Özgün Metin

Çerinüñ serveri kim 'âkil olmaz
Ne kadar çok ola düşmâna turmaz
Aña kim 'akl u devlet yâr degüldür
Öñünde taglar olsa gözi görmez
Murâd Paşa belürsüz oldı gitdi
Hana bir kul dahı hîç eksük olmaz

Günümüz Türkçesiyle

1. Askerin başı akıllı olmazsa, (asker) ne kadar çok olsa da düşmana karşı duramaz.

2. Aklın ve talihin dost olmadığı kişinin önünde dağlar olsa gözü görmez.

3. Murad Paşa kayboldu, gitti; hana bir kul hiçbir zaman eksik olmaz.

Edebî ve Tarihî Yorum

Fırat Kıyısında

Uzun Hasan seferinin ilk felaketi yüz kırk dokuzuncu bâbda Fırat kıyısında yaşanır. Mihaloğlu Ali Beg Kemah'a akın eder; ordu Sivas, Akşehir, Karahisar, Erzincan ve Tercan'a doğru ilerler. Fırat kıyısında Mahmud Paşa Rumeli beylerbeyi Murad Paşa'yı uyarır: "Hey Murad Beg, gel suyı öte geçmeyelüm, gāfil düşmeyelüm. Düşmâna göz göre yaka virmeyelüm." Murad bu sözü dinlemez: "Mihaloglı 'Ali Beg ilerü gitdi, yâ biz ne-y-çün turalum?" Mahmud Paşa ona yağıda akıl ve rey gerektiğini, düşmanı daha görmediğini söyler; ama Murad gözünü yumup Fırat'ı geçer. Mahmud Paşa sabredip bekler. Biraz sonra Ali Beg'in koşarak geldiği görülür; düşmanın pusuda adamları vardır. Mahmud Paşa ve Ali Beg orduya çekilir; düşman Murad Paşa'yı ortaya alır ve o "belürsüz olur", kaybolur. Turahan Beg oğlu Ömer Beg, Hacı Beg ve Fenârîoğlu Ahmed Paşa tutulur; subaşılar Bayburt'a gönderilir, üç bey düşmanın yanında alıkonur.

Akıl ve Devlet

Bozgundan çıkan ders açıktır. Askerin başı akıllı değilse, asker ne kadar çok olsa da düşmana duramaz. İkinci beyit aklın ve talihin dost olmadığı kişinin önündeki dağları bile göremeyeceğini söyler; bu, Murad Paşa'nın gözünü yumup suyu geçmesine bir göndermedir. Son beyit soğuk bir gerçekçilikle biter: Murad Paşa kaybolup gitmiştir, ama hana bir kul hiçbir zaman eksik olmaz. Bu son mısra, eserde devşirme kökenli kullara bakışın bir yansıması olarak da okunabilir: bir paşanın yerine bir başkası hemen konabilir. Mahmud Paşa'nın bu bâbda akıllı ve sabırlı bir komutan olarak gösterilmesi, eserin ona olan saygısını bir kez daha ortaya koyar. Olmaz, turmaz ve görmez, beyit sonlarında birbirini izleyen olumsuz fiillerdir.

Kaynakça

  • Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 534 (çeviriyazı metin, bâb 149).