Özgün Metin

Şular kim düşmânından gāfil oldı
Virür başın murâdsuz magbûn oldı
Atın düşmân biner evi yıkılur
'Adûlar şâd dostlar mahzûn oldı
'Âşıkî kudretüñ işi 'acebdür
Hakîkatde kamusı ma'lûm oldı

Günümüz Türkçesiyle

1. Düşmanından gafil olanlar başlarını muratsız verir, aldanmış oldu.

2. Atına düşman biner, evi yıkılır; düşmanlar şad, dostlar mahzun oldu.

3. Âşıkî, kudretin işi şaşılacak şeydir; gerçekte hepsi bilinmekte oldu.

Edebî ve Tarihî Yorum

Gaflet

Osmanlı ile Mısır arasındaki savaşın Adana safhası yüz yetmiş dokuzuncu bâbdadır. Osmanlı askeri Türkmen beyleriyle buluşur, büyük savaşlar olur; Gündüzoğlu'nun başı kesilir, Ramazanoğlu tutulup Osmanlı padişahına gönderilir. Sonra asker Adana'ya döner ve "sohbete meşgûl oldılar", yani içki meclislerine dalar. Haleb'deki Mısır askeri bunu öğrenir ve sultana Rum askerine karşı duramayacaklarını bildirir; Mısır sultanı büyük bir ordu toplayıp hazineler harcar ve Haleb'e yollar. Osmanlı padişahı Anadolu beylerbeyine Adana'daki kullara yardım etmesini emreder; ama beylerbeyi Ereğli'ye varıp orada oturur ve o da sohbete dalar. Mısır askeri Osmanlı askerinin sohbetle meşgul olduğunu öğrenince yürür, Bakraz dağını aşar, Ceyhan suyuna köprü kurar, Ayas hisarında toplar döker ve Adana köprüsünün başına gelir. Musa Beg'in ve Mustafa Beg'in başları kesilir; Ferhad ata biner ama oturamaz, düşer ve o da baş verir. Kalan askerden ele geçenler kırılır, bir kısmı iplere dizilip Haleb'e ve Mısır'a gönderilir. Adana hisarı kuşatılır.

Düşmanın Atı

Felaketin dersi ilk beyitte söylenir: düşmanından gafil olanlar başlarını boşuna verir ve aldanmış olur. İkinci beyit gafletin sonucunu canlı bir imgeyle anlatır: düşman onun atına biner, evi yıkılır; düşmanlar sevinir, dostlar üzülür. Son beyitte yazar Tanrı'nın kudretinin işinin şaşılacak bir şey olduğunu ve gerçekte her şeyin bilindiğini söyler. Beyitler, nesirde iki kez tekrarlanan "sohbete meşgûl oldılar" sözüyle doğrudan bağlantılıdır: Osmanlı askerinin yenilgisi düşmanın gücünden çok kendi gafletinden gelmiştir. Ek kısma ait bu beyitlerin yazarı belirsizdir; neşir onları eserin asıl metninden ayrı tutar. Üç beyit de "oldı" redifiyle biter.

Kaynakça

  • Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 582-583 (çeviriyazı metin, bâb 179).