Özgün Metin
Hasan kim kendüyi key er sanurdı
Çagatay'da 'Acemde uz anılırdı
Ve hem dirdi Çıtakla bulışayum
Çürük i'tikâdına inanurdı
Buluşdı hem Çıtak bir biñ göründi
Öñince kaçuban ha tolınurdı
Dahı añdurmaz ol Hasan Çıtag'ı
Çıtak añılsa Hasan utanurdı
Çıtak urdı Hasan başına yumruk
Ve ger kurtılsa bilüñ uslanurdı
Günümüz Türkçesiyle
1. Hasan ki kendini pek yiğit sanırdı; Çağatay'da, Acem'de usta diye anılırdı.
2. Hem "Çıtak'la buluşayım" derdi; çürük inancına inanırdı.
3. Çıtak'la buluştu da (Çıtak) bir kez göründü; önünden kaçıp dolanırdı.
4. O Hasan artık Çıtak'ı andırmaz; Çıtak anılsa Hasan utanırdı.
5. Çıtak Hasan'ın başına bir yumruk vurdu; bilin ki kurtulsa uslanırdı.
Edebî ve Tarihî Yorum
Boz Atı Getirin
Bir önceki bozgunun ardından Fatih ile Uzun Hasan arasındaki büyük savaş yüz ellinci bâbın konusudur. Yedinci gün, bir çarşamba, iki ordu karşılaşır. Şehzade Mustafa'nın kolunun karşısında Uzun Hasan'ın oğlu Zeynel, Şehzade Bayezid'in kolunun karşısında Ogurlu Mehmed, padişahın karşısında ise Hasan-ı Dırâz, yani Uzun Hasan durur. Zeynel'in başı kesilir. Uzun Hasan durumu görünce boz atını istetir; at hazırlanır ve kaçış başlar. Gazilerin önünde Türkmenlerin akılları başlarından gider. Karamanoğlu Pîr Ahmed de Uzun Hasan'ın yanındadır; yeniçeriyi görünce kaçmayı her şeyden yeğ bulur. Uzun Hasan Tebriz'e yönelir, Karamanoğlu da yanına düşer. Yeniçeriler bunları görünce bağırır: "Hey devletsüz hâyin Türkmânlar, ok atılmadın ve kılıç salınmadın bu kaçmak size neden oldı?" Bâbın sonunda Uzun Hasan'ın başını kurtardığına razı olduğu ve yakınlarına "Âl-i Osmân'uñ adların ayruk añmayalar" diye vasiyet ettiği anlatılır. Tarih 878 (1473).
Çıtak
Manzumenin anahtar kelimesi "Çıtak"tır. Neşrin bağlamından anlaşıldığına göre bu, Türkmenlerin Osmanlı askerine verdiği küçümseyici bir addır. Yazar bu adı Uzun Hasan'ın ağzından alıp ona karşı çevirir. Hasan kendini yiğit sanmış, Çağatay'da ve Acem'de usta diye anılmış, "Çıtakla bulışayum" diyerek çürük inancına güvenmiştir. Ama Çıtak bir kez görününce onun önünden kaçmıştır. Dördüncü beyit, nesirdeki vasiyetle doğrudan bağlantılıdır: Hasan artık Çıtak'ın adını andırmaz, anılsa utanır. Son beyit kaba bir mizahla biter: Çıtak Hasan'ın başına bir yumruk vurmuştur; kurtulsa belki uslanacaktır. Bu manzume, eserdeki en canlı alay parçalarından biridir ve Otlukbeli zaferinin Osmanlı tarafındaki coşkusunu taşır. Redifteki "-urdı/-ırdı" (sanurdı, anılırdı, inanurdı, tolınurdı, utanurdı, uslanurdı), Hasan'ın eski hâllerini anlatan bir geçmiş zaman kipidir.
Kaynakça
- Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 536 (çeviriyazı metin, bâb 150).






