Özgün Metin
Balaban karga uçurmaz kaladan
Baras teküri kaçınadı belâdan
Temür hôd gice gündüz râhat itmez
Belâya ogradı kâfir 'anâdan
Günümüz Türkçesiyle
1. Balaban kaleden karga bile uçurtmaz; Bursa tekfuru beladan kaçamadı.
2. Temür ise gece gündüz rahat vermez; kâfir inadı yüzünden belaya uğradı.
Edebî ve Tarihî Yorum
İki Havale
Bursa hisarının kuşatılışı on sekizinci bâbda iki yapıyla başlar: Osman Gazi hisarın karşısına iki havale, yani kuşatma kulesi yaptırır: biri Kaplıca tarafında, öteki dağ tarafındadır. Birinin başına yeğeni Aktemür'ü, ötekinin başına kulu Balabancuk'u koyar. Havaleler şehrin dışarıyla ilişkisini keser ve Bursa uzun bir abluka dönemine girer. Bursa'nın teslimi, yirmi üçüncü bâbda, Orhan'ın kumandasında ve tekfurun parayla çekilmesiyle gerçekleşecektir.
Kargayı Uçurmamak
Kuşatmanın sıkılığı halk deyimleriyle anlatılır. "Karga uçurmamak" bugün de yaşayan bir deyimdir: bir yere kimsenin girip çıkamaması. İlk beyitte bu deyim Balaban'ın kalesine, ikinci beyitte gece gündüz rahat vermemek Temür'e, yani Aktemür'e bağlanır. Böylece iki kumandan iki mısrada ayrı ayrı anılmış olur. "Baras", eserde Bursa adının yazıldığı eski biçimdir ve "Baras teküri" Bursa'nın Bizans valisini karşılar. Son mısradaki "'anâd", inat, kâfirin teslim olmamasını hem askerî bir direnç hem de bir dinî kör inat olarak anlatır. Kaladan, belâdan, 'anâdan sözleri "-âdan" sesinde buluşur; iki beyitlik parçada bir redife yer kalmamıştır.
Kaynakça
- Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 344 (çeviriyazı metin, bâb 18).






