Özgün Metin

Ne hîle itdi Voyvoda kazuklu
Necis ü murdar u la'net azıklu
Dırakolaoglı ol bedbaht mundar
Kırar dimez sevâbludur kazuklu [yazuklu]

Günümüz Türkçesiyle

1. Kazıklı Voyvoda ne hile etti; necis, murdar ve azığı lanet olan (o kişi).

2. O bahtsız, murdar Dırakulaoğlu; kırar, sevaplı mıdır günahlı mıdır demez, kazıklı.

Edebî ve Tarihî Yorum

Bir Hile

Eflak seferinin sebebi yüz otuz altıncı bâbda uzun bir nesirle anlatılır; bu manzume o nesrin sonunda yer alır. Fatih İstanbul'a döndükten sonra çevreden elçiler gelmeye başlar; Eflak beyinden de elçi gelir. Eflak beyi kapıya çağrılır, ama şu cevabı verir: "Bu benüm vilâyetüm baña togrı degüllerdür." Ülkesinden çıkıp kapıya giderse Macarlar gelip vilayeti başkasına verecektir; padişahtan uç beylerinden birini Tuna kenarına göndermesini, o beyin vilayeti beklemesini, kendisinin de bu arada kapıya yüz sürmeye gideceğini ister. Hünkâr ona güvenir ve uç beylerinden Çakırcıbaşı Hamza Beg'i birçok Müslümanla gönderir. Kış mevsimidir ve Tuna donmuştur. Müslümanlar gafildir. Yazar Eflak beyinin asıl maksadının kapıya gelmek olmadığını söyler: tam gece yarısı Hamza Beg'e baskın yapar, onu tutar, birçok Müslümanı öldürür, birkaç yerden askerini geçirip ülkeye büyük zarar verir. Hamza Beg'in ve birçok Müslümanın başını keser ve Macar kralına "Ben Türklere 'adû oldum" diye gönderir.

Kazıklı

Bu kişi beyitlerde iki lakapla anılır: "Voyvoda kazuklu", yani Kazıklı Voyvoda, ve "Dırakolaoglı", Drakula'nın oğlu. İlk beyit onu necis, murdar ve azığı lanet olan biri olarak tanıtır. İkinci beyit adını verir ve zulmünü tek bir çizgiyle anlatır: öldürürken sevaplı mı günahlı mı diye ayırmaz. Neşirde son kelime "kazuklu" olarak okunmuş, yanına köşeli parantez içinde "yazuklu" düzeltmesi konmuştur; "yazuklu" günahlı demektir ve "sevâblu" ile karşıtlık kurar. Bu iki beyit, Eflak voyvodasının Osmanlı kaynaklarındaki en erken tasvirlerinden biri olarak ilgi çeker. Kafiyede kazuklu, azıklu ve yeniden kazuklu sözleri "-uklu" sesini paylaşır.

Kaynakça

  • Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 513 (çeviriyazı metin, bâb 136).