Özgün Metin
Fikr eyle mebde’in nereden neredir ma’âd
Hem geldügünden işbû makâma nedir murâd
Günümüz Türkçesiyle
1. Düşün: başlangıcın nereden, dönüş yerin neresidir; ve bu makama (dünyaya) gelişinden amaç nedir.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Bu tek beyit, Hüseyin Hüsameddin Yasar'ın Amasya Tarihi'nde aktardığına göre Mecdî Mehmed Efendi'nin Şakâyık tercümesinde Ahmedî'nin İskendernâme'sinden alıntılanan beyitlerdendir. Hüsameddin, İskendernâme'nin Fatih Kütüphanesi'nde bulunduğunu, eski Türkçenin kelimeleriyle dolu olduğunu ve eski edebiyat ile eski sözlükler bakımından büyük bir hazine sayılması gerektiğini yazar ve beyti bu notun ardından verir. İki mısraı da "ma’âd" ve "murâd" kelimeleriyle kafiyelidir; mesnevide her beyit kendi içinde kafiyelendiği için bu, beytin eserdeki yerini göstermez. Beytin uzun mısraları, aynı yerden aktarılan öteki parçanın kısa mısralarından farklı bir ölçüdedir; bu yüzden İskendernâme'nin içine yerleştirilmiş ayrı bir şiir parçasından alınmış olabilir. TEİS maddesi de eserde yer yer müstakil şiir parçaları bulunduğunu belirtir. Bu ayrım bizim çıkarımımızdır; kaynakta vezin verilmez. Beytin eserin hangi bölümünden alındığı da bildirilmez.
Anlam ve Söz Sanatları
Beyit, insanın varoluşu üzerine üç soruyu tek bir öğüt cümlesine sığdırır: nereden gelindiği, nereye dönüleceği ve gelişin amacı. "Mebde’" (başlangıç) ile "ma’âd" (dönüş yeri, ahiret) kelâm ve felsefe dilinin iki temel kavramıdır ve aralarında açık bir tezat vardır. İkinci mısradaki "geldügün" ve "makâm" kelimeleri bu iki ucun arasındaki dünya hayatını, "murâd" ise o hayatın anlamını karşılar. Böylece başlangıç, yol, durak ve amaç kelimeleri birbirini çağıran bir tenasüp kurar. Emir kipiyle başlayan "Fikr eyle" (düşün) sözü, Ahmedî'nin İskendernâme'de İskender'in hayatını anlatırken sık sık başvurduğu öğüt dilinin bir örneğidir. TEİS'e göre şair bu eserinde, İskender'in hareketleri etrafında çeşitli vesilelerle devrinin ilmine göre bilgiler vermiş, dinî ve ahlaki telkinlerde bulunmuştur; Mecdî'nin seçtiği beyit de bu öğretici yanı temsil eder.
Beytin sorduğu soru, Ahmedî'nin hayatı düşünüldüğünde ayrıca anlam kazanır. Mısır'dan Germiyan'a, Bursa'dan Edirne'ye, oradan da ömrünün sonunda Amasya'ya uzanan bir yolculuk yaşamış, Hüsameddin'e göre doğduğu şehre dönerek orada ölmüş bir şairin "nereden gelip nereye dönüleceği" sorusunu sorması anlamlıdır; ancak bu bağlantı kaynaklarda kurulmaz ve yalnız bir okuma önerisidir.
Kaynakça
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 6, Amasya: Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, s. 242 (e-kitap s. 243), "Ahmedî İbrâhim Çelebi-Mevlânâ Tâceddîn" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page243.html
- "Ahmedî, Tâceddîn İbrâhîm bin Hızır", Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü. https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/ahmedi-taceddin-ibrahim-bin-hizir
Çevrimiçi kaynaklar






