "ben de taş değilim, bir insanım" sözü, gazelin en sade ve konuşma diline en yakın mısraıdır. Son beyit şiiri tasavvufî bir sonuca bağlar: âşık aşk çilesini tamamlamış ve "kâmil" olmuştur, bundan sonra unvanı "aşk mürşidi" diye okunacaktır. "Çile" ve "mürşid" tarikat hayatının kelimeleridir; "Kâmil" ise hem olgunlaşmış insanı hem de şairin mahlasını anlatır. Erdemir'in Kâmil'in şiirlerinde sevgiliye ait kelimelerin tasavvufî manada kullanıldığı yönündeki tespiti bu beyitte açıkça görülür.
Kaynakça
- Avni Erdemir, "Amasyalı Abdurrahman Kâmil (Yetkin) Efendi'nin Şairliği ve Türkçe Şiirleri", Amasya İlahiyat Dergisi, 12, Haziran 2019, s. 192-193, doi:10.18498/amailad.579964. https://dergipark.org.tr/tr/pub/amailad/article/579964
- Mecdîzâde Abdurrahman Kâmil, Divançe, Millî Kütüphane Yazmalar Koleksiyonu, Yz. A 8993, s. 66-68 (müellif hattı).
Çevrimiçi kaynaklar






