Özgün Metin
Neyi kim takdîr-i Hak yazdı anı
Anuñ kısmetidür yazılan divânı
Çü hattı muhkem kâtîbi üstâd
İrer menziline anuñ servânı
Sa'du nahs-i tâli' kim yazıla ol
Zâhir olan âhir anuñ beyânı
Çü dâl devletde gālibdür Cem üzre
Ko kaçsun Cem'i kim tutmañ siz anı
Günümüz Türkçesiyle
1. Hakk'ın takdiri neyi yazdıysa, yazılan divan onun kısmetidir.
2. Hattı sağlam, kâtibi usta olunca, onun kervanı menziline erer.
3. Talihin uğurlusu da uğursuzu da yazılır; sonunda onun açıklaması ortaya çıkar.
4. "Dâl" devlette Cem'in üzerine galip olunca, bırakın Cem kaçsın, siz onu tutmayın.
Edebî ve Tarihî Yorum
Bursa'da Cem
Cem Sultan'ın padişahlık denemesine geçmeden önce yazar, yüz elli yedinci bâbda kendine bir soru sorar: Bayezid'in tahta geçtiğini yazmıştır, peki Cem ne yapmıştır? Cevap şudur: Karaman sefihleri Cem'e iğvalar vermiş, onu alıp Bursa'ya getirmişlerdir. Bayezid bunu duyunca iki bin kadar yeniçeriyi denizden gönderir; yeniçeriler Mudanya'dan Bursa'ya varır, Cem de aynı anda gelir. Bursa halkı Bayezid'in kendisinin gelmesini ummuştur; yalnız yeniçerilerin geldiğini görünce çekinir, çünkü yeniçerilerin bir kısmı İstanbul'da adlarına yakışmayan işler yapmıştır. Cem de kendi padişahlarının oğludur. Bu yüzden halk Cem'e itaat eder. Bundan önce yalancı müneccimlerin bir sanısı vardır: "Atasından soñra pâdişâhlık Sultân Cem'üñdür." Yazar bu sözün kısmen doğru çıktığını söyler: Cem Bursa'ya gelip padişah olmuş, padişahlık kanununu sürmüştür. Ama devlet Bayezid'den yanadır; Cem'in saltanatı "hemân ol kadar-ıdı." Müneccimlerin sanısı da böylece tamam olmuş, Karaman sefihleri melul ve mahzun kalmıştır.
Yazılan Divan
Olaylar takdir düşüncesine bağlanır. Hakk'ın takdiri neyi yazdıysa, yazılan divan onun kısmetidir. İkinci beyit bir yazı imgesi kullanır: hattı sağlam, kâtibi usta olunca kervan menziline erer. Üçüncü beyit uğurlu ve uğursuz talihin yazıldığını, sonunda açıklamasının ortaya çıkacağını söyler; bu, müneccimlerin yarım kalan kehanetine bir göndermedir. Son beyit kapalıdır. "Dâl" Arap alfabesinde bir harftir; neşirdeki çeviri mısraı "dal gibi devlet" diye anlar. "Devlet" kelimesi Arap harfleriyle bu harfle başladığı için, Bayezid'in devletinin Cem'e galip gelmesine işaret eden bir harf oyunu olabilir; ama kesin anlamı belirsizdir. Mısranın sonu ise açıktır: bırakın Cem kaçsın, onu tutmayın. Kafiye anı ile açılıp anı ile kapanır; arada dîvânı, servânı ve beyânı vardır.
Kaynakça
- Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 547-548 (çeviriyazı metin, bâb 157).






