Özgün Metin
Karışdı bir birine ceng iderler
Velî kâfire tagı teng iderler
Çü emr oldı kılıç çekdi gāziler
Kâfirler kırdı, kan dökdi gāziler
Teferrüc it, ne iş ider gāziler
Kâfir leşkerini sıdı gāziler
Günümüz Türkçesiyle
1. Birbirine karıştılar, savaşırlar; ama kâfire dağı dar ederler.
2. Emir olunca gaziler kılıç çekti; kâfirleri kırdı, kan döktü gaziler.
3. Seyret, gaziler ne iş eder; kâfir askerini kırdı gaziler.
Edebî ve Tarihî Yorum
Kara Boğdan
Kara Boğdan tekfuru haracı kesince, yüz elli ikinci bâbda anlatılan sefer başlar. Önce gönderilen bir paşanın askeri bozulur. Padişah büyük bir orduyla Tuna kenarına varır; İstanbul gemilerine de Tuna kıyısında hazır olmaları emredilmiştir. Padişah Tuna'yı gemilerle geçer ve tekfuru aramak için Boğdan vilayetine girer. Tekfur askerini toplayıp sarp bir dağın arasına çekilir ve atlılarını da piyade eder ki iyi bir savaş versinler. Gaziler kâfirlerin büyük bir hazırlık yaptığını görüp padişaha bildirir. Padişah buyurur: "Hey gâziler, gayret-i İslâmdur, saf saf olup alaylar bagla." Gaziler kâfir askerinin üzerine yürür; kâfir pıranki toplarını kurup atmaya başlar. Gaziler İslam gayretini yüreklerinde sağlamlaştırıp ilerler ve kâfire göz açtırmaz. Bâbın devamında gazilerin top arabalarını bozduğu ve savaşın kuşluktan güneş batıncaya kadar sürdüğü anlatılır. Tarih 881 (1476).
Seyret
Savaşın tek bir anı canlı bir sahne gibi verilir. İlk beyitte iki ordu birbirine karışmıştır; ama gaziler kâfire dağı dar etmektedir. Bu söz, nesirdeki tekfurun sarp dağın arasına çekilmesine bir göndermedir: onu koruyacağını sandığı dağ, bir tuzağa dönmüştür. İkinci beyit emirle kılıç çekilmesini, kırımı ve dökülen kanı anlatır. Üçüncü beyit okuyucuyu bir seyirci gibi çağırır: "Teferrüc it", yani seyret, gaziler ne iş eder. "Sıdı" fiili kırdı, bozguna uğrattı anlamındadır. Parça, eserin savaş anlatan öbür kısa manzumelerindeki gibi gazilerin adını her mısrada tekrarlayarak bir coşku yaratır. "Gāziler" redifi son iki beytin bütün mısralarında yer alır.
Kaynakça
- Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 542 (çeviriyazı metin, bâb 152).






