Özgün Metin

Yapıldı kal'alar Tuna suyından
Ne soy soylar gāzi kâfir soyından
Soyın soylar o kâfirler kızınuñ
Mukadderdür gāzilerde bu hûdan
Bulurlar mâl u ni'met kul karavaş
Çınarlu ve yüce servi boyından

Günümüz Türkçesiyle

1. Tuna suyunda kaleler yapıldı; gazi kâfir soyundan ne soylar soyar.

2. O kâfirlerin kızlarının soyunu soyarlar; bu huy gazilerde mukadderdir.

3. Mal, nimet, köle, cariye bulurlar; çınar ve yüce servi boylu (olanlardan).

Edebî ve Tarihî Yorum

Tuna Kaleleri

Cem'i ülkeden çıkaran II. Bayezid, yüz altmışıncı bâbda önce oğullarını sancaklara gönderir: Korkud Saruhan'a, Şehinşah ise "Yûnan tahtı"na, Konya'ya gönderilir. Padişah İstanbul'dan çıkıp gaza niyetiyle Edirne'ye varır ve Anadolu ile Rumeli askerinin Edirne çevresinde toplanmasını emreder. Ama bu sırada "celeb kullarından biri birine nâşâyiste hareketler vâki' olundı" ve bu yüzden sefer ertelenir. Padişah iki beylerbeyine emreder: babasının Macarların elinden alıp yıktığı Tuna kıyısındaki kaleleri yeniden yapıp mamur etsinler. Anadolu beylerbeyi bir kalenin üzerine, Rumeli beylerbeyi bir başkasının üzerine askeri ve mimarıyla konar; çevrede gaziler gazaya devam eder. Kaleler tamamlanır, yarakları görülür, içlerine ciğerdar gaziler konur. Yazar "Şimdi dahı küffâra gazâ iderler" der. Tarih 888 (1483).

Soy ve Soymak

Bütün parça bir söz oyununa dayanır. "Soy" hem nesil, hem de "soymak" fiilinin kökü olarak kullanılır. İlk beyitte kaleler yapılmış ve gazi kâfir soyundan "ne soy soylar" soymaktadır; yani hem soy soy esir almakta hem de ganimet soymaktadır. İkinci beyit aynı oyunu sürdürür: gaziler kâfir kızlarının soyunu soyar ve bu huy onlarda mukadderdir. Son beyit ganimetin ne olduğunu sayar: mal, nimet, köle ve cariye; boyları çınar ve servi gibi yüce olanlar. Bu manzume, uç gazilerinin kale yapımından sonra sürdürdükleri akınların ekonomik yüzünü açıkça gösterir. Kafiye suyından, soyından, hûdan ve boyından sözlerini ses bakımından birbirine yaklaştırır.

Kaynakça

  • Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 551 (çeviriyazı metin, bâb 160).