Kökleri Amasya'ya Uzanan Sesler

Amasya'nın kültür hayatı denince akla ilk olarak klasik musiki, Mevlevî ve tekke çevrelerinin ezgileri, köy odalarında söylenen türküler gelir. Ne var ki şehrin sanatla ilişkisi bu eski katmanlarla sınırlı kalmamış, yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren tiyatro sahnelerine, sinema perdesine, radyo ve televizyon yayınlarına, son yıllarda da internetin yeni mecralarına uzanmıştır. Bugün Türkiye'nin tanıdığı pek çok şarkıcı, oyuncu ve mizah sanatçısının hayat hikâyesinde bir yerde Amasya'nın adı geçer. Bunların bir kısmı şehrin merkezinde ya da Merzifon, Gümüşhacıköy gibi ilçelerinde doğmuştur. Bir kısmı ise Amasya'da doğmasa da soyu bu topraklara bağlıdır, babası ya da dedesi Amasyalıdır, yahut çocukluğunun bir bölümünü şehirde geçirmiştir.

Hemşehrilik bağının bu kadar farklı biçimler alması, Amasya'nın son yüzyıldaki göç tarihiyle yakından ilgilidir. Şehirden İstanbul'a, Ankara'ya ve 1960'lardan sonra Almanya başta olmak üzere Avrupa'ya giden aileler, gittikleri yerlerde yeni kuşaklar yetiştirmiş, bu kuşakların bir bölümü de sanat hayatına atılmıştır. Böylece Amasya kökenli olmak, kimi zaman nüfus cüzdanındaki doğum yeriyle, kimi zaman da aile içinde aktarılan bir aidiyet duygusuyla tarif edilir hâle gelmiştir. Yeşilırmak'ın şehrinden çağdaş sahneye uzanan bu geniş yelpazenin her ismi, kendi kuşağının ve kendi göç hikâyesinin izlerini taşır.

Giriftzen Âsım Bey ve Şehrin Musiki Geçmişi

Çağdaş seslerden söz etmeden önce, Amasya'nın modern dönemdeki musiki hayatına iz bırakmış bir ustayı anmak gerekir. Giriftzen Âsım Bey (1851-1929), ney ailesinden küçük bir çalgı olan girifti üflemekte devrinin en başarılı icracısı sayıldığı için bu lakapla tanınmıştır. Yenişehr-i Fenâr'da, bugün Yunanistan sınırları içinde kalan Larissa'da doğan Âsım Bey, küçük yaşta Yenişehir Mevlevîhânesi'ne devam etmiş, on üç yaşında mutribe çıkmış ve kısa süre sonra âyinlerdeki ney taksimlerini yapmakla görevlendirilmiştir. Ardından Maliye Nezâreti'nde, sonra da Sultan Abdülaziz'in kurduğu itfaiye teşkilâtında subay olarak çalışmış, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'na bölük kumandanı olarak katılmış, savaştan sonra Üsküdar itfaiye kumandanlığına getirilmiştir.

Âsım Bey'in Amasya ile bağı bir sürgünle başlar. Yakın dostu Müşir Fuad Paşa'nın sürgüne gönderilmesi üzerine, paşaya yakınlığı yüzünden 1900 yılında Amasya'da ikamete mecbur edilmiştir. 1908'de Meşrutiyet'in ilânıyla İstanbul'a ve itfaiyedeki görevine dönmüş, emekli olduktan sonra ise kendi isteğiyle yeniden Amasya'ya giderek oraya yerleşmiştir. Toplam yirmi yılı aşan Amasya yıllarında birçok talebe yetiştirmiş, İstiklâl Marşı için yapılan ve bugün okunmayan bestelerden birinin de bestekârları arasında yer almıştır. Hacı Ârif Bey, Tanbûrî Ali Efendi ve Tanbûrî Cemil Bey gibi ustalarla aynı meclislerde bulunmuş bir sanatçının ömrünün son yıllarını bu şehirde geçirmesi, Amasya'daki musiki çevresine İstanbul'un birikimini taşımıştır. Âsım Bey, Şubat 1929'da ziyaret için gittiği İstanbul'da hastalanarak vefat etmiş ve Merkezefendi Mezarlığı'na defnedilmiştir. Saz ve sözlü eserlerinden kırk üçünün notası günümüze ulaşmıştır.

Giriftzen Âsım Bey'in nefesinden bugünün pop ezgilerine uzanan çizgi elbette kesintisiz bir okul geleneği oluşturmaz. Yine de bu iki uç arasındaki mesafe, Amasya'nın her dönemde kendi müzik insanını yetiştirdiğini ya da yetişmiş olanları bağrına bastığını gösteren bir çerçeve sunar. Pop müzikten halk müziğine, tiyatrodan internet mizahına uzanan yakın dönem isimleri bu çerçevenin yeni halkalarını oluşturur.

Simge Sağın ve Türk Pop Müziği

Türk pop müziğinin son on yılda en çok dinlenen kadın seslerinden biri olan Simge Sağın, sahne adıyla Simge, 8 Ağustos 1981'de İstanbul'un Şişli ilçesine bağlı Kurtuluş semtinde doğmuştur. Annesi Arnavut kökenli, babası ise Amasyalıdır. Babası uzun yıllar orkestralarda çalışmış bir müzisyendir ve Simge küçük yaşlardan itibaren müzikle iç içe büyümüştür. Ailenin ikinci çocuğu olan Simge'nin doğumundan sonra annesi iş hayatını bırakmış, bir kardeş daha dünyaya gelince bu kez babası müzisyenliği bırakıp başka bir işe yönelmiştir. Lise yıllarını parlak geçirmediğini kendisi de açıkça anlatan Simge, okul bittikten sonra müzik eğitimi almak istemiş ve babasının teşvikiyle İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı'nın Ses Eğitimi bölümüne kaydolmuştur. Konservatuvarda Alâeddin Yavaşca ve Selahattin İçli gibi klasik Türk musikisinin önemli isimlerinden ders almış olması, onun sonraki yıllardaki pop şarkılarında duyulan Türk müziği renginin kaynağını açıklar.

Sahne hayatına geri vokalist olarak başlamıştır. Konservatuvarın ilk yılında Zeynep Dizdar'ın, ardından dört yıl boyunca Gülşen'in vokalistliğini yapmış, Yaşar ve Serdar Ortaç'ın arkasında da sahneye çıkmıştır. Bu yıllarda Annem ve Son Bahar dizilerinin müziklerini seslendirmiş, Kıraç ile birlikte kaydettiği "Annem" şarkısı 2010'da dijital ortamda en çok dinlenen şarkılar arasına girmiştir. Besteci ve aranjör Erdem Kınay'ın teklifiyle hazırlanan ilk çalışması Yeni Çıktı, Mart 2011'de Kaya Müzik etiketiyle yayımlanmış, Simge bu albümle 2012'de bir ödül töreninde en iyi çıkış yapan kadın sanatçı seçilmiştir. Ancak albüm beklenen ilgiyi görmemiş, şarkıcı sonraki yıllarda bir süre Eskişehir ve İzmir'deki mekânlarda sezonluk sözleşmelerle sahneye çıkarak kariyerini sürdürmüştür. Müzik eleştirmeni Naim Dilmener de o dönem bu iyi sesli genç şarkıcının sesini gerektiği kadar duyuramadığını yazmıştır.

Dönüm noktası 2015'tir. Eylül 2014'te Doğan Music Company ile yayımladığı "Bip Bip" adını yeniden duyurmuş, Haziran 2015'te yayımladığı "Miş Miş" ise onu listelerin zirvesine taşımıştır. Fransız şarkıcı Rif Kohen'in "Dans mon quartier" adlı parçasının Türkçe sözlerle yeniden yorumlanması olan şarkı, MusicTopTR Resmî Listesi'nde dört hafta üst üste bir numarada kalmış, yılın ikinci yarısında radyo ve televizyonlarda en çok çalınan şarkı olmuş ve Simge'ye yalnızca o yıl içinde iki yüze yakın konser kapısı açmıştır. Şarkıcı aynı yıl 42. Altın Kelebek Ödülleri'nde en iyi çıkış yapan solist ödülünü almıştır. Bu başarıdan sonra Simge, radyo ve televizyonlarda en sık çalınan sanatçılardan biri hâline gelmiştir.

Ocak 2016'da yayımlanan "Yankı" ülke listesinde ikinci sıraya yükselmiş ve o yılın ilk dokuz ayında radyo ve televizyonda en çok çalınan şarkı olmuştur. Haziran 2018'de çıkan ilk stüdyo albümü Ben Bazen, dört yıla yayılan bir hazırlık sürecinin ürünüdür ve Ozan Bayraşa, Alper Narman, Ersay Üner, Onurr ve Sezen Aksu gibi isimlerin katkısıyla hazırlanmıştır. Albümün adını taşıyan şarkı üçüncü sıraya, "Öpücem" ise birinci sıraya yükselmiş, "Aşkın Olayım" da geniş kitlelere ulaşmıştır. Simge 2018'de radyo ve televizyonda en çok çalınan ikinci kadın şarkıcı olarak kayıtlara geçmiştir. Soprano sesli olan sanatçı, kendi tarzını Türk müziği nağmeleri taşıyan, altyapısı modern, doğu ile batının sentezi bir ses olarak tanımlamış ve Sezen Aksu'yu örnek aldığını söylemiştir. Müzik yazarı Can Şişman da yüzü batıya dönük olup doğuyu ıskalamayan müzisyenlerin kendiliğinden benimsendiğini yazarak Simge'nin geniş kitlelere ulaşmasını bu dengeye bağlamıştır.

Simge'nin diskografisi 2025'te yayımlanan Anlatasım Var albümüyle genişlemiş, sanatçı 2016'da Her Şey Aşktan filminde konuk oyuncu olarak, 2021'de ise Üç Kuruş dizisinde kamera karşısına geçmiştir. İstanbul'da doğup büyümüş olsa da babası üzerinden Amasya'ya bağlanan Simge, yerel basında şehrin en tanınmış hemşehrileri arasında anılır. Onun hikâyesi, taşra kökenli bir ailenin büyük şehirde yetiştirdiği bir yeteneğin ulusal ölçekte nasıl parlayabildiğini gösteren tipik bir örnektir.

Aynur Aydın ve Gurbetteki Amasyalılar

Sesi ve sahne duruşuyla tanınan Aynur Aydın, Amasya'nın gurbetteki kuşaklarının en bilinen temsilcilerinden biridir. Sanatçı 15 Aralık 1985'te Almanya'nın Münih şehrinde doğmuştur, bazı yerel haberlerde doğum yılı 1980 olarak da geçer. Dedesi 1970 yılında Almanya'ya göç etmiş, Aynur Aydın da üç kuşaktır Münih'te yaşayan bir Türk ailesinin kızı olarak büyümüştür. Basında yer alan haberlere göre dedesi Amasya'dan Almanya'ya göç etmiştir ve sanatçının Amasyalılığı bu aile bağına dayanır. Almanya'ya göç eden Amasyalıların torunlarının bugün Türk müziğinin sahnelerinde yer alması, şehrin kültürel bağlarının kuşaklar boyu nasıl sürdüğünü gösteren bir örnektir.

Aynur Aydın küçük yaşta şarkı söylemeye başlamış, ilk tecrübelerini Münih'teki çocuk ve gençlik tiyatrosu sahnelerinde edinmiş, ardından Westend Opera Musical School'u bitirmiştir. Profesyonel hayata 1999'da katıldığı Sürpriz grubuyla adım atmıştır. Grup ilk albümünü 2000 yılında İstanbul'da kaydetmiş ve uluslararası sahnelere çıkmaya başlamıştır. Sürpriz dağıldıktan sonra Tagtraeumer grubuna katılan Aydın, bu grupla Almanya'nın 2003 Eurovision Şarkı Yarışması ön elemelerinde "Mükemmel Dünya İçin" adlı şarkıyla yarışmıştır. Genç şarkıcı o günlerde basına verdiği demeçlerde bu yarışmada Almanya'daki Türkleri temsil edeceğini söylemiş, Türkçe adlı bir şarkıyla Alman ön elemelerine katılması gurbetteki Türk basınında geniş yer bulmuştur.

Solo kariyere yönelen Aydın, İsveç'te şarkı yazarı Tony Nilsson ile tanışmış ve 2009'da ilk albümünün hazırlıklarına başlamıştır. İki yıl süren çalışmada önce on üç İngilizce şarkı hazırlanmış, bunlar daha sonra Türkçe versiyonlarıyla birlikte 12 Çeşit La La - 12 Ways to La La adlı albümde bir araya getirilmiştir. Stockholm'deki Cosmos Studio'da kaydedilen albüm 2011'de yayımlanmış, sanatçı aynı yıl Türkiye'ye yerleşmiştir. "Yenildim Daima" ve onun İngilizce versiyonu "DNA" için çekilen klipler, Aydın'ı Türkiye'deki dinleyiciyle tanıştırmıştır. Magazin Gazetecileri Derneği 2011-2012 dönemi için onu yılın en iyi çıkış yapan sanatçısı seçmiştir.

2012'de Erdem Kınay'ın proje albümünde seslendirdiği "İşporta", aynı yılın Haziran ayında Türkiye'de en çok dinlenen şarkılar arasına girmiştir. 2015'te yayımlanan "Günah Sevap" bir müzik kanalının listesinde birinci sıraya yükselmiş, Nisan 2016'da çıkan ikinci stüdyo albümü Emanet Beden'deki "Günah Sevap" ve "Bi Dakika" ülke listesinde üçüncü sıraya kadar çıkmıştır. Sanatçı sonraki yıllarda Turaç Berkay Özer ile birlikte yayımladığı düetler başta olmak üzere çeşitli tekli çalışmalarla kariyerini sürdürmüştür. Aynur Aydın'ın hikâyesi, Simge'ninkinden farklı olarak, Amasya'dan Avrupa'ya uzanan bir göç yolunun tersine, Münih'ten İstanbul'a dönen bir sanat kariyerinin hikâyesidir.

Halk Müziğinden Ekrana Sadık Gürbüz

Amasya kökenli sanatçıların büyük bölümü pop müzik ya da komedi alanında tanınırken, Sadık Gürbüz Türk halk müziğinin köklü isimlerinden biri olarak öne çıkar. 10 Nisan 1950'de Gümüşhacıköy'e bağlı Keçiköy'de doğan Gürbüz, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirmiş, ancak hayatını müziğe ve sahneye adamıştır. 1971-1976 yılları arasında Muhsin Ertuğrul'un yönetimindeki İstanbul Şehir Tiyatroları'nda çalışmış, müzik anlayışının temellerinin bu yıllarda, tiyatroda aldıkları sağlam müzik eğitimi sırasında atıldığını söylemiştir. 1976'da siyasal nedenlerle görevinden uzaklaştırılmış ve bir daha eski görevine dönmemiştir.

Tiyatroda çalıştığı dönemde oyun müzikleri yapan Gürbüz, Kara Çarşaflı Gelin (1975), Kaçak (1982) ve Şaşkın Ördek (1983) filmlerinin müziklerini de bestelemiştir. Toprağım ve Sevdam (1988), Turna Telinden (1995), Umut ve Yaşam Türküleri (1997) ve Yine O Sevda (2002) gibi albümlerinde sevda ve gurbet türkülerini, Pir Sultan Abdal geleneğinden deyişleri yorumlamıştır. Halk müziğini tek seslilikten çıkararak modern tekniklerle buluşturmayı amaçlayan çok sesli düzenlemeler yapması, onu bu alanda yenilikçi bir yere koyar. Gürbüz, radyo ve televizyonun etkisiyle halk kültürünü savunanların eskisi kadar etkili olamadığı görüşünü de sık sık dile getirmiştir.

Gürbüz'ün geniş kitlelere yüzüyle tanınması ise oyunculuk sayesinde olmuştur. 2005 yapımı Misi filminde Yani Baba, 2006 yapımı Eve Giden Yol 1914 filminde Derviş Baba karakterlerini canlandırmış, 2014'te başlayıp 30 Nisan 2015'te sona eren Kardeş Payı dizisinde ise Hacı Şerif rolüyle ekranların sevilen yüzleri arasına girmiştir. Gür sesi ve ağırbaşlı oyunculuğu, Gümüşhacıköy'den çıkıp İstanbul sahnelerine uzanan uzun bir sanat ömrünün ürünüdür.

Sahnede ve Ekranda Amasyalı Oyuncular

Amasya'nın ekranlara armağan ettiği yüzlerin en kalabalık grubu oyunculardır. Bunların bir kısmı tiyatro sahnesinden yetişmiş, bir kısmı ise uzun yıllar televizyon dizilerinde yardımcı rollerle tanınmıştır. Burada anılan sanatçıların doğum yerleri biyografik kaynaklarda Amasya olarak geçer ya da hayatlarının belirli bir döneminde şehirle doğrudan bağ kurmuşlardır.

Çağlar Çorumlu

Tiyatro ve komedi denince akla gelen ilk isimlerden Çağlar Çorumlu, soyadının çağrıştırdığı şehre rağmen Amasyalıdır. 4 Aralık 1977'de Merzifon'da, öğretmen bir anne ile öğretmen bir babanın çocuğu olarak doğmuş, 1994'te Merzifon Lisesi'nden mezun olmuştur. Eskişehir'de Anadolu Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği Bölümü'nü 2000 yılında bitirirken üniversitenin tiyatro kulübüne katılmış, oyunculuk yeteneğini kulübün yönetmeni Tolga Evren'in desteğiyle keşfetmiştir. Mezuniyetin ardından İstanbul'a yerleşmiş, bir yıl Müjdat Gezen Sanat Merkezi Actor Studio'da eğitim alarak 2001'de mezun olmuştur.

Profesyonel tiyatro hayatına Kabare Taksim'de başlayan Çorumlu, bu ekibin hazırladığı Yedi Numara dizisinde Yusuf Güdük karakteriyle ekranlara çıkmış, ardından Komedi Kılçık grubunda kabare oyunculuğunu sürdürmüştür. 2007'de İstanbul Efendisi oyunuyla İstanbul Şehir Tiyatroları'na katılmış, altı yıl sonra bu kurumdan istifa ederek 2013'te kendi tiyatrosu TiyatrOPS'u kurmuştur. 2012'de Şark Dişçisi oyunundaki Taparnigos rolüyle Yapı Kredi Afife Jale Tiyatro Ödülleri'nde yılın en başarılı müzikal komedi erkek oyuncusu seçilmiştir. Televizyonda Güldür Güldür Show'daki Şevket, Jet Sosyete'deki Yaşar Yüksel karakterleriyle geniş kitlelere ulaşmış, Cem Yılmaz ile birlikte İş Bankası reklamlarında ve Erşan Kuneri dizisinde yer almıştır. Sinemada Prensesin Uykusu, Kolonya Cumhuriyeti ve Arif V 216 gibi filmlerde oynamış, sonuncusunda Zeki Müren'i canlandırmıştır. Yerel basın, Çorumlu'nun oynadığı oyun ve filmlerde Amasya'dan sık sık söz ettiğini yazar.

Şencan Güleryüz

Arif Şencan Güleryüz 1972'de Amasya'da doğmuştur. 1990-1992 yılları arasında Trakya Üniversitesi'nde satış yönetimi okuduktan sonra 1992'de İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Anasanat Dalı Oyunculuk Bölümü'ne girmiş ve 1996'da buradan mezun olmuştur. 1993'ten itibaren İstanbul Devlet Tiyatrosu, Dormen Tiyatrosu, Tiyatrokare ve Tiyatro İstanbul bünyelerinde sahneye çıkmış, reji çalışmaları da yapmıştır. Sinemada Kahpe Bizans (2000) ile tanınan Güleryüz, Tatlı Kaçıklar'dan Cennet'in Gözyaşları'na, Yalnız Kurt'tan Gecenin Ucunda'ya uzanan çok sayıda dizide rol almış, Şakamera gibi televizyon programlarında da yer almıştır. Oyunculuğun yanında reklam seslendirmesi, sunuculuk, dergicilik ve yürütücü yapımcılık alanlarında çalışmış, Marmara Üniversitesi Sinema Televizyon bölümünde oyuncu yönetimi, Sadri Alışık Konservatuvarı'nda oyunculuk dersleri vermiştir.

Ayşen Tekin

Ekranların hafızasında yer etmiş Amasyalı oyunculardan biri de Ayşen Tekin'dir. 2 Mart 1953'te Amasya'da doğan Tekin, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nü bitirmiş ve 1970'te tiyatroya adım atmıştır. İlk deneyimlerini Tevfik Gelenbe Tiyatrosu'nda edinmiş, sonraki yıllarda Lale Oraloğlu Tiyatrosu, Ankara Birlik Tiyatrosu ve Tuncay Özinel Tiyatrosu gibi topluluklarda çalışmıştır. Aynı zamanda usta bir seslendirme sanatçısı olan Tekin, Süper Baba, Deli Yürek ve Küçük İbo gibi dizilerde oynamış, en çok Çocuklar Duymasın dizisindeki Müzeyyen rolüyle tanınmıştır. Sanatçı 28 Temmuz 2006'da İstanbul'da geçirdiği bir ameliyatın ardından hayatını kaybetmiş ve Karacaahmet Mezarlığı'na defnedilmiştir.

Yakup Yavru

Komedi filmlerinin ve dizilerin tanıdık yüzü Yakup Yavru, 1 Mart 1952'de Amasya'nın Yavru köyünde doğmuştur. Öğretmen okulunu bitirmiş, mesleği gereği birçok şehirde görev yapmıştır. Oyunculuğa geç yaşta başlamasına karşın 1990'ların ortasından itibaren yüzü aşkın yapımda yer almış, çoğunlukla baş komiser, muhtar, okul müdürü, taksici ya da tefeci gibi Anadolu'nun gündelik hayatından tanıdık karakterleri canlandırmıştır. Recep İvedik, Kutsal Damacana ve Yeditepe İstanbul bu yapımlar arasındadır. Papatyam dizisindeki Balıkçı İrfan ve Geniş Aile'deki okul müdürü rolleri onu geniş kitlelere sevdirmiştir. Yerel basında, rol aldığı komedi filmlerinde Amasya ağzını kullanarak hemşehrilerine selam gönderdiği anlatılır. Yavru, 25 Eylül 2018'de 25. Uluslararası Adana Film Festivali kapsamında kendisine verilecek Sinema Emek Ödülü'nü almak için bulunduğu Adana'da, kaldığı otelde kalp krizi geçirerek hayatını kaybetmiş ve Amasya'da toprağa verilmiştir.

Sefa Tantoğlu

Daha genç kuşaktan Sefa Tantoğlu, 7 Eylül 1983'te Amasya'da doğmuştur. Ailesi aslen Artvin'in Kemalpaşa beldesine bağlı Sarp köyündendir ve kendisi Mersin'de büyümüştür. İlk tiyatro eğitimini Mersin Şehir Tiyatrosu'nda alan Tantoğlu, 2008'de Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü'nü bitirmiş, aynı yıl İstanbul Devlet Tiyatrosu'nda sahnelenen Fareler ve İnsanlar oyunundaki rolüyle Arda Kanpolat Oyunculuk Ödülü'ne değer görülmüştür. 2012'de Akasya Durağı dizisindeki Güven karakteriyle geniş kitlelere ulaşmış, ardından Bizim Okul dizisinde rol almıştır. Oyunculuğun yanı sıra İstanbul'daki Cemal Reşit Rey Güzel Sanatlar Lisesi'nde tiyatro öğretmenliği yapmış, Dürrenmatt ve Büchner uyarlamalarında sahneye çıkmıştır.

Sahnenin Arka Yüzünde Şenol Tiryaki

Ekranda pek görünmese de Türk tiyatrosunun kurumsal hayatına katkıda bulunmuş bir Amasyalı olarak Şenol Tiryaki'yi anmak gerekir. 26 Eylül 1944'te Amasya'da doğan Tiryaki, ilkokulu Merzifon'da, ortaokulu Amasya'da, liseyi Ankara Gazi Lisesi'nde okumuş, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü'nden mezun olmuştur. 1956'da kurulan Ankara Deneme Sahnesi'nin 1979-2000 yılları arasında yönetim kurulu başkanlığını yürütmüş, bu topluluğun bütün çalışmalarını Amatör (2013) adlı kitabında toplamıştır. 1999'da kurulan Amatör Tiyatrolar Birliği'nin kurucu üyesi ve ilk başkanı olmuştur.

1992'de başladığı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdür Yardımcılığı görevinden 2009'da emekliye ayrılan Tiryaki, bu dönemde Samsun, Antalya, Sivas, Van ve Gaziantep'te il müdürlüklerinin kurulması için çalışmalar yürütmüştür. Ankara Büyükşehir Belediyesi'nde görev yaptığı yıllarda okullar arası tiyatro şenliği, gençlik festivali ve park konserleri gibi projelere katkıda bulunmuştur. Dramaturgi, oyunculuk ve reji çalışmalarının yanında sahne sanatlarının yeniden yapılanması üzerine yazılar yazmış, 2011'de ATF Emek Ödülü'ne değer görülmüştür.

Yeni Kuşak Mizah Sanatçıları

Son yıllarda Amasya ile adı birlikte anılan isimlerin önemli bir kısmı stand-up ve internet mizahından gelir. Bunların başında Doğu Demirkol yer alır. Demirkol, 6 Eylül 1988'de Ankara'da, Mersinli avukat bir anne ile Balıkesirli doktor bir babanın oğlu olarak doğmuştur. Aslen Amasyalı olmamakla birlikte okul çağının bir bölümünü Amasya'da geçirmiş, ortaokulu bu şehirde okumuştur. Bazı yerel haberler ilkokulu da Amasya'da okuduğunu yazar. Liseyi Ankara'da bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi'nde bilgisayar mühendisliği okumuştur. Yerel basının onu Amasyalı ünlüler arasında sayması, "doyduğun yer" anlayışıyla açıklanabilecek bir sahiplenmedir.

Önceleri sosyal medyada güldürü videoları hazırlayan Demirkol, 2012'de bir yetenek yarışmasına katılmış, ardından stand-up gösterileriyle dikkat çekerek 2015'te BKM Mutfak bünyesinde Açık Mikrofon gösterilerine çıkmıştır. Güldür Güldür programındaki kısa gösterisiyle ekranlarda tanınmış, 2018'de Ali Atay'ın Ölümlü Dünya filmiyle sinemaya geçmiştir. Aynı yıl Nuri Bilge Ceylan'ın Ahlat Ağacı filminde Sinan Karasu karakteriyle başrol oynamış, Zeki Demirkubuz'un Hayat filmiyle birlikte iki filmi Türkiye'nin En İyi Uluslararası Film Akademi Ödülü aday adayı olarak gösterilmiştir. Böylece Şener Şen, Güven Kıraç, Taner Birsel ve Yılmaz Erdoğan'dan sonra iki filmi bu kategoride aday adayı olan beşinci oyuncu olmuştur. Tutunamayanlar dizisinde Tarık Şakrak'ı canlandırmış, kendi hayatından yola çıkan Doğu adlı diziyi hazırlamış, 2024'te senaryosunu kendisinin yazdığı Yaşam Koçu filminde başrol oynamıştır.

İnternet kuşağının bir başka tanınmış yüzü Aykut Elmas'tır. 15 Şubat 1991'de Amasya'da, öğretmen bir babanın çocuğu olarak doğan Elmas, liseyi Kütahya'nın Tavşanlı ilçesindeki Atatürk Anadolu Lisesi'nde bitirmiş, 2010'da İzmir'de Ege Üniversitesi'nde Halkla İlişkiler bölümüne başlamıştır. 2013'te kısa video uygulaması Vine üzerinden paylaştığı skeçlerle tanınmış, Halil İbrahim Göker ve Uğur Can Akgül ile birlikte çektiği videolar kısa sürede geniş bir izleyici kitlesine ulaşmıştır. Daha sonra YouTube ve Instagram'a geçerek milyonlarca takipçiye sahip olmuş, 2016'da bu ekiple birlikte başrollerini paylaştıkları Nasıl Yani filminde oynamıştır. Kayıt Dışı (2021) ve Olmadı Kaçarız (2022) filmlerinde de yer alan Elmas, öğretmen çocuğu olarak şehirden şehre taşınan pek çok Amasyalı ailenin hikâyesini de yansıtır.

Ekranın Başka Yüzleri

Amasya'nın ekranlardaki varlığı yalnızca sanatçılarla sınırlı kalmaz. Futbol hakemi Bünyamin Gezer, 9 Aralık 1972'de Amasya'da doğmuştur. Bir dönem amatör kümede kalecilik yapmış, polis memurluğu ile hakemliği birlikte yürütmüş, üst liglerde önemli karşılaşmaları yönettikten sonra 2011'de düdüğü bırakmıştır. Merkez Hakem Kurulu'nda görev aldıktan sonra köşe yazarlığı ve futbol yorumculuğuna yönelmiş, TRT Spor ekranlarında maçların tartışmalı pozisyonlarını yorumlayan tanıdık bir yüz olmuştur.

Yerel basında Amasyalı ünlüler arasında sayılan bir başka isim, ünlüleri taklit ettiği Binbir Surat programıyla 1990'larda geniş kitlelere ulaşan oyuncu ve komedyen Atilla Arcan'dır. Gerçek adı Ali Atila Gürses olan sanatçı 21 Eylül 1945'te İstanbul'da doğmuş, tiyatro ve sinema oyuncusu, yönetmen ve senarist Muharrem Gürses'in oğludur ve 16 Kasım 2015'te İstanbul'da vefat etmiştir. Arcan'ın baba tarafından Amasyalı olduğu yerel haberlerde yazılmakla birlikte, bu bağı doğrulayan ayrıntılı bir belgeye ulaşılamamıştır.

Hemşehrilik ve Köken Meselesi

Bu portrelerde görüldüğü gibi, bir sanatçının Amasyalı sayılması birbirinden farklı ölçütlere dayanır. Çağlar Çorumlu, Şencan Güleryüz, Ayşen Tekin, Yakup Yavru, Sefa Tantoğlu, Sadık Gürbüz ve Aykut Elmas'ın doğum yerleri biyografik kayıtlarda Amasya ili olarak geçer. Simge Sağın ve Aynur Aydın ise Amasya'da doğmamıştır. İlki babası, ikincisi dedesi aracılığıyla şehre bağlanır. Doğu Demirkol'un bağı ise okul yıllarına dayanır. Kaynaklar arasında küçük ayrılıklar da bulunur. Aynur Aydın'ın doğum yılı kimi haberlerde 1980, biyografik kaynaklarda 1985 olarak verilir, Demirkol'un Amasya'da yalnız ortaokulu mu, yoksa ilkokulu da mı okuduğu kaynaktan kaynağa değişir. Yerel basının hazırladığı ünlüler listelerinde zaman zaman kesinlik taşımayan ifadeler de yer alır ve bu türden bilgiler burada kaynağıyla birlikte, çekinceli biçimde aktarılmıştır.

Bu çeşitlilik, Amasya'nın modern Türkiye'deki yerini de yansıtır. Nüfusunun önemli bir kısmını büyük şehirlere ve yurt dışına veren bir Anadolu şehri için hemşehrilik, doğum yerinden çok aile hafızasında yaşayan bir bağdır. Giriftzen Âsım Bey'in sürgünle gelip gönüllü olarak geri döndüğü şehir, bugün Münih'te doğan bir şarkıcının, İstanbul'da büyüyen bir popçunun ya da Merzifon'dan çıkıp İstanbul sahnelerinde yer edinen bir oyuncunun ortak paydası olarak anılmaya devam etmektedir.

Kronoloji

1851: Giriftzen Âsım Bey Yenişehr-i Fenâr'da (Larissa) doğar.

1900: Âsım Bey, Müşir Fuad Paşa'ya yakınlığı nedeniyle Amasya'da ikamete mecbur edilir.

1929: Uzun yıllar Amasya'da yaşayan Âsım Bey İstanbul'da vefat eder.

1944: Tiyatro insanı Şenol Tiryaki Amasya'da doğar.

1950: Sadık Gürbüz Gümüşhacıköy'e bağlı Keçiköy'de doğar.

1952: Yakup Yavru Amasya'nın Yavru köyünde doğar.

1953: Ayşen Tekin Amasya'da doğar.

1970: Aynur Aydın'ın dedesi Almanya'ya göç eder.

1972: Şencan Güleryüz ve Bünyamin Gezer Amasya'da doğar.

1977: Çağlar Çorumlu Merzifon'da doğar.

1981: Simge Sağın, Amasyalı bir babanın kızı olarak İstanbul'da doğar.

1983: Sefa Tantoğlu Amasya'da doğar.

1985: Aynur Aydın Münih'te doğar.

1991: Aykut Elmas Amasya'da doğar.

2002: Ayşen Tekin, Çocuklar Duymasın dizisinde Müzeyyen rolüne başlar.

2011: Simge'nin ilk çalışması Yeni Çıktı ve Aynur Aydın'ın ilk albümü 12 Çeşit La La yayımlanır.

2012: Çağlar Çorumlu, Şark Dişçisi oyunuyla Afife Jale Tiyatro Ödülü alır.

2014-2015: Sadık Gürbüz, Kardeş Payı dizisinde Hacı Şerif'i canlandırır.

2015: Simge'nin "Miş Miş" şarkısı listelerin zirvesine çıkar.

2018: Simge'nin ilk stüdyo albümü Ben Bazen yayımlanır. Yakup Yavru Adana'da vefat eder ve Amasya'da toprağa verilir.

Kaynakça

Diğer kaynaklar

  • Özcan, Nuri, "Âsım Bey, Giriftzen", TDV İslâm Ansiklopedisi, cilt 3, İstanbul 1991. islamansiklopedisi.org.tr
  • Simge (şarkıcı), Vikipedi maddesi (erişim 01.10.2026). tr.wikipedia.org
  • Aynur Aydın, Vikipedi maddesi (erişim 01.10.2026). tr.wikipedia.org
  • Çağlar Çorumlu, Şencan Güleryüz, Ayşen Tekin, Yakup Yavru, Sefa Tantoğlu, Şenol Tiryaki, Sadık Gürbüz, Doğu Demirkol, Aykut Elmas, Bünyamin Gezer ve Atilla Arcan, Vikipedi maddeleri (erişim 01.10.2026). tr.wikipedia.org
  • "Aynur Aydın Amasyalı çıktı. Bakın hangi ünlülerle hemşeri... İşte Amasyalı 4 ünlü isim", Akşam, 8 Ekim 2021. aksam.com.tr
  • Atıcı, Serkan, "Ekranların En Sevilen Amasyalı Ünlüleri" (foto galeri), Objektif Amasya, 17 Eylül 2023. objektifamasya.com