Özgün Metin

Kanı bunlar ki sûret baglamışdı
Bulardan niçe gülen aglamışdı
Bular milk kendünüñ oldı sanurdı
Yalan hayâle göñül baglamışdı
Bular gitdi hayâli bunda kaldı
Bu hayâl niçe cânlar taglamışdı
'Âşıkî bu menâkıbı ki yazduñ
Niçeler buña târîh baglamışdı

Günümüz Türkçesiyle

1. Hani bunlar ki suret bağlamışlardı; bunlardan nice gülen ağlamıştı.

2. Bunlar mülkün kendilerinin olduğunu sanırlardı; yalan hayale gönül bağlamışlardı.

3. Bunlar gitti, hayalleri burada kaldı; bu hayal nice canları dağlamıştı.

4. Âşıkî, yazdığın bu menkıbelere nice kişi tarih düşürmüştü.

Edebî ve Tarihî Yorum

Vezirlerin Eserleri

Osmanlı sarayının vezirleri, yüz altmış altıncı bâbda adları ve eserleriyle tek tek sayılır. Hayreddin Paşa ile başlar: Orhan zamanında Bilecik kadısı olmuş, yeniçeriyi kurmuş, İznik'te bir cami ve imaret yaptırmıştır. Oğullarından İbrahim Paşa için şu kayıt düşülür: "Sultân-ı Muhammed Amasiyye'de iken kādı-'asker olmışdı. Bursa'ya gelicek vezir oldı." Yani Çelebi Mehmed'in Amasya yıllarında onun kazaskeri olmuştur. Listede Amasya iki kez daha geçer. Biri Bayezid Paşa'dır: "Âsâr-ı Bâyezîd Paşa: Amasiyye'de bir 'imâret yapdı. Bursa'da bir medrese yapdı." Öbürü listenin sonlarındadır: "Âsâr-ı Hızır Agaoglı Muhammed Paşa: Amasiyye'de bir 'imâret yapdı." Listede ayrıca Mahmud Paşa'nın Medine fakirlerine bıraktığı bağış ve Rûm Mehmed ile Nişancı Paşa'nın vakıfları bozması da anılır. Yazar burada kendi sorusunu da kaydeder: "Şer'-i Muhammed-ile olan vakıflar ve mülkler neden mensûh oldı?" Aldığı cevap sert bir azarlamadır: "Senüñ neñ aldılar kim bunuñ gibi sü'âl idersin." Liste, Fenârîoğlu Ahmed Paşa'nın "o dahı niyyetdedür" diye anılmasıyla biter.

Kalan Hayaller

Uzun listenin ardından vezirlerin geçiciliği hatırlatılır. "Hani bunlar" sorusuyla açılır: bir zamanlar bir suret, bir varlık bağlamış olan bu kişiler nerededir? Onlardan nice gülen ağlamıştır. İkinci beyit onların mülkü kendilerinin sandığını ve yalan bir hayale gönül bağladığını söyler. Üçüncü beyitte kendileri gitmiş, hayalleri, yani yaptırdıkları eserler ve adları burada kalmıştır. Son beyit yazarın kendi eserine döner: yazdığı menkıbelere nice kişi tarih düşürmüştür. Mahlas burada da geçer, ama bâbın kendisi sonradan eklenmiş görünen kısımdadır; aidiyet bu yüzden açık bir sorudur. Baglamışdı sözü üç kez döner; aglamışdı ve taglamışdı ile birlikte redif "-lamışdı" üzerine kurulur.

Kaynakça

  • Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 563 (çeviriyazı metin, bâb 166).