Özgün Metin

Buluşdı bir birine iki sultân
Gör imdi n'idiser takdîr-i Sübhan
Bahaneler olur behâ görinmez
Bahane müşterîye nefs ü şeytân
Bahane iki göründi cihanda
Biri cahîm yolıdur biri gufrân

Günümüz Türkçesiyle

1. İki sultan birbiriyle karşılaştı; gör şimdi Sübhan'ın takdiri ne edecek.

2. Bahaneler olur, (asıl) değer görünmez; bahane, alıcıya nefis ve şeytandır.

3. Dünyada iki bahane göründü; biri cehennem yoludur, biri mağfiret.

Edebî ve Tarihî Yorum

Ek Kısım

Neşir burada "Ek" başlıklı bir kısım açar; bu manzume o kısmın ilk parçasıdır. Neşrin girişine göre bu bâblar kronolojik sırayı gözetmez; içerikleri ve üslupları sonradan eklendiklerini gösterir. Bu yüzden buradaki manzumelerin Âşıkpaşazâde'ye ait olup olmadığı kesin değildir.

Kesilen Elçiler

Yüz yetmiş birinci bâb, Osmanlı ile Mısır arasındaki düşmanlığın nasıl başladığını anlatır. Trabzon seferinden sonra Mısır sultanından elçi gelmez; dostluk adeti terk edilir. Hoşkadem Mısır'a sultan olunca Osmanlı padişahı da "taht mübârek olsun" diye elçi göndermez; iki taraftan adet bırakılır ve muhabbet kesilmeye başlar. Hoşkadem her tarafa düşman olmaya başlar. Dulkadıroğlu Mekkî Aslan Beg'e bir fedai gönderilir; fedai Elbistan'ın cuma mescidinde mücavir olur, gündüz oruç tutar, gece namaz kılar ve sonunda fırsat bulup Mekkî Aslan Beg'i mescitte öldürür. Hoşkadem onun yerine kardeşi Budak Beg'i gönderir; ama Dulkadır beyleri bunu beğenmez ve Osmanlı padişahının yanında bulunan öbür kardeş Şehsuvar'ı çağırır. Şehsuvar padişahın izniyle gidip Budak'ı vilayetten sürer. Mısır sultanı der ki: "Rûm pâdişâhı benümle yagı oldı." Tarih 862 (1457-58).

İki Bahane

Gerginlik bir takdir düşüncesiyle karşılanır: iki sultan birbiriyle karşılaşmıştır ve Tanrı'nın takdirinin ne yapacağı görülecektir. İkinci beyit savaşın asıl sebebine bakar: bahaneler çoktur, ama asıl değer görünmez; bahaneyi arayan kişiye nefis ve şeytandır. Son beyit iki yol ayırır: dünyada iki bahane görünür, biri cehennem yolu, biri mağfirettir. Sultân, Sübhân, şeytân ve gufrân kafiyede yan yana gelir; şeytan ile mağfiret son beyitte karşı karşıya durur.

Kaynakça

  • Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 573 (çeviriyazı metin, bâb 171).