Özgün Metin
Bir iki gün olan cihana kalma
Ziyândur sevgüsi ziyâna kalma
Senüñ aduñ fülân söylenür ancak
Hemîn bir sözdür ol fülâna kalma
Yalandur da'vâsı güler yüzüñe
Şîvesi pür yalandur sözine kalma
Günümüz Türkçesiyle
1. Bir iki günlük olan dünyaya kalma; sevgisi ziyandır, ziyana kalma.
2. Senin adın ancak "falan" diye söylenir; o yalnız bir sözdür, (o) falana kalma.
3. Güler yüzüne (rağmen) iddiası yalandır; edası baştan başa yalandır, sözüne kalma.
Edebî ve Tarihî Yorum
Ulu Kardeşim
Bâbın bu yerinde Ankara'da İsmail Beg'in oğlu Hasan Beg'in tutulduğu ve sancağının Kızıl Ahmed'e verildiği, Kastamonu halkının Kızıl Ahmed'e itaat ettiği anlatılmıştır. İsmail Beg Sinop'a çekilir. Mahmud Paşa ona gidip konuşur: bir hisarla padişaha ne kadar karşı durabileceğini sorar, şehrin limanının da elinden alındığını hatırlatır. İsmail Beg padişahın kendisini ve çocuklarını helak etmesinden korktuğunu söyler; paşa "Hâşâ" diye cevap verir ve has gelirinden daha fazla tımar verileceğine, istediği yerde tımar alacağına söz verir. İsmail Beg ahitle kabul eder. Padişah hisarın karşısına konar; İsmail Beg çıkıp elini öpmek ister, ama hünkâr "Sen benüm ulu karındaşumsın. Revâ mıdur kim elüm öpesin" diyerek buna izin vermez. Sonra Kastamonu, Ayafni ve Sinop hisarlarına padişahın kulları konur; Hasan Beg'e Bolu sancağı verilir.
Kalma
Bir beyliğin sona erdiği bu sahnenin ardından gelen öğüt, dünyaya güvenmemektir. Her beytin sonunda tekrarlanan "kalma" kelimesi burada "kanma, aldanma" anlamında kullanılır. Dünya bir iki günlüktür ve sevgisi ziyandır. İkinci beyit ince bir söz oyunu yapar: insanın adı sonunda yalnızca "falan" diye anılır; o bir sözden ibarettir ve ona da güvenmemelidir. Üçüncü beyit dünyayı güler yüzlü bir yalancıya benzetir: iddiası yalan, edası yalandır. Bir önceki manzumede insanın mülkünün sonunda bir arşın yer olduğu söylenmişti; bu manzume aynı öğüdü sürdürür ve hemen ardından gelen uzun beyitli parça da onu tamamlar. "Kalma" redifinin önünde cihana, ziyâna, fülâna ve sözine kafiyeleri durur.
Kaynakça
- Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 507 (çeviriyazı metin, bâb 132).






