Özgün Metin
Ogullar ataya yürek yagıdur
Oguluñ eyüsi gussa tagıdur
Ogul kim atanuñ hemsâzı ola
Safâlu bâgı bostân u bâgıdur
Ogul kim mukbil olup du'â alsa
Atanuñ devleti yüzi agıdur
Her ogul kim ol uymaz atasına
Resûl'e müdde'î Hakk'a yagıdur
Günümüz Türkçesiyle
1. Oğullar babaya yürek yağıdır; (ama) oğlun iyisi de dert dağıdır.
2. Babasıyla bir ahenk içinde olan oğul, onun safalı bağı, bostanı ve bahçesidir.
3. Bahtı açık olup dua alan oğul, babasının devletinin yüz akıdır.
4. Babasına uymayan her oğul, Resul'e davacı, Hakk'a düşmandır.
Edebî ve Tarihî Yorum
Tokat'ta Hapis, Edirne'de Taht
Semendire Vılkoğlu'nun elinden çıkınca, yüz on altıncı bâbda, Yanko öne düşer ve İzladi Derbendi'ne Macar leşkeri gelir; Kasım Paşa ve Halil Paşa'nın kardeşi tutulur. Barış yapılır, Vılkoğlu'na vilayeti geri verilir. Bu sırada Tokat'ta hapsedilmiş olan Vılkoğlu'nun iki oğlunun gözlerine mil çekilir ve babalarına gönderilir; Halil Paşa'nın kardeşi de Macar'dan satın alınır. Sonra Murad Edirne'ye gelir ve Halil Paşa'ya şöyle der: "Ben oglumı gözüm öñünde tahta geçürürin... İmdi benüm oglum dahı benüm hayatumda göreyin ne sûret-ilen pâdişâh olur." Oğlunu, yani Sultan Mehmed'i Manisa'dan getirtip tahta oturtur. Turahan Beg tutulup Tokat'ta Bidevî Çardağı'na gönderilir; küffarla uğraşmaya onun sebep olduğu ve Vılkoğlu ile dost olduğu söylenmektedir. Murad tahtını kendi isteğiyle oğluna bırakır, kendisi Manisa'ya gider; Halil Paşa vezir-i azam, Mevlânâ Hüsrev kadıasker olur.
Yürek Yağı ve Dert Dağı
Bir babanın tahtını oğluna bıraktığı anda beyitler evlat üzerine düşünür. İlk beyit bir çelişki kurar: oğul babaya yürek yağıdır, yani en değerli şeydir; ama iyi oğul bile bir dert dağıdır. İkinci ve üçüncü beyitler iyi oğlu anlatır: babasıyla uyum içinde olan, dua alan oğul babanın bağı bahçesi ve yüz akıdır. Dördüncü beyit babasına uymayan oğlu Resul'e ve Hakk'a düşman sayar. Bu beyitler, aynı bâbda Tokat'ta gözlerine mil çekilen Sırp şehzadeleriyle de sessiz bir karşıtlık kurar: bir yanda babasının sağlığında tahta oturan Mehmed, öte yanda babalarına kör olarak dönen iki oğul. Yazar bu karşıtlığı açıkça söylemez. Redif "-agıdur": yagıdur, tagıdur, bâgıdur, agıdur, yagıdur.
Kaynakça
- Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 474 (çeviriyazı metin, bâb 116).






