Özgün Metin
Bu han kim fazl-ı Hak yoldaş idindi
Kamu halk bil anı kim baş idindi
Bu hana düşmân olan 'âlem içre
Belâ vü zehr-ü mârı aş idindi
Bu hanuñ nesline kim du'â itmez
Başına bil külâhın taş idindi
Se'âdet tâcın urdı Hak bu hana
Zuhûr-ı hikmete nakkâş idindi
Âşıkî yaz menâkıbını bu hanun
Ki berr ü bahri cümle bahş idindi
Günümüz Türkçesiyle
1. Bu han ki Hakk'ın lütfunu yoldaş edindi; bil ki bütün halk onu baş edindi.
2. Dünyada bu hana düşman olan, belayı, zehri ve yılanı aş edindi.
3. Bu hanın nesline kim dua etmezse, bil ki başına külah yerine taş edindi.
4. Hak bu hana saadet tacını giydirdi; hikmetin ortaya çıkışına nakkaş edindi.
5. Âşıkî, bu hanın menkıbelerini yaz; çünkü karayı da denizi de hep bağış edindi.
Edebî ve Tarihî Yorum
Niköpri ve Kosova
Despotun ölümü, yüz yirmi beşinci bâbda Niköpri'nin el değiştirmesine yol açar: İshak Beg'in oğlu İsa Beg durumu hünkâra bildirir. Hisarın dizdarı, Bosna kralının karısının despotun kızı olduğunu ve onların padişahı olduğunu söyleyerek direnir; ama beşinci gün hisar alınır ve Vılkoğlu'nun gümüşü ele geçer. Ardından Tirebçe hisarına varılır; taş hisar hemen alınır, kulesi birkaç gün direnir, sonra o da düşer ve orada "haddin ve hisâbın Allah bilür" denecek kadar mal bulunur. Bir başka hisarcığa Evrenezoğlu İsa Beg gönderilir; ama kâfirler hisarı yakıp kaçmışlardır. Hünkâr İzbeçen'den Kosova'ya, Gazi Hünkâr'ın, yani I. Murad'ın şehit olduğu yere gelir; orada çok ihsanda bulunur, yemekler pişirtir, Gazi Hünkâr'ın ve gazilerin ruhu için yenir ve dualar edilir. Tarih 858 (1454).
Taş Külah
Hanedana dua etmek, bu beyitlerde bir sadakat ölçüsüdür. Bu han Hakk'ın lütfunu yoldaş edinmiştir ve bütün halk onu baş bilir. İkinci beyit ona düşman olanın belayı, zehri ve yılanı aş edindiğini söyler. Üçüncü beyit sert bir imge kullanır: bu hanın nesline dua etmeyen, başına külah yerine taş geçirmiştir. Dördüncü beyitte Tanrı'nın bu hana saadet tacı giydirdiği ve onu hikmetin nakkaşı yaptığı söylenir. Son beyit yine yazarın görevine döner: karayı ve denizi bağışlayan bu hanın menkıbelerini yazmalıdır. Fatih'in, büyük dedesi I. Murad'ın Kosova'da şehit düştüğü yerde ziyafet vermesi, eserin hanedan sürekliliğine verdiği önemi gösteren bir sahnedir; Kosova savaşının anlatıldığı manzume de bu kategoride ayrı bir sayfada yer almaktadır. Beş beytin hepsi "idindi" redifiyle biter.
Kaynakça
- Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 493 (çeviriyazı metin, bâb 125).






