"Koca Müneccim" lakabıyla anılan Ahmed Necmî Efendi, 1049 (1639) yılından ölümüne kadar Amasya'daki Sultan Bayezid Camii'nin muvakkiti, yani namaz vakitlerini ve takvimi hesaplayan görevlisiydi. Hoca Ahmed Paşa'nın onun için yaptırdığı muvakkithane odası, cuma günleri Amasya'nın âlim ve şairlerinin toplandığı bir sohbet yeri olmuştu. Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar onu "şâir, edîb, letâ'ife mâ'il", yani şiir söyleyen, edebiyatla uğraşan ve nükteyi seven biri olarak tanıtır; hal tercümesinin Abdî Efendi'nin Amasya şairleri tezkiresinde bulunduğunu da kaydeder. O tezkire bugün kayıptır; Hüsameddin de ondan Necmî'ye ait bir beyit aktarmadığı için müneccimin şiirinden elimizde örnek kalmamıştır. Muvakkitlik terimlerinin açıklandığı Ahmed Necmi Efendi-Koca Müneccim sayfası maddenin tam metnini de içerir.
Hüsameddin'in Kaydı
Ahmed Necmi Efendi-Koca Müneccim Amasyalıdır. Abdullah oğlu olup tahsîl-i ulûm ederek ders-i âm oldu. İlm-i nücûma gâyet meraklı olduğundan "Müneccim" ünvânını aldı. 1049 şa'bânının onaltısında Sultân Bâyezîd Câmii muvakkiti olup Hâce Ahmed Paşa'nın yaptırdığı muvakkit-hânede oturdu. Orada usturlab isti'mâlini ve irtifa ahzini taliplere ta'lim eder, her yıl bir takvim yazar, zenginlere hediye ile onlardan câ'izeler alırdı. Herkesin yıldızına bakar halk için bâdi'-i tesliyet olurdu. Odası ve muvakkıt-hânesi mecma'-ı yârân idi. Cum'a günlerinde ulemâ ve şu'arâ burada ictima ederek musâhabât-ı ilmiyye ve edebiyye olurdu. Bir taraftan da tedrîs-i ulûm ederek neşr-i maârife himmet ederdi. Seksenlik bir pîr olduğu halde 1070 senesi cumâdelûlâsının yirmi sekizinci günü vefât etdi. Âlim, fünûn-ı garîbeye âşinâ, ilm-î nücumda mâhir, edebiyat-ı Arabîyye ve Fârisiyye'ye vâkıf, şâir, edîb, letâ'ife mâ'il bir zât idi. "Abdî Efendi Tezkîresi"nde tercemesi ve cihât-ı vakfiye defterinde târîhi bu sûretle mezkûrdur. Mahdûmu Mehmed Mâhir Efendi yerine muvakkit olup 1076 şa'bânında vefâtıyla Kadızâde Abdurrahman Efendi muvakkit oldu.
Bugünkü Türkçeyle: Amasyalıdır, Abdullah'ın oğludur. İlim tahsil ederek ders-i âm oldu. Yıldız bilimine çok meraklı olduğu için "Müneccim" unvanını aldı. 16 Şaban 1049'da Sultan Bayezid Camii muvakkiti oldu ve Hoca Ahmed Paşa'nın yaptırdığı muvakkithanede oturdu. Orada isteyenlere usturlap kullanmayı ve yükseklik ölçmeyi öğretir, her yıl bir takvim yazar, bunu zenginlere armağan edip onlardan bahşiş alırdı. Herkesin yıldızına bakar, halka teselli kaynağı olurdu. Odası ve muvakkithanesi dostların buluşma yeriydi; cuma günleri âlimler ve şairler burada toplanıp ilmî ve edebî sohbetler ederdi. Bir yandan da ders okutarak bilginin yayılmasına çalışırdı. Seksen yaşında bir ihtiyarken 28 Cemaziyelevvel 1070'te öldü. Âlimdi, alışılmamış ilimlere aşinaydı, yıldız biliminde ustaydı, Arap ve Fars edebiyatını bilirdi; şair, edip ve nükteye yatkın biriydi. Hal tercümesi Abdî Efendi Tezkiresi'nde, ölüm tarihi de vakıf görevleri defterinde böyle yazılıdır. Yerine oğlu Mehmed Mâhir Efendi muvakkit oldu; onun 1076 Şabanında ölmesi üzerine görev Kadızâde Abdurrahman Efendi'ye geçti.
Hayatı
Hüsameddin babasının adını yalnız "Abdullah" diye verir ve onu bilinen bir Amasya ailesine bağlamaz. Ölümünde "seksenlik" olduğuna göre doğumu 990 (1582) dolaylarına düşer; bu bir hesaptır, kayıt değildir. Muvakkitliğe atandığında altmışına yaklaşmış olmalıdır.
Odasını yaptıran Hoca Ahmed Paşa, Amasyalı bir devlet adamıdır ve Hüsameddin onun maddesinde bu yapıyı ayrıca anlatır: Paşa, Sultan Bayezid imaretinin bitişiğinde biri ünlü hattat Fazlullah Efendi için, öteki Koca Müneccim Ahmed Efendi için muvakkithane olmak üzere iki üst kat odası yaptırmış, bunlara dükkân gelirleri vakfetmiştir. Hüsameddin bu odaların 1233 (1817-18) yangınında yandığını yazar. Bayezid Camii'nin bugün ayakta olan muvakkithanesi XIX. yüzyılda yapılmış başka bir binadır; Amasya'daki zaman ölçme yapılarının tarihi Amasya'da Zamanın Tarihi yazısında anlatılmıştır.
Ölümü, Amasya Tarihi'nin olaylar kısmında da kayıtlıdır. Muslî Paşa'nın 1070'teki sancak beyliği anlatılırken Cemaziyelevvel ayının ortasında Bayezid Camii hatibi Kadızâde Hâfız Abdurrahman Efendi'nin, ay sonunda da caminin muvakkiti "Koca Müneccim demekle meşhûr Fâzıl Ahmed Efendi"nin öldüğü, yerine oğlu Mehmed Efendi'nin muvakkit olduğu yazılıdır. Bu kayıt maddedeki tarihi doğrular; burada adın önüne "Necmî" yerine "Fâzıl" sıfatı konmuştur.
Muvakkithanedeki Meclis
Maddeye göre müneccim, usturlap dersi verir, yıllık takvimini zenginlere sunar, halkın yıldızına bakar; cuma günleri ise oda ulemâ ve şairlerle dolar. Bu toplantılarda kimlerin bulunduğu, hangi şiirlerin okunduğu kayıtlı değildir. Abdî Efendi'nin tezkiresine girmiş olması, Necmî'nin bu çevrede şiiriyle de tanındığını düşündürür, çünkü tezkire Amasya şairlerinin hem hal tercümelerini hem şiirlerini topluyordu. Tezkirenin ve içeriğinin bilinen durumu Abdî Efendi: Amasya Şairlerinin Kayıp Tezkiresi ve Şiirleri yazısında ele alınmıştır.
Şiiri
"Necmî" adının mahlas olup olmadığı belli değildir. Hüsameddin onu maddenin başlığında adın bir parçası gibi kullanır, ama "mahlas" kelimesini geçirmez; torununa "Necmîzâde" denmesi, adın ailede bir lakap gibi yerleştiğini gösterir. Maddede beyit yoktur; Hüsameddin'in yararlandığı eksik Abdî Efendi tezkiresi nüshasının da bugün nerede olduğu bilinmiyor. Muvakkitin kendi şiirlerinden hiçbiri bu çalışmada bulunamadı.
Ailesi
Oğlu Mehmed Mâhir Efendi babasının yerine muvakkit olmuş ve 1076 Şabanında (Şubat 1666) ölmüştür. Mâhir Efendi'nin oğlu Sâlim Ahmed Efendi'yi Hüsameddin ayrı bir maddede "Koca Müneccim demekle meşhûr Ahmed Necmî Efendizâde Mehmed Mâhir Efendi'nin mahdûmu" diye tanıtır; ona "Muvakkitzâde" de denmiştir. Amasya müftüsü Hızır Efendi'nin öğrencisi olan Sâlim Ahmed, Tokat Hâtuniyye müderrisliği, Trabzon müftülüğü ve Kefe ile Karahisâr-ı Şarkî kadılıkları yapmış, "şâir" diye anılan bir âlimdir.
Kronoloji
990 (1582) dolayı: Ölümündeki yaşından hesaplanan doğum.
1049 (1639): 16 Şaban'da Sultan Bayezid Camii muvakkiti olur.
1070 (1660): 28 Cemaziyelevvel'de seksen yaşında ölür.
1076 (1666): Oğlu ve halefi Mehmed Mâhir Efendi ölür.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 6, s. 167 (e-kitap s. 168), "Ahmed Necmi Efendi-Koca Müneccim" maddesi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page168.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 6, s. 166-167 (e-kitap s. 167-168), "Ahmed Paşa-Hoca Paşa" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page167.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 4, s. 584 (e-kitap s. 585), "Muslî Paşa" maddesi (1070 yılı kayıtları). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page585.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 10, s. 189-190 (e-kitap s. 247), "Sâlim Ahmed Efendi-Necmîzâde" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page247.html
Çevrimiçi kaynaklar
