Özgün Metin
Ey ki âfâk senün hamdün iderler yekser
V’ey ki kuldur sana ber-beste-kemer Rûm u Hazer
Cümle eşrâf-ı zaman senden alur izzet ü câh
Kamu etrâf-ı zemîn kadr ü alâ senden umar
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey bütün ufukların (dünyanın dört bir yanının) baştan başa övdüğü kişi; ve ey Rum ile Hazar diyarının, beline kemer bağlamış bir kul gibi hizmetinde durduğu kişi.
2. Zamanın bütün ileri gelenleri itibar ve makamı senden alır; yeryüzünün bütün yanları değer ve yüceliği senden umar.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Bu iki beyit, Ahmedî'nin bir kasidesinden alınmıştır ve Günay Kut'un TDV İslâm Ansiklopedisi'ndeki maddesinde aktarılır. Ahmedî, edebî sanatlar üzerine Farsça yazdığı Bedâyi'u's-sihr fî sanâyi'i'ş-şi'r adlı risalesinin "tevşîh" bahsinde bu sanatı tarif ettikten sonra, kitaptaki tek Türkçe örnek olarak kendi kasidesinden bu beyitleri verir. Risalenin tek nüshası Konya Mevlânâ Müzesi'ndeki bir mecmuadadır ve 835 (1432) yılında hattat Ahmed b. Hacı Mahmûd el-Aksarâyî tarafından yazılmıştır; aynı hattat Ahmedî'nin Süleymaniye Kütüphanesi'ndeki divan nüshasını da 840 (1436) yılında istinsah etmiştir. TDV maddesine göre kaside bu divanda da yer alır ve şair onun içinde altı kıta, dokuz rubai ve iki beyit bulunduğunu söyler. Ansiklopedinin internet metninde kırmızı harfleri gösteren altı çizili kısımlar kelimelerin içinde boşluklar bıraktığı için, beyitler bu boşluklar birleştirilerek verilmiştir. Vezin kaynakta belirtilmez.
Anlam ve Söz Sanatları
Tevşîh, Arapça "vişâh" (süslü kuşak) kelimesinden gelir ve bir şiirin mısralarına, belli harfleri ya da kelimeleri seçilince başka bir anlam veren bir yapı gizleme sanatıdır; böyle yazılmış şiire müveşşah denir. TDV maddesine göre yazmada kırmızı mürekkeple yazılmış harf ve kelimeler bir araya getirildiğinde şu beyit ortaya çıkar: "Ahmedî kuldur sana beste kemer / İzzet ü câh ü alâ senden umar." Yani "Ahmedî sana beline kemer bağlamış bir kuldur; izzet, makam ve yüceliği senden umar." Dört mısraın başındaki kelimeler okunmadığında ise ortaya bir rubai çıkar. Böylece iki beyitlik bir parça, içinde hem şairin adını taşıyan gizli bir beyit hem de ayrı bir dörtlük barındırır.
Açık okunan beyitler bir övgü kasidesinin diliyle yazılmıştır. Memduh (övülen kişi) dünyanın dört bir yanının övdüğü, Rum ile Hazar diyarının kul gibi hizmetinde durduğu bir hükümdardır; "ber-beste-kemer", yani kemerini bağlamış olmak, hizmete hazır durmanın eski bir deyimidir. İkinci beyitte "eşrâf" (ileri gelenler) ile "etrâf" (yanlar, taraflar) kelimeleri ses bakımından birbirine yakındır ve mısralar arasında bir denge kurar. Gizli beyitte aynı "kul" ve "kemer" kelimelerinin şairin kendisi için kullanılması, övgünün sonunda şairin kendini memduha sunmasıdır. TDV maddesi kasidenin kime yazıldığını belirtmez. Ahmedî'nin hamileri arasında Germiyanoğlu Süleyman Bey, Yıldırım Bayezid, Emîr Süleyman ve Çelebi Mehmed bulunduğu için memduhun kim olduğu bu parçadan çıkarılamaz.
Kaynakça
- Günay Kut, "Ahmedî", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 2, İstanbul 1989, s. 165-167 (Bedâyi'u's-sihr bahsi). https://islamansiklopedisi.org.tr/ahmedi
Çevrimiçi kaynaklar






