Özgün Metin
Şarâb içdi bu Türkmân serhoş oldı
Evinde 'avratı olan boş oldı
Yidi içdi döküldi yatdı Türkmân
Kazâya ogradı her ki tuş oldı
Didiler Yörgüç'üñ konuklıgıdur
Anuñ ni'meti kahr u mâr şiş oldı
Kızılkocalular iller yıkardı
Yıkıldı 'ömri kaygulu kış oldı
Tagıldı illere 'avrat u eri
Sorar birbirine kim ne iş oldı
Kanı bu dört beg oglı hanlarumuz
Kırıldı çerimüz nuht savaş oldı
Günümüz Türkçesiyle
1. Bu Türkmen şarap içti, sarhoş oldu; evinde karısı olan (karısı) boş kaldı.
2. Türkmen yedi, içti, döküldü, yattı; her kim rastladıysa kazaya uğradı.
3. "Yörgüç'ün konukluğudur" dediler; onun nimeti kahır oldu, şişmiş yılan oldu.
4. Kızılkocalılar illeri yıkardı; ömürleri yıkıldı, kaygılı bir kış oldu.
5. Kadını da erkeği de illere dağıldı; birbirine "Ne iş oldu" diye sorar.
6. "Hani bu dört bey oğlu hanlarımız; askerimiz kırıldı, kara bir savaş oldu."
Edebî ve Tarihî Yorum
Amasya'da Bir Şölen
Amasya, doksan sekizinci bâbın başlığında açıkça anılır: "Anı beyân ider kim vilâyet-i Amasiyye'de ve Tokat'da Kızılkocaoglanları Yörgüc-ilen ne'yledi." Yazar şöyle başlar: Amasya ve Tokat vilayetinin Kızılkocaoğulları Türkmenlerinden hiç rahatı yoktur; yolcular bir şehirden öbürüne kalabalık olmadan gidemez, gittiklerinde de "harâmzâdalık" eksik olmaz. Bir gün Yörgüç Paşa bir hile düzer: hünkâr ağzından sahte bir elçi hazırlar ve dört kardeşe armağanlarla bir mektup yazdırır. Mektupta hünkâr onlara lalası Yörgüç ile birlikte Alparslan'ın Canik'ine yürümelerini, sonra Artukova'ya gelip orayı tımar almalarını söylemektedir. Kızılkocaoğulları Çorumlu vilayetinde bulunur; sevinirler, dört yüz kişi toplanır. Aralarında bir plan yaparlar: Yörgüç karşılarına çıkarsa onu öldürecek, memleketi yağmalayıp döneceklerdir. "Merzuvan Ovası"na, yani Merzifon ovasına gelip konarlar; Yörgüç karşılamaya gelmez, "gâyetde hôş degüldür" denir. Amasya'ya girerler. Yörgüç'ün oğlu karşılar, babasının hasta olduğunu, askerin Sunsa'da hazır beklediğini söyler. Dört kardeş yüksek bir yere, öbürleri bölük bölük konaklara yerleştirilir; bol nimet ve şarap verilir. Gece sarhoş uyurlarken önce dört kardeş, sonra dört yüz kişi yakalanır, elleri bağlanıp zindana konur; zindanın kapısı kapatılıp tütün verilir ve hepsi boğulur. Dört kardeşin başı kesilir.
Şölenin Tersine Dönüşü
Sahne, beyitlerde yasa dönen bir düğün gibi anlatılır. Türkmen içer, sarhoş olur, yer ve yatar; evinde bıraktığı karısı dul kalır. Üçüncü beyitteki "Yörgüç'üñ konuklıgıdur" sözü ironiktir: bu konukluğun nimeti kahır ve şişmiş yılan olmuştur. Dördüncü beyit bir bedel muhasebesidir: iller yıkan Kızılkocalıların ömrü yıkılmıştır. Son iki beyit geride kalanların sesidir: kadınlar ve erkekler dağılmış, birbirine ne olduğunu sorar; dört bey oğlu nerede, askerleri kırılmış, uğursuz bir savaş olmuştur. Bu bâb, eserin Amasya yöresine dair en ayrıntılı anlatılarından biridir ve Yörgüç Paşa'nın Amasya'daki güvenlik siyasetini sert bir dille gösterir. Redif "oldı", altı beytin hepsinde korunur.
Kaynakça
- Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 452 (çeviriyazı metin, bâb 98).






