Özgün Metin
Yine biñ şîveler gösterdi 'âlem
Karış murış cihan hem Benî Âdem
Ocaklar söyinüp evler yıkıla
Ola mülk-i Karaman mesken-i gam
Ne turfe turfe nakşı var cihanuñ
Gehî gûyâ ider halkı geh ebkem
Bu takdîr kudreti gör 'âlem içre
Ne hükmi cârîdür muhkem müsellem
'Âşıkî yaz bir ihtisâr menâkıb
Ki 'aklı 'ibret alup ola epsem
Günümüz Türkçesiyle
1. Dünya yine bin türlü cilve gösterdi; dünya da Âdemoğulları da karmakarışık (oldu).
2. Ocaklar sönüp evler yıkılsın; Karaman mülkü gam yurdu olsun.
3. Dünyanın ne tuhaf tuhaf nakışları var; halkı kâh konuşturur, kâh dilsiz eder.
4. Dünyada bu takdirin kudretini gör; hükmü ne sağlam ve kesin olarak yürür.
5. Âşıkî, menkıbeleri kısaca yaz ki akıl ibret alıp sussun.
Edebî ve Tarihî Yorum
Altı Oğul
Yüz kırkıncı bâbın başlığı, anlatılacak olayları sıralar: Karamanoğlu öldüğünde altı oğlu kalmıştır; Uzun Hasan onun memleketine nasıl gelmiş ve orada ne yapmıştır, Sultan Muhammed ne yapmıştır ve Karamanoğlu'nun oğulları ne olmuştur. Beyitler başlıkla nesir arasına yerleştirilmiştir. Bâbın devamında Uzun Hasan'ın Erzincan'dan Sivas'ı geçip Karaman'a gelişi, kardeşler İshak ile Pîr Ahmed arasındaki kavga, Fatih'in Pîr Ahmed'i desteklemesi, Saykalan hisarı ve Kayseri ile İshak'ın Ermenek'te yenilmesi anlatılır.
Karaman'ın Gam Yurdu
Dünyanın değişkenliği bir cilve imgesiyle verilir: dünya yine bin türlü şive göstermiş, her şey ve bütün insanlar karmakarışık olmuştur. İkinci beyit bir beddua gibidir: ocaklar sönsün, evler yıkılsın, Karaman mülkü gam yurdu olsun. Bu beyit, eserin baştan sona Karamanoğullarına gösterdiği düşmanlığın bir parçasıdır; yazar beyliğin içindeki kardeş kavgasını bir ceza olarak görür. Üçüncü ve dördüncü beyitler dünyanın tuhaf nakışlarını ve Tanrı takdirinin sağlam hükmünü anar: dünya insanları kâh konuşturur kâh dilsiz eder, ama takdirin hükmü kesindir. Son beyitte yazar kendine menkıbeleri kısaca yazmasını öğütler ki akıl ibret alıp sussun. "Epsem", sessiz, susmuş demektir; anlatılacak olayların ağırlığı karşısında aklın söyleyecek sözü kalmaz. 'Âlem, Âdem, gam, ebkem ve müsellem'den sonra kafiye dizisi "epsem" ile, yani suskunlukla kapanır.
Kaynakça
- Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 519 (çeviriyazı metin, bâb 140).






