Özgün Metin
Ne tâli' tutdı İstanbol cihanda
Ki hükmi ber-karâr olmaz bu cânda
Televvün olsa pâdişâh sözinde
Olur memleketi dâyim ziyânda
Husûsâ kim kâfir ola vezîri
Zarar ister olur dâyim îmânda
Günümüz Türkçesiyle
1. İstanbul dünyada nasıl bir talih tuttu ki hükmü bu canda kararlı olmaz.
2. Padişahın sözünde renk değiştirme olursa, memleketi hep zararda olur.
3. Hele veziri kâfir olursa, hep zarar ister, (zarar) imanda olur.
Edebî ve Tarihî Yorum
Rûm Mehmed
Yazar bâbın bu yerinde açıkça şunu söyler: "Bu şimdiki mukāta'a olmasına Rûm Muhammed sebeb oldı." Neşirde bu cümleyi başlıksız gelen üç beyit izler. Neşri hazırlayanların notlarından anlaşıldığına göre birinci beytin ikinci mısraı, ikinci beytin tamamı ve üçüncü beytin ilk mısraı italiktir, yani A nüshasında bulunmayıp S nüshasından alınmıştır. Bu durumda A nüshasında parça çok daha kısa, belki yalnız bir beyit olarak yer almaktadır.
Sözün Rengi
Eleştirinin iki hedefi vardır. İlki padişahın sözündeki "televvün", renk değiştirmedir: bir kez bağışlanan mukataa sonra yeniden konmuştur ve bu, memleketi sürekli zararda bırakır. İkincisi vezirin kökenidir: kâfir olan vezir hep zarar ister ve bu zarar imana dokunur. Yazar, Rûm Mehmed'in İstanbul esiri olduğunu ve "bizüm tâ'ifemüz" diyerek şehrin yeniden Rumların eline geçmesini hesapladığını daha önce söylemişti. Bu eleştiri, Âşıkpaşazâde'nin devşirme ve dönme kökenli vezirlere karşı kuşkusunun en açık ifadelerindendir; aynı kuşku, Yıldırım Bayezid dönemindeki "kâfirler çok olundı" sözünde de sezilmişti. İlk beytin anlamı kapalıdır: İstanbul'un "talihi" ile hükmünün bu canda kararlı olmaması, şehrin sürekli el değiştiren kaderine işaret ediyor olabilir. Kafiyede cihanda, cânda, ziyânda ve îmânda sözleri yan yana gelir.
Kaynakça
- Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 490 (çeviriyazı metin, bâb 123).






