Özgün Metin

Gerekdür düşmene kim ola tedbîr
İdegör tedbîri sen itme taksîr
Ki tedbîr Hak sebeb kodı arada
Velî dikkat gerekdür oña tefkîr

Günümüz Türkçesiyle

1. Düşmana karşı tedbir gerekir; tedbiri yap, sakın kusur etme.

2. Çünkü Hak tedbiri arada bir sebep olarak koydu; ama ona dikkat ve düşünce gerekir.

Edebî ve Tarihî Yorum

Çorumlu Baskını

Kızılkocaoğulları Amasya'da zindanda boğulurken Yörgüç Paşa "Bunlaruñ işini bitürüñ ve 'ömürlerini mahv idüñ" diye buyurur ve kendisi atlanıp Türkmenlerin evlerine yönelir. Türkmenler Çorumlu yöresine konmuştur; Yörgüç üzerlerine baskın yapar, orada kalmış Türkmenlerin birçoğunu öldürür, bütün davarlarını ve mallarını yağma ettirir. Yazar, Çorumlu'da bir koyunun bir akçeye satıldığını söyler; kadınlar ve çocuklar perişan olur, vilayetlere düşüp dilenci olurlar. O zamandan yazarın kendi gününe kadar Türkmenler eskisi gibi "harâmzâdalık" yapamaz olmuştur. Ardından bir soru gelir: "Bunlardan günâh var mıdur? Ne kadar şerri var-ıdı ola bunlaruñ, böyle kırdılar?"

Tedbirin Yeri

Sorunun hemen arkasından gelen iki beyit dolaylı bir cevaptır: düşmana karşı tedbir gerekir ve tedbirde kusur edilmemelidir. İkinci beyit tedbiri teolojik bir çerçeveye koyar: Tanrı tedbiri arada bir sebep olarak bırakmıştır, yani insanın tedbiri ilahî takdirin işleyişinde bir araçtır. Ama bu araç dikkat ve düşünce ister. Yörgüç'ün yaptıkları burada açıkça savunulmaz; tedbirin meşruluğunu söylerken onun düşünceyle yapılması gerektiğini de ekler. Asıl cevap, bir sonraki soru-cevapta verilecektir: Kızılkocaoğulları Dulkadıroğlu'nu ve Karaöylükoğlu'nu vilayete davet ederdi. Kafiye "-îr" sesindedir: tedbîr, taksîr, tefkîr.

Kaynakça

  • Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 452 (çeviriyazı metin, bâb 98).