Özgün Metin

Fesâda kim sebeb olsa Karaman
O bilmez ne olur dîn ü ya îmân
Fesâd olur hasedden mahlûk içre
Haseddür bil Karaman işi hemân

Günümüz Türkçesiyle

1. Fesada kim sebep olursa Karaman'dır; o din ve iman ne olur bilmez.

2. Fesat yaratılmışlar arasında hasetten olur; bil ki Karaman'ın işi baştan sona hasettir.

Edebî ve Tarihî Yorum

Elek Elek

Karamanoğlu'nun yaptıklarına Murad'ın cevabı yüz on beşinci bâbda gelir. Karamanoğlu ahdini bozmuş, Müslümanların kadınlarına ve çocuklarına zalimler eliyle namussuzluk ettirmiştir. Murad Konya'ya çıkar ve yağma buyurur; Karaman ili "elek elek", yani delik deşik edilir, köyleri ve şehirleri harap olur. Karamanoğlu Taş'a kaçar; yazar o yıl Karaman'da nesebi belirsiz pek çok çocuğun doğduğunu söyler. Karamanoğlu, Murad'ın kız kardeşi olan hatununu ve veziri Sürûr'u gönderir: "Var karındaşuñdan benüm suçumı dile." Elçiler yalvarır; hünkâr Sürûr'a "Şimden girü sen ol begüñe inanur mısın" diye sorar. Sürûr, bu hatada rızası olmadığını, işin Turgutoğullarından çıktığını söyler. Hünkâr suçu yine affeder. Yazar bâbı bir yargıyla kapatır: "İmdi 'azîzler bu Osmânlu'nuñ zulm itmesinüñ sebebi Karamanoglı İbrahim'üñ sebebinden olmış-ıdı, yohsa tâ bugüne degin Osmânlu'dan kimsenüñ hakkına zulm itmek gelmemiş-idi."

Hasedin Kökü

İki beyit bu yargıyı kısaltır: fesadın sebebi Karaman'dır ve Karaman'ın işi hasettir. "Fesâd" ile "haset" arasında kurulan bağ, Âşıkpaşazâde'nin Karamanoğullarını anlatışının temel kalıbıdır: onların Osmanlı'ya karşı düşmanlığını siyasi bir rekabetten çok bir ahlak kusuru olarak görür. Nesirdeki son cümlede ise yazar Osmanlıların da zulmettiğini kabul eder, ama sebebini Karaman'a bağlar. Bu, eserin hanedan bağlılığıyla eleştirel tutumunun nasıl bir arada durduğunu gösteren bir örnektir. Kafiye "-ân" sesindedir: Karaman, îmân, hemân.

Kaynakça

  • Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 472-473 (çeviriyazı metin, bâb 115).