Özgün Metin

Gör ne tedbîr hîle ider âdemî
Ya'nî kim milk idine her 'âlemi
Sanur kalur kendüye mülki hemîn
Assı oldur kim çeker bunca gamı
'Âkıbet bir arşun yir mülkidür
Kodı gitdi saltanat-ılan demi

Günümüz Türkçesiyle

1. Gör, insan ne tedbir ve hile eder; yani her âlemi mülk edinsin diye.

2. Mülkün kendisine öylece kalacağını sanır; kazancı, bunca gamı çekmesidir.

3. Sonunda (onun) mülkü bir arşın yerdir; saltanatıyla geçen zamanı bırakıp gitti.

Edebî ve Tarihî Yorum

Ankara'da Buluşma

Padişah gemiyle Mudanya'ya geçip Bursa'ya varır ve orada oturur. Mahmud Paşa İstanbul'da yüz gemi donatıp Sinop'a gönderir. Gemiler yola çıkmadan İsmail Beg'e bir kul ile mektup yollanır: Trabzon'a gemiler gönderilecektir; İsmail Beg dostluk göstermek için onların işini görmeli, kaptana harçlık vermeli, yetmezse padişahın Bakır Küresi'nden ayrılan akçeden harcamalı, edepsizlik eden azapları cezalandırmalıdır. Mahmud Paşa Edirne'ye gidip Rumeli askerini, azapları ve serahorları toplar ve Bursa'ya getirir; Anadolu beylerbeyi de Anadolu askerini Sultanöyüğü'nde toplar. Ardından İsmail Beg'e bir kul daha gönderilir: oğlu Hasan Beg'i yiğit yoldaşlarıyla Ankara'ya göndermelidir. Karamanoğlu İbrahim Beg de bir oğlunu askerle yollar. Padişah Ankara'ya vardığında hepsi orada buluşur.

Bir Arşın Yer

Hazırlıkların tam ortasında söz birden insanın hırsına döner. İnsan her âlemi mülk edinmek için türlü tedbir ve hile kurar; mülkün kendisine kalacağını sanır, oysa elde ettiği tek şey çektiği gamdır. Son beyit bilinen bir öğüdü sert bir imgeyle verir: sonunda insanın mülkü bir arşın yerdir; saltanatını ve zamanını bırakıp gider. Bu öğüt, nesirdeki olaylarla birlikte okunduğunda anlam kazanır. İsfendiyaroğlu İsmail Beg, babasından kalan Kastamonu ve Sinop beyliğinin son sahibidir; az sonra bu mülkü padişaha bırakacaktır. Manzume onun adını anmaz, ama bir beyliğin el değiştirmek üzere olduğu yerde dünya mülkünün geçiciliğini hatırlatır. Bir sonraki iki manzume de aynı öğüdü sürdürür. Kafiyede âdemî, 'âlemi, gamı ve demi sözleri yer alır.

Kaynakça

  • Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 505-506 (çeviriyazı metin, bâb 132).