Özgün Metin
Veys Ahmed Beg tîmârın gör el ayak baglu demürde
Balaban mülke hükm ider göñül var kürk-i sammurda
Bular begzâdeler diler halâs olmak bu zindândan
Dahı añmaz-ıduk mansıb alursa gün bu 'ömürde
Yalançı şîvelü 'âlem bize gaflet ipin dakdı
'Âkıbet zindân içinde hâlümüz oldı bu sırda
Günümüz Türkçesiyle
1. Bak, Veys ile Ahmed Beg'in tımarı: eli ayağı demire bağlı; Balaban mülke hükmeder, gönlü samur kürktedir.
2. Bunlar begzadeler, bu zindandan kurtulmak isterler; bu ömürde (bir) gün makam alsa bile artık anmazdık.
3. Yalancı cilveli dünya bize gaflet ipini taktı; sonunda bu sırada hâlimiz zindan içinde oldu.
Edebî ve Tarihî Yorum
Tokat'a Giden Begzadeler
Menteşeoğullarının, ataları öldükten sonraki akıbeti doksan altıncı bâbda anlatılır. Menteşeoğlu Yakub Beg ölür, iki oğlu kalır: İlyas Beg ve Mahmud Beg. Mahmud bey olmaz, İlyas bey olur; o da ölür. İlyas'ın iki oğlu hünkâr kapısında kulluk etmektedir; atalarının öldüğü ve defterlerinin "dürüldüğü" işitilince Tokat'a gönderilir ve onlara Bidevî Çardağı tımar olarak verilir. Biri Veys Beg, öteki Ahmed Beg'dir. Menteşe vilayeti ise Balaban Paşa'ya tımar verilir. Bâbın devamında bu iki begzadenin Tokat hisarına hapsedildiği anlaşılır.
Demir ile Samur
Uzun mısralar ilk bakışta göze çarpar: on altı heceye yaklaşan bu ölçü, bâbdaki öteki parçalarda yoktur. İlk beyit iki zıt resmi yan yana koyar: Veys ile Ahmed'in "tımarı" el ayak bağlı demirdir, Balaban ise mülke hükmeder ve gönlü samur kürk içindedir. "Tımar" kelimesinin burada acı bir alayla kullanıldığı açıktır. İkinci beyit begzadelerin sesidir: bu zindandan kurtulmak isterler; bundan sonra bir gün makam alsalar bile artık anmazlar. Üçüncü beyitte dünya "yalançı şîvelü", yalancı cilveli bir sevgili gibi gaflet ipini boyunlarına takmıştır ve sonunda zindana düşmüşlerdir. Tokat'ın Bidevî Çardağı ve Tokat hisarı, eserde Musa'nın beylerbeyisi Mihaloğlu'nun ve Vılkoğlu'nun oğullarının da hapsedildiği yer olarak geçer; Rum vilayeti, Osmanlı'nın tehlikeli gördüğü kişileri tuttuğu bir iç bölge gibidir.
Kaynakça
- Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 448 (çeviriyazı metin, bâb 96).






