Özgün Metin

Siyâc-ı dîn-i İslâm Âl-i 'Osmân
Bularuñ meddâhıdur cümle sultân
Bu âlüñ dîn kılıcı var elinde
Gazâ bu âle virdi Ganî Sübhân
Bu âlüñ ihsânı tutdı cihânı
'Atâsı bahrında katredür 'ummân
Bu âlüñdür fazîlet 'âlem içre
Mücâhidün didi âyât-ı Kur'ân
Âşıkî Yahyâ Selmân 'Âşık'a var
Ki Muhlis İlyâs u hem vire bürhân

Günümüz Türkçesiyle

1. Osmanoğulları İslam dininin çitidir; bütün sultanlar bunların methiyecisidir.

2. Din kılıcı bu hanedanın elindedir; Ganî ve Sübhân (olan Tanrı) gazayı bu hanedana verdi.

3. Bu hanedanın ihsanı dünyayı tuttu; onun bağış denizinde umman bir damladır.

4. Dünyada fazilet bu hanedanındır; Kur'an ayetleri (bunlara) "mücahidler" dedi.

5. Âşıkî, Yahya'ya, Selman'a, Âşık'a var; Muhlis ve İlyas da (sana) burhan versin.

Edebî ve Tarihî Yorum

İkinci Kosova

Macar ordusu Kosova'ya gelir ve yüz on dokuzuncu bâbda Murad ile karşılaşır. Macar ordusunda Lih banı, Çih banı, Lökbanoğlu, Sökület banı ve Yanko Hünyad vardır; Karamanoğlu da Turgutlu at hırsızlarını göndermiştir. Kurşunlu Kilise yakınında, cuma günü savaş başlar; gece de sürer, cumartesi yine büyük bir savaş olur. Birçok bey şehit düşer; küffarın birçok banı ölür, kimi esir olur. Yanko ve Lök ban kaçar, Sökület ban oğluyla düşer, Lih ban esir olur ama kendini tanıtmaz. Bu noktada yazar kendinden söz eder: "Fakîr dahı anda bir kâfir depeledüm. Hünkâr fakîre bir eyü at virdi ve dervîş Akbıyık'a dahı virdi." Çih ban esir edilip hünkâra getirilir; hünkâr ona neden geldiklerini sorar. Bâb, menkıbeyi okuyana ve dinleyene dua ile kapanır ve bu gazaya "gazâ-yı ekber" dendiği, Murad'ın oğlu Mehmed'in de bu savaşta bulunduğu kaydedilir. Tarih 852 (1448).

Soy Zinciri

Dört beyit boyunca Osmanlı hanedanı övülür: İslam'ın çiti, din kılıcının sahibi, ihsanı dünyayı tutan, Kur'an'ın "mücahidler" dediği bir soy. Ama son beyit yazarın kendisine döner ve onu kendi soyuna gönderir: "Âşıkî Yahyâ Selmân 'Âşık'a var / Ki Muhlis İlyâs u hem vire bürhân." Bu beyit, eserin girişindeki soy zincirini, yani Derviş Ahmed Âşıkî'nin Şeyh Yahya'nın, Şeyh Selman'ın, Âşık Paşa'nın, Muhlis Paşa'nın ve Baba İlyas'ın soyundan geldiğini, şiirle tekrarlar. Hanedan övgüsünün hemen ardından gelen bu soy zinciri, yazarın Osmanlı'ya bağlılığını kendi manevi soyuna bağlılıkla yan yana koyduğunu gösterir. Baba İlyas'ın Amasya yöresiyle bağı için sitedeki sayfasına bakılabilir. Yazarın II. Murad'ın bazı seferlerine katıldığını TDV maddesi de bildirir; bir savaşta bizzat silah kullandığını söylediği yer ise bu bâbdır.

Kaynakça

  • Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 479-480 (çeviriyazı metin, bâb 119).
  • Abdülkadir Özcan, "Âşıkpaşazâde", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 4, İstanbul 1991, s. 6-7. https://islamansiklopedisi.org.tr/asikpasazade

Çevrimiçi kaynaklar