Özgün Metin
Cihânda dostlugı düşmânlıg olur
Velî soñında hem peşîmânlıg olur
'Aceb kârhânedür hem güler aglar
Gehî saglık gehî sayrulıg olur
Bu çarhuñ bünyâdı böyle oldı
Öñi soñına küymez sürgün olur
'Âşıkî yaz menâkıb it temâşâ
Dime egri veyâ togrılıg olur
Günümüz Türkçesiyle
1. Dünyada dostluğu düşmanlık olur; ama sonunda pişmanlık da olur.
2. Şaşılacak bir iş yeridir; hem güler hem ağlar; kâh sağlık kâh hastalık olur.
3. Bu feleğin temeli böyle kurulmuştur; önü sonuna uymaz, sürgün olur.
4. Âşıkî, menkıbeleri yaz, seyret; eğrilik ya da doğruluk olur deme.
Edebî ve Tarihî Yorum
Çevgan
Şehsuvar'ın ölümünden sonra olanlar yüz yetmiş beşinci bâbda anlatılır. Budak yeniden bey olur. Osmanlı padişahının yanında Şehsuvar'ın bir kardeşi daha vardır: Alâeddevle. O da Türkmen beyliğine heves eder ve padişahtan izin ve yardım ister. Padişah oğlunun kapıcıbaşısını ve birkaç kulu onunla gönderir. Budak'la karşılaşılır; ama Alâeddevle'nin yanındaki Türkmen beyleri hain olur ve Türkmen tarafına kaçar. Alâeddevle bozulur, askeri dağılır. Padişahın gönderdiği kapıcıbaşı ve kullar Sis naibinin eline düşer; naip onları öldürür ve başlarını Mısır'a gönderir. Mısır sultanı Çerkeslere emreder; başlar meydana götürülür ve top yapılıp çevganla oynanır. Padişah bunu işitince şaşırır: kendi kulları Türkmenden kaçıp onlara sığınmıştır. Yazar bunu da düşmanlığın bir sebebi sayar ve bâbı şöyle bitirir: "alaca dostlug-ıla alaca düşmânlıgı elden komadılar." Tarih 883.
Alaca Dostluk
Bu "alaca", yani karışık, iki renkli ilişki genel bir yargıya bağlanır. Dünyada dostluğun sonu düşmanlık olur ve sonunda pişmanlık gelir. İkinci beyit dünyayı tuhaf bir iş yerine benzetir: hem güler hem ağlar, kâh sağlık kâh hastalık verir. Üçüncü beyit bunun feleğin yapısından geldiğini söyler: önü sonuna uymaz. Son beyit yazara bir tavır önerir: menkıbeleri yazmalı ve seyretmelidir; bunun eğrilik mi doğruluk mu olduğunu söylememelidir. Bu, ek kısmın yazarının iki devlet arasındaki karmaşık ilişkiye bir yargı vermekten kaçındığını gösterir. Ek kısımdaki bu parçayı Âşıkpaşazâde'ye bağlamak için de elde kesin bir dayanak yoktur. Dört beytin redifi değişmez: "olur".
Kaynakça
- Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 578 (çeviriyazı metin, bâb 175).






