Özgün Metin
'Acebdür degmeler kim 'ahde turmaz
Şular kim 'ahdi yokdur râhat olmaz
Hakuñ hôd 'ahdi vardur va'deler hem
İnanur mü'min olan dahı tınmaz
Münâfıkdur bozan ol 'ahd ü peymân
Nifâk iden cihanda mü'min olmaz
Diseñ Karaman'a gel 'ahd tutalum
Ya öldürür seni ya ilde komaz
'Âşıkî 'ahd umma Karaman'dan
Ki bunlar 'ahd nedür dahı bilmez
Bu 'Osmânlu Karamanlu degül bil
Dahı sen bil ki Turkut adam olmaz
Günümüz Türkçesiyle
1. Şaşılacak şeydir, pek çok kimse ahdinde durmaz; ahdi olmayanlar rahat olmaz.
2. Hakk'ın ahdi de vaatleri de vardır; mümin olan inanır, yine de tınmaz.
3. O ahdi ve sözü bozan münafıktır; nifak eden dünyada mümin olmaz.
4. Karaman'a "Gel ahdimizi tutalım" desen, ya seni öldürür ya ilde bırakmaz.
5. Âşıkî, Karaman'dan ahit umma; çünkü bunlar ahit nedir bilmez.
6. Bil ki bu Osmanlı, Karamanlı değildir; şunu da bil ki Turgut(lu) adam olmaz.
Edebî ve Tarihî Yorum
Kuyruğunu Bulamak
Karamanoğulları arasındaki kardeş kavgası yüz kırkıncı bâbın devamında sürer. Pîr Ahmed, Saykalan hisarını ve Kayseri'yi hünkâra vermiştir; hünkâr Adalya sancakbeyi Köse Hamza Beg'i ve Karahisar sancakbeyini birkaç sancakla Pîr Ahmed'in yardımına gönderir. Ermenek'te İshak ile karşılaşılır ve İshak ilden çıkarılır. İshak bütün hazinesini alıp Uzun Hasan'a kaçar, bir oğlunu ve bir karısını Silifke'de bırakır. Pîr Ahmed Karaman'a bey olur ve Silifke dışında İçil'i de zapt eder. İshak'a ecel erişir ve Uzun Hasan'ın yanında ölür; hazinesi Uzun Hasan'a kalır. Bu sırada Pîr Ahmed, yazarın deyişiyle "kuyrugın bulamaga başladı", yani yaltaklanarak sinsice iş görmeye koyulur. Ilgın Bazarcığı'nı, yanında Tañrıdan hamamı bulunan yeri, hünkârdan ister ve önceki ahdini bozmaya başlar.
Ahde Vefa
Ahit bozmak beyitlerde genel bir yargıya bağlanır. Pek çok kimse ahdinde durmaz ve ahdi olmayan rahat bulmaz. İkinci beyit Tanrı'nın ahdini ve vaatlerini hatırlatır. Üçüncü beyit ahdi bozanı münafık sayar; nifak eden dünyada mümin olmaz. Dördüncü beyitten sonra konu Karaman'a döner: ona "gel ahdimizi tutalım" denirse ya öldürür ya ilde bırakmaz. Beşinci beyitte yazar kendine Karaman'dan ahit ummamasını öğütler. Son beyit karşılaştırma yapar: Osmanlı, Karamanlı gibi değildir. İkinci mısradaki "Turkut", Karaman bölgesindeki Turgutoğulları'nı anar; neşirdeki aktarım da bu sözü "Turgutoğlu" diye karşılar. Bu, eserin Karaman'a ve onun yanında yer alan beylere yönelik sert dilinin bir örneğidir. Redifin hep olumsuz kalması (turmaz, olmaz, tınmaz, olmaz, komaz, bilmez, olmaz) ahitsizlik konusuna uyar.
Kaynakça
- Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 521 (çeviriyazı metin, bâb 140).






