Özgün Metin
Gazâ kim bunlar itdi hakdan oldı
'İnâyet Hâkim-i mutlakdan oldı
Bu âlüñdür gazavât bil cihânda
Atañ u hem dedeñ Gök Alp'dan oldı
Bulara han didiler hônı boldur
'Atâ vü hem kerem bunlardan oldı
Murâd Hanam Muhammed Bâyezîd Han
Murâd u Orhan u 'Osmân'dan oldı
İlâhî fazl u ihsânuñ bu âle
Mü'ebbed it 'atâsı senden oldı
Günümüz Türkçesiyle
1. Bunların yaptığı gaza Hak'tan oldu; inayet, mutlak hüküm sahibinden oldu.
2. Bil ki dünyada gazalar bu hanedanındır; atan da deden de Gök Alp'ten oldu.
3. Bunlara han dediler, eli boldur; bağış ve kerem bunlardan oldu.
4. Murad Hanım; Muhammed, Bayezid Han; Murad, Orhan ve Osman'dan oldu.
5. İlahî, lütfun ve ihsanın bu hanedana olsun; onu sürekli kıl, bağışı senden oldu.
Edebî ve Tarihî Yorum
Kırk Beş Gün
Macar seferi yüz dokuzuncu bâbda başlar. Önce Vılkoğlu'na adam gönderir: Macar'a Semendire'den geçecektir, hazırlık eksik olmasın. Eflakoğlu Drakul'a da haber gider: askerini toplayıp gelsin, yoksa üzerine varmaya üşenmez. Drakul "Devletlü han, ben hâzıram sultânumuñ atın ve itin yitmege" der. Murad büyük bir orduyla Vidin'e varır, bütün Rumeli akıncısı da Vidin'den geçer. Macar ilinde birkaç hisar alınır, Zibin'e kadar varılır; kırk beş gün Macar ülkesinde dolaşılır ve Eflak üzerinden dönülür. Gelirken Drakul kılavuzluk eder, giderken Lazoğlu'nun askeri öncülük etmiştir. Hiçbir kâfir karşı çıkmaz.
Bir Soy Kütüğü
Akının ardından Osmanlı soyu sayılır. İkinci beyit hanedanın kökünü Gök Alp'e bağlar; dördüncü beyit ise zinciri geriye doğru sayar: Murad Han, Mehmed, Bayezid Han, Murad, Orhan, Osman. Bu sayım, eserin başındaki uzun soy kütüğünün şiirdeki kısa bir tekrarıdır ve gazayı soyun mirası olarak gösterir. Üçüncü beyitteki "hônı boldur", sofrası boldur, yine cömertlik erdemine işaret eder. Beşinci beyit bir duadır: Tanrı'nın lütfu bu hanedana sürekli olsun. Redif "oldı", beş beytin hepsinde korunur; kafiye "hakdan, mutlakdan, Gök Alp'dan, bunlardan, 'Osmân'dan, senden" sözleriyle kurulur.
Kaynakça
- Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 465 (çeviriyazı metin, bâb 109).






