Özgün Metin

Paşalar gamı kumaş ya filori
Gözedürler kaçan ire öbüri
Ve ger mahbûb-turur câriye oglan
Hemân-dem biter anuñ mahfî sîri
Kapucılar gelen elin gözedür
Bulaşa ellerine dünyâ kiri
'Âşıkî armagânı bil du'âdur
İre cümle cihana dünyâ nûrı

Günümüz Türkçesiyle

1. Paşaların derdi kumaş ya da filoridir; öbürü ne zaman gelecek diye gözetirler.

2. Ve eğer (gelen) güzel bir cariye ya da oğlan ise, onun gizli sırrı hemen ortaya çıkar.

3. Kapıcılar gelenin elini gözetir; ellerine dünya kiri bulaşsın diye.

4. Âşıkî, bil ki armağan duadır; dünyanın nuru bütün cihana erişsin.

Edebî ve Tarihî Yorum

Kendü Hâlümden

Yüz altmış sekizinci bâb bir seslenişle açılır: "İmdi iy 'azîzler, bu Âl-i 'Osmân kim vardur, bunlaruñ kılıçları seyf-i İslâmdur." Böyle padişahların vezirlerinde "gayretullâh", yani Allah için gayret gerekir ki hayırları kat kat olsun. Ama vezirlerin yanına gelen âlimler ya da fakirler dünya garazını söyler; ahiret sözü söyleseler bile murat dünyayı göstermektir. Paşalar da bunların hâlini görünce "bizümle bunlaruñ farkı nedür" derler. Yazar bu eleştiriyi kişisel bir tanıklıkla bağlar: "Bu beyânı kim ben size iderim kendü hâlümden habar virürin."

Dünya Kiri

Vezir kapısındaki ilişkiler sert bir hicivle anlatılır. Paşaların derdi kumaş ya da filoridir; bir armağan alınca öbürünün ne zaman geleceğini gözetirler. İkinci beyit daha ağır bir ima taşır: gelen armağan güzel bir cariye ya da oğlan ise paşanın gizli sırrı hemen ortaya çıkar. Üçüncü beyit kapıcılara döner: onlar da gelenin eline bakar ki ellerine dünya kiri bulaşsın; yani rüşvet beklerler. Son beyitte yazar kendi armağanının ne olduğunu söyler: Âşıkî'nin armağanı duadır. Bu, eli boş gelen bir dervişin paşa kapısındaki yerini gösteren acı bir cevaptır. Bâb, sonradan eklendiği düşünülen kısımdadır; yine de konuşanın "kendi hâlimden" diyerek bir derviş ağzından yazması, dilini eserin önceki bölümlerine yaklaştırır. Filori, öbüri, sîri, kiri ve nûrı kafiyeleri "-ri" sesiyle biter.

Kaynakça

  • Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 565 (çeviriyazı metin, bâb 168).