Özgün Metin
Ne işler oldı gör fanî cihânda
Dahı çok işleri vardur nihânda
Sakın kim magrûr olma bu fenâya
Ki assı sandugın ola ziyânda
Buña 'âkil 'ârifler uymadılar
Uyanlar cümle kalmışdur yabânda
Neye kim elüñ irse añ sen ölüm
Kim añmazsañ kalursın sen gümânda
Sarây u köşk ü serîrde yatanlar
Gömüldi yatdı çok çürük samanda
Günümüz Türkçesiyle
1. Gör, fani dünyada ne işler oldu; daha nice işleri gizlidedir.
2. Sakın bu fenaya mağrur olma; kâr sandığın (şey) ziyanda olabilir.
3. Akıllı arifler buna uymadılar; uyanların hepsi yabanda kalmıştır.
4. Elin neye erişirse sen ölümü an; anmazsan şüphede kalırsın.
5. Sarayda, köşkte ve tahtta yatanlar gömüldü, çok çürük saman içinde yattı.
Edebî ve Tarihî Yorum
Silifke ve Mokan
Silifke, yüz kırk yedinci bâbda kalenin içinden gelen bir teklifle alınır. Karamanoğlu İshak Beg Uzun Hasan'a kaçarken oğlunu Silifke kalesinde bırakmıştır; kardeşi Pîr Ahmed ise Mokan kalesini almıştır. İshak Beg'in oğlu Fatih'e haber gönderir: "Silifke'yi sultânuma vireyüm, âdemüñ göndür." Fatih ona güvenip Gedük Ahmed'i yiğit yoldaşlarla gönderir. Gedük Ahmed İçil'e girer, doğruca Silifke'ye varır ve İshak Beg'in oğlu hisardan çıkıp kaleyi teslim eder. Bu sırada Karamanoğlu Kasım Beg Uzun Hasan'a gitmiş ve ondan asker almıştır. Gedük Ahmed Silifke'den sonra Mokan hisarına yürür. Pîr Ahmed'in karısı ve oğlu, İshak Beg'in küçük bir oğlu ve Karamanoğlu Muhammed Beg'in güzel bir kızı oradadır. Gedük Ahmed hisarı "darb-ı dest-ilen", yani zorla alır. Sonra Lüle'ye düşer, onu da zorla alır ve halkını kırar. Tarih 877 (1472-73).
Çürük Saman
Neşirde başlıksız gelen manzume, bir hanedanın kadınlarının ve çocuklarının bir hisardan ötekine sürüklendiği bu sahnelerin ardından dünyanın geçiciliğini hatırlatır. Fani dünyada nice işler olmuştur ve daha nicesi gizlidir. İkinci beyit bu fenaya mağrur olmamayı öğütler: kâr sanılan şey ziyanda olabilir. Üçüncü beyit akıllı ariflerin dünyaya uymadığını, uyanların yabanda kaldığını söyler. Dördüncü beyit açık bir öğüttür: elin neye erişirse ölümü an. Son beyit eserin en sert imgelerinden birini taşır: sarayda, köşkte ve tahtta yatanlar gömülmüş, çürük saman içinde yatmışlardır. Bu imge, nesirde anlatılan bey ailelerinin düşüşüyle doğrudan bağlantılıdır. Kafiye cihânda, nihânda, ziyânda, yabânda ve gümânda'dan geçip "samanda" ile, çürük saman imgesiyle biter.
Kaynakça
- Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 530 (çeviriyazı metin, bâb 147).






