Özgün Metin
Zamândur dürlü devrân-ıla geçdi
Gehî şâdî gehî giryânla geçdi
Şâdîsidür yalan giryânı girçek
Bu gaflet ehli hep yalanla geçdi
Gice gündüz ha turmaz tartışurlar
Melâlet ata binüp yile geçdi
Benüm didükleri hay bunda kaldı
Hayâli cânuñ-ıla bile geçdi
Âşıkî yaz menâkıb Âl-i 'Osmân
Yidi ceddüñ bu âl-ılan bile geçdi
Günümüz Türkçesiyle
1. Zaman türlü devranlarla geçti; kimi zaman sevinçle, kimi zaman ağlamakla geçti.
2. Sevinci yalandır, ağlaması gerçek; bu gaflet ehli hep yalanla geçti.
3. Gece gündüz durmadan tartışırlar; melalet ata binip yel gibi geçti.
4. "Benim" dedikleri bunda kaldı; hayali canınla birlikte geçti.
5. Âşıkî, Osmanoğullarının menkıbesini yaz; yedi ceddin bu hanedanla birlikte geçti.
Edebî ve Tarihî Yorum
Aydın ve İzmiroğlu
Aydın ilinin Osmanlı'ya geçişi doksan dördüncü bâbın konusudur. Ayasuluğ ve Tire yöresi zaten Osmanlı tasarrufundadır, ama İzmiroğlu yüzünden halkın karışıklığı bitmez. Aydınoğlu İsa Beg'in oğlu kapıda tımar yemektedir ve sürekli "İzmiroglı gitmeyince vilâyet sizüñ olmaz" der. Aydın ili hünkârın kulu Yahşı Beg'e verilmiştir; o da zaman zaman İzmiroğlu ile çarpışır. Bir gün İzmiroğlu Yahşı Beg'in kardeşini yakalar ve aman vermeden öldürür. Beylerbeyi Oruç Beg, Yahşı ile birlikte onun üzerine gönderilir; İzmiroğlu karşı koymaz, İpsili kalesine girer. Vilayetin bir kısmı Osmanlı'ya döner ve tımar erlerine verilir, ama İzmiroğlu'nun fesadı eksik olmaz.
Yedi Ata
Manzumenin ilk dört beyti bir fânilik öğüdüdür: zaman sevinçle ve ağlamakla geçer, sevinç yalan, ağlamak gerçektir; gaflet ehli yalanla geçer; "benim" dedikleri burada kalır. Ama son beyit eserin en çok anılan aile kayıtlarından biridir: "Âşıkî yaz menâkıb Âl-i 'Osmân / Yidi ceddüñ bu âl-ılan bile geçdi." Yazar kendi kendine seslenir: Osmanoğullarının menkıbesini yaz, çünkü yedi atan bu hanedanla birlikte yaşadı. Neşri hazırlayanlar, Âşıkpaşazâde'nin kendi devrine kadar yedi ceddinin Osmanlı soyuyla birlikte yaşamış olmasına değinirken tam bu beyti alıntılar. Beyitteki "yedi cet", yazarın girişte saydığı soy zinciriyle karşılaştırılabilir: Şeyh Yahya, Şeyh Selman, Âşık Paşa, Muhlis Paşa ve Baba İlyas. Bu soy, Elvan Çelebi köyü üzerinden Amasya yöresine bağlanır; ayrıntılar Âşıkî (Âşıkpaşazâde) sayfasındadır. Redif "geçdi", beş beytin hepsinde korunur.
Kaynakça
- Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 446 (çeviriyazı metin, bâb 94).
- Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, "Önsöz" ve "Hayatı ve 'Tarih'iyle Âşık Paşazade", Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 25-48.






